"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Erkeğin soy adı kadın

Ahmet BATTAL
09 Temmuz 2020, Perşembe 00:02
Geçen günlerde AKP’nin başı örtülü milletvekillerinden Özlem Zengin “AK Parti gelene kadar ‘kadın’ kelimesinin adı yoktu Türkiye’de” demişti.

(Bir not: Biz bu haberi duyunca içimizden “güle güle kadın…” deyivermiştik.)

Ardından AK Partinin kurucu babalarından Abdüllatif Şener bu hanımefendiye Twitter’dan şöyle cevap vermişti: 

“Özlem Hanım iyi bir vekildir. Ama vekilliğini AKP’ye değil CHP’ye borçludur. Kadınlara seçilme hakkını 1934’de CHP verdi. Başörtülü kadınlarda erkeklerle beraber eğitim alma, çalışma ve vekil olma talebi olmasaydı Meclis’te olamazdı. Bu zihniyet değişimini de CHP’ye borçludurlar.”

Biz bu sığ tartışmaların içinde değiliz. İyi ki de değiliz. Zira Bizim Aile gibi uzun soluklu kaliteli bir Kadın Dergisi çıkaran ve bu konulardaki her şeyi orada yazıp çizen, tartışmalara oradan yön veren bir Yayın Grubunun yazarlarındanız. 

Ayrıca Köprü Dergisi’nin Kadın sayısını da okurlarımıza yeniden tavsiye ediyoruz. 

Ve bilerek ya da bilmeyerek tek parti CHP’sini savunan Sayın Şener’e bazı sorular sormak istiyoruz. 

Türkiye Cumhuriyeti devleti erkeğe seçme hakkını ne zaman vermiştir? Ya da Cumhuriyet döneminde erkek ne zaman seçme hakkını elde etmiştir? 

Sorunun cevabı nettir: Demokrasiye ne zaman geçildiyse. Yani 1946’da kısmen ve 1950’de tam olarak. 

Bu tarihlerden önce erkeğin elinde bile olmayan seçme hakkının kadın tarafından kullanıldığını sanmak en azından bir gaflettir. 

O zaman “tek parti CHP’si” döneminde yaşanmış olan nedir? 

Basitçe şudur: Partiyi ve devleti “ebedî şef” statüsündeki tek adam yönetir. Seçimlere hazırlık yapılır, ama listeleri o tek adam oluşturur. Birilerine sorar, ama kararı daima o verir. (Çok yönden aynen şimdiki gibi!)

Ve halkın önüne o tek parti tek listeyle çıkar ve seçkin halk da belli bir tarihten sonra artık kadınlı erkekli o “tek liste”ye oy vererek o “tek adam”ın dediği tek adamları ya da tek kadınları seçer. 

Buna demokrasi literatüründe “tekten seçmeli seçim” denir. 

Şaka şaka. Bu lâfı biz uydurduk. Bu saçmalığa illa bir isim verilecekse “tekten seçmeli seçim paradoksu” denebilir. 

Seçmek, objektif alternatiflerden birini sübjektif hür irade ile tercih etmektir. Demek işin hür irade kısmı da önemli. Ama objektif alternatif ve tercih kısmı yoksa hür iradenin anlamı yoktur. 

Bu garipliğe bugünün CHP’si bile sahip çıkmakta zorlanırken CHP’nin sahip çıkmadığı bir CHP milletvekili olan Sayın Şener’in bu beyanları ne anlama gelir? Hangi fikrin ve hangi duygunun ürünüdür? 

Milletin başına belâ edilmiş bir “tek adam rejimi” ile böyle yanlış atıflarla mı hesaplaşılacak?

Demokratlara ihtiyaç her zamankinden fazla.  

Okunma Sayısı: 2123
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    9.7.2020 14:28:38

    Hak, hukuk,adalet ve demokrasi ile inancımızın gereği olan meşveret ve şura mefhumlarını içine sindiren,DNA'sına yerleştiren adam gibi adamlara ülkede ihtiyaç var. İster siyasette,ister ise WC.işletmcisi olsun her alanda adam gibi adamlara bu ülkenin korona aşısından daha çok ihtiyacı var.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı