"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İran’ı “ifnaya ikna!”

Cevher İLHAN
03 Şubat 2026, Salı
ABD’nin İran operasyonu, Ortadoğu’nun hâkimiyeti uğruna Irak, Libya, Lübnan ve Suriye’den sonra İran’a saldırıyı soykırımcı İsrail’e karşı bölgede güçlü ülke bırakmama ve Venezuela’nın ardından dünyanın ikinci petrol rezervine çökme maksatlı olduğu ortada.

Bu maksatla, Tahran’dan en üst düzeyden “müzâkereyle akıl ve mantığa çağrılar”ın yapılıp aksi halde “ABD ile İsrail’in tetikleyeceği savaşa bütün bölgenin sürükleneceği” ikazlarına rağmen, Trump’un tâlimatıyla, bölgedeki askerî üs ve silâhlara ek olarak başta Abraham Lincoln uçak gemisi ile Amerikan füze destroyer gemileri Basra Körfezine, İsrail’in Eilat Limanı’na konuşlandırılıyor, ek hava silâh sistemleri İran’ın yakınlarına yığılıyor.  

Yine bu maksatla ABD ile hâmisi olduğu bölge jandarması İsrail’le işgal ortağı İngiltere ve Fransa’nın başını çektiği emperyal ecnebiler, önceki işgal ve istilâlarda görünürde de olsa gösterdikleri “demokrasi” ve “özgürlükleri” uyduruk bahaneleri bile gerek görmüyorlar. Evanjelik Trump’la Siyonist Netanyahu’nun tam bir şımarıklıkla bölgede “İran’ın bölgede İsrail aleyhinde bir güç olmaktan çıkarılması” tehditlerini, şantajlarını savuruyorlar.

TRUMP’IN “İŞGAL ŞARTLARI”NI SIRALAMALARI…

Vakıa şu ki Trump, “İran’ın nükleer çalışmaları sonlandırmasını, ‘on iki gün savaşı’ndan kalan zenginleştirilmiş uranyum varsa Amerika’ya ya da üçüncü bir ülkeye transfer etmesi, balistik füze stokunu azaltması, dahası balistik füzelerin menzilini İsrail’i vuramayacak biçimde kısaltması” şartlarını koşuyor. Venezuela gibi İran’ın “teslim” olup petrolünü Amerikalıların ve küresel istilâcıların kontrolüne bırakmasını dayatıyor.

Her ne kadar krizin, krallıklarına, sultanlıklarına, “tek adam rejimleri”ne sıçrayıp sarsacağı korkusuyla Katar ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkeleri yönetimlerinin yanısıra Ankara’dakilerin ABD ile İran arasında arabuluculuk yaptığı söylense de, “iktidara iliştirilmiş havuz medyasının İran’ı suçlayıcı, Trump’ı ve işgalcileri kayıran çarpıklıkları dikkat çekici.

Çarpıklıkların başında, “mücahitlik” taslamasından “müteahhitliğe” geçen bir zamanların “siyasal İslâmcı ‘ateşli Humeynici’leri”nin, sırf  “tek adam rejimi”ne arka çıktığı için tek kelime eleştirmedikleri partili Cumhurbaşkanı’nın dostu Trump’ın İran’ı “imha projesi”ne hararetle sahip çıkmaları geliyor.

Her fırsatta Saray iktidarına medhiyeler dizen meddah yandaş medya yorumcularının, Beyaz Saray ya da Pentagon sözcüsü gibi fütûrsuzca Trump’un “işgal şartları”nı sıralamaları... Dünyanın öbür ucundan gelip Müslüman komşu İran’ı ifna operasyonlarını, yönetimini değiştirme provokasyonlarını, petrolüne el koyma sömürüsünü salık vermeleri.

“TESLİM OL!” TEMBİHATINDA BULUNMALARI

Dahası, suret-i haktan görünerek, “Venezuela’da Maduro’yu devirip yerine yardımcısı Rodrigez’in getirilmesi”ni seslendirmeleri. “İran’ın ABD ve İsrail’in tehdidinden kurtulması” için “zorlamayla içeriden ‘ılımlı işbirlikçiler’in başa getirilmesi”ni savunmaları. “Diplomasiye şans tanıyan Trump, İran’ı bombalama şartlarının olgunlaşmasını bekliyor” övgüsüyle İran’ın vurulup “yem” edilmesini âdeta “gerekli” görmeleri!

Ve 911 kilometre sınırının olduğu Müslüman ülke Suriye’yi İsrail’in işgalini kalıcılaştıran, emperyal işgalcilerin ülkenin “etnik ve mezhebî tefrikalar”la bölünüp parçalanmasına teşne hale getiren BOP eksenli akıbetsiz “yanlış politikalar”a bakmadan, hâlâ “İran’ı içine girdiği kıskaçtan ancak Cumhurbaşkanı’nın çıkarabileceği” övgüleriyle “verilen görevi” yerine getirmeleri.

İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğini bile bile Trump’a tek kelime söylemeyip hâlâ İran’a yüklenmeleri. 10 bin 174 kilometreden, okyanuslar ötesinden ABD’nin “güvenliğimi ve çıkarlarımı tehdit ediyor” saptırmasıyla bağımsız bir ülkeye, “İsrail’e ses çıkarma, Suriye gibi teslim ol!” tembihatında bulunmaları.

İbret-i âlem olarak… 

Okunma Sayısı: 1206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rafet

    3.02.2026 02:13:00

    Bu soruları sormak Erdoğancılık Akepelilik değildir. Rabbim biliyor hayatımda bir kere olsun oy atmadım onlara. Risale i Nur talebelerinin tahlilleri siyasilerin isimlerine falan da takılmaz. Bir durum varsa onu en sağlıklı tahlil etmek en doğru yola çıkmak için şarttır. Venezilos ve İsmet misali bizim terazimiz belli. Açın bakın kimin ne kadar topu var tüfeği var İslam dünyası bölük olduğu kadar aynı zamanda maddi açıdan da geri. Bu değişecek şüphesiz. Ama o zamana kadar gerçekçi olmak gerek.

  • Rafet

    3.02.2026 02:09:08

    Cidden soruyorum lütfen cevap verin: siz olsanız ne yapardınız? İranla beraber ABD ve İsraile karşı askeri savaşa mı girelim? Türkiye mesela bugün öyle bir güce haiz mi? Eyyy Trump diye bağırmak çözüm mü? İran Venezuella gibi olmaz daha kötü bölgesel bir savaş olur ve bu herkesi yakar. İsrail ve bazı komiteler bunu ister şüphesiz. Benim anladığım İrana saldırı olmasın diye çabalayan bir Türkiye var şu an. İran da bunu istiyor ki sık sık buradalar ve kendileri bazı geri adımlar atacaklarını söylediler. Biz ABD ve İsrail haklı demiyoruz elbette ama akıl var mantık var. İran da savaşmak istemiyor ekonomisini geliştirmek ülkesini iyileştirmek istiyor. Sizce zayıf ve hazır olmadan savaşan ülkeler mi ileride bir birlik kurabilir yoksa yaralarını saran güçlenenler mi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı