H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİK
Son zamanlarda suç işlemiş, suça sürüklenmiş ya da mağdur olmuş çocuk-genç haberleri maalesef gündemimizde çokça yer bulmakta. Gözü yaşlı anne babalar, kararan hayatlar, âhiretin ve dünyanın saadetini yitirtecek ibretlik hâdiseler… Bunlara ister istemez şâhit oluyoruz.
Toplumdaki güven ortamını da derinden sarsan bu hâdiselere karşı önleyici tedbirler tam manasıyla alınabilmiş değil. TÜİK verilerine de yansıyan, son on yılda bu olaylardaki ciddi artış bunu ispatlar nitelikte. Basit yaralamalar ve hırsızlık dışında madde bağımlılığı ya da ticareti gibi suçlardaki çeşitlilik de insanı dehşete düşürecek vaziyette.
Peki, gerçekten çocuklarımıza, gençlerimize ne oluyor? Onların dünyalarını ve ahiretlerini düşünmeyecek derecede duyarsızlaşmalarına karşı elden niçin bir şey gelmiyor? Âdeta kanun tanımaz şekilde bir nevi anarşistliğe dönen hayat tarzlarına, özel durumlar hâriç, gençler niçin bilerek ve hattâ bazen görüldüğü üzere severek giriyorlar?
Elbette bu ve benzeri sorulara ve cevaplara sadece birkaç kurum ve kesim muhatap değil. Bu problemin çözümünde bütün kurumların ve toplumun her kesiminin üzerine düşen kritik vazifeler var. Acilen kapsayıcı, iş birliklerinin olduğu, ideolojik hiçbir yaklaşımın bulunmadığı, görev ve sorumlulukların tam bilinciyle bütün kurumların ve her kesimden kişilerin dâhil olduğu bir eylem planı ile toplum hayatımızı sarsan bu vak’alar giderilmeli.
Bu eylem planının temelinde ise dünyevî kanunların ve cezaların yetersiz kalacağı, mane-viyat eğitiminin olmazsa olmaz olduğu asla unutulmamalı.
1900’lü yıllar ile birlikte gelen, teknolojinin de etkisiyle oluşan toplumsal dinamikleri analiz ederek Kur’ân’dan güncel çözümler sunan Bediüzzaman Said Nursî, bu maneviyat eğitiminde başarılı bir metot uygulamıştır. Israrla bu metodu nazarlara sunarak uygulanmaması hâlinde dehşetli hâdiselerin yaşanabileceği tehlikesine karşı da uyarmıştır. Maalasef gelinen noktada bu hâdiselerin kıskancında kaldık. Hapishanelerdeki cânilerin ıslah olmasına vesile olan, gençleri isyandan, itaatsizlikten, serserilikten, anarşistlikten, vb. toplumu fesada verecek her türlü hâlden kurtaran bir metoda karşı gözleri kapamak ne derece akılla ilişkilendirilebilir?
Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin asrımızın Kur’ân tefsiri Risale-i Nurlarda vurguladığı hakikatler çerçevesinde ve yaşanmış örneklerle bu ıslah ve eğitim metodunun müsbet yansımalarını sonraki yazılarda sunacağız inşallah.