"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Görsen … demezsin”ciler ve AKP’nin dönüşümü

Ahmet BATTAL
23 Eylül 2021, Perşembe
Bizim oralarda, birileri hakkında ve gıyabında Kürt, Gürcü, Çingene, Alevi … ve benzeri özellikleri zikredileceği zaman kullanılan meşhur bir kalıp vardır:

“O da … ama, görsen … demezsin.”

Açılımı da şudur: 

“O da … ama diğer …’ler/lar gibi kötü bir değil, çok iyi biri, görsen ve tanısan benim gibi sen de onun iyi biri olduğuna hükmedersin ve kafandaki … imajının dışına çıkarırsın.” 

Böylece güya toptancılıktan kurtulunmuş olunur, ama asıl toptancılık böylece ortaya çıkar. 

Bunu neden anlattığımıza gelince:

2002’de iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi o tarihte görünüşte milliyetçi duygulara ve aslında toptancılığa karşı oldukça mesafeli idi. Söylemlerine bakılırsa özgürlükçüydü, demokrattı, liberalizme yakındı, sivil toplumcu, çoğulcu ve yerinden yönetim taraftarı idi. 

O seçimlerde milliyetçi partiler bir varlık gösteremediler, ama bir kısım milliyetçi parti seçmeni AKP’ye oy verdi. Bu grubun en önemli saiki milliyetçilikten ziyade dindarlıktı. 

Zira bu düşüncede olanlar milliyetçiliği müsbet bir duygu olarak kabul ediyorlardı ve AKP’nin bir toptancılık biçimi olan milliyetçilikten kaynaklanan sosyal ve siyasî problemleri çözebileceğini varsayıyorlardı.

Gün oldu harman oldu. 

Ya da keser döndü sap döndü, gün geldi hesap döndü.

AKP AKMHP haline geldi. Türk milliyetçiliği bütün alt türleriyle AKP’nin kendi kucağında bulduğu ve besleyip büyüttükten sonra kucağına oturduğu bir ideoloji haline geldi.

Hatta daha ilginç bir şey de oldu: 

Terim olarak milliyetçilik ile yakın olan, ama kavram olarak milliyetçilikten çok farklı anlamlar kavratan “ulusalcılık” bile AKP’nin kolaylıkla kabul ettiği ya da edebileceği bir ideoloji haline geldi.

Gelinen noktada milliyetçiliğin ve toptancılığın zararları konusunda kalem oynatan bir AKP entelektüeli dahi kalmadı desek yeridir. Daha doğrusu milliyetçiliğin zararları konusunda kalem oynatabilen entelektüeller “AKP çevresi”nde kalmadı veya kalamadı. Hemen hemen hepsi dışlandı, savruldu ya da kendisi ayrıldı. 

Yani yeniden gün oldu ve yeni bir harman oldu. 

Ya da keser döndü sap döndü, öbür gün geldi ve yeni hesap da döndü.

Geride kala kala “görsen …öcü demezsin”ci toptancılar kaldı. 

Ama asıl değişim geride ve bunlar üzerinde.

Zira “Görsen … demezsin”ci toptancılar da can çekişiyorlar. 

Zira onlar da silik “…öcü” damgasının kullanışlı günlerinin geride kaldığının farkındalar. 

Yani birileri hakkında “o da …öcü, ama görsen …öcü demezsin” diyen zavallılara dönüştüler. 

Sıra aynaya bakmalarına ve kendileriyle yüzleşmelerine geldi. 

Birileri aynalarını kırmazsa…

Okunma Sayısı: 2118
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı