"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İbadet tabakası ve ihanet tabakası

Ahmet BATTAL
23 Mayıs 2020, Cumartesi
Beş günlük seriye, devlete ve yargıya güven ile başladık, onunla bitirelim. Kamuoyu FETÖ/PDY dâvâlarında başlarda yargıya bir ölçüde güveniyordu. Zira “İbadet tabakasına dokunulmuyor, ihanet tabakası cezalandırılıyor” diye düşünüyordu.

Mahkûmiyet kararları ortaya çıkmaya başlayınca, ummadıkları kişilerin ceza aldığını gören insanlar şöyle bir tevile saptı: “Biz bu arkadaşı pırıl pırıl temiz biri olarak biliyorduk, ama demek devletin bildiği bazı ağır suçları işlemiş ve dosyasında bizim bilmediğimiz deliller varmış ki ceza aldı”. 

Genel durum halen de bu. Ama ne zaman ki insanlar dosyasını bildikleri ve masum olduğunu düşündükleri birinin ceza aldığını görüyor, o zaman uyanıyor ve “galiba bu işte bir yanlışlık var” diyor.   

Evet, yanlışlık var, hem de çok vahim bir yanlışlık. Öyle “bir iki dosya”ya özgü ve “maddÎ hata” ya da “delil/ispat hatası” türünden istisnai yanlışlar da değil. Tüm FETÖ/PDY dâvâları için geçerli esaslı bir bakış açısı/içtihat hatası var. 

Ve biz baştan beri hukukçu ve gazeteci olarak bu yanlışa itiraz ediyoruz. 

Bizim “FETÖ/PDY dâvâlarında somut suç işlediği anlaşılan gerçek suçlular cezasız kalırken, cemaat mensubu iken örgüt üyesi sayılan masumlar ceza alıyor, yanlış olan bu” dememizin de sebebi bu. 

Önce şunu ayıralım: Darbeye teşebbüs dâvâlarının “FETÖ/PDY üyeliği” dâvâları ile ilgisi yok. İkisi ayrı mantıkla yürüyor. Olması gerektiği gibi. Ama ikincisinin mantığı yanlış.

Bir de şunu ifade edelim: Yargıtay kararlarında görebildiğimiz kadarıyla FETÖ/PDY için “ibadet-ticaret-ihanet” gibi ikili-üçlü basamaklandırma yapılmıyor. Yedi sekiz tabakadan bahsediliyor. 

Bu tabakalar, darbe teşebbüsü ile birlikte artık adına terör örgütü denilen ve ama önceden beri var olan cemaat yapılanmasının hiyerarşik basamakları ve faaliyet katmanları. 

Dâvâlarda bütün tabakalardaki herkes cezalandırılıyor. Sadece yukarılara çıkıldıkça ceza artıyor. Dolayısıyla kamuoyunda “ihanet tabakası” derken ne kast edildiği ve bilhassa bunun yargısal karşılığının ne olduğu belirsiz. 

Darbeye teşebbüsten değil örgüt üyeliğinden ceza alanların ihanet tabakasında olmaları ve cezayı hak etmeleri için “hain” olmaları lâzım. Yani vatana ihanet suçu değilse de ağır cezalık bir “somut suç” işlemiş olmalılar ki ihanet tabakasına dahil olmuş olsunlar. 

Siyasî muhaliflik ve şu ya da bu cemaate mensubiyet elbette bu kapsamda ihanet suçu türünden bir somut suç sayılamaz, sayılamamalı. Ama bağımsız hukukçu gözüyle bakınca maalesef öyle sayıldığı net şekilde görünüyor. 

Bu tesbit, elbette bilhassa yurt dışından bakanlarca daha net yapılıyor.

Böylece, iç ve dış kamuoyu, cemaat mensubiyeti delilleri ile örgüt üyeliğinden ceza alanların büyük ekseriyetinin “ibadet tabakası”nda olduklarını görmeye başlıyor. 

Bu da bu dâvâların sosyolojik tabanını tümüyle çökertiyor. 

Kaçanların bir kısmı da yurtdışında-haklı deliller yardımıyla-zulmün genelleştiği algısını yerleştirmeye çalışıyorlar.

Bu algının düzeltilmesi Adalet Bakanlığı’nın, Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesinin görevi. İmaj namına değil, hak ve adalet namına. 

İşin başından itibaren Hükümetin/Adalet Bakanlığı’nın ve HSK’nın yanlış yol göstermesiyle Yargıtay tarafından “cemaat=terör örgütü” denilmiş olmasaydı ve böylece “suç olmayan eylemler suç” sayılmış ya da “suç delili olmayan eylemler suç delili” sayılmış olmasaydı bugünkü bu vahim noktaya gelmezdik. 

Bu labirentten, ancak yeni bir yaklaşımla çıkılabilir. Anayasa Mahkemesi ilkesel bir kararla “suçun manevî unsuru” meselesine dikkat çekmek suretiyle Yargıtay’a labirentten çıkış yolunu gösterebilir. 

Okunma Sayısı: 4382
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • sami

    23.5.2020 00:47:24

    Allah razı olsun hocam.Sayleriniz meşkur olsun.Muvaffakiyetler dilerim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı