"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bunu da mı yaptınız?

Faruk ÇAKIR
03 Şubat 2026, Salı
Türkiye’yi idare edenlerin yaptıkları yanlışları sıralamaya gerek kalmadı.

Eğitimden ekonomiye, tarımdan hayvancılığa kadar pek çok konuda hem yanlışlar yapılıyor, hem de yapılan yanlışlarda ısrar ediliyor. Peki, yapılan yanlışlardan geri adım atılmayınca işlerin düzelmesine imkân var mı?

Eğitim konusundaki hatalar zaten itiraf ediliyor. Tarım ve hayvancılıktaki yanlışlar itiraf edilmese de o cenahtaki hataların şahidi de fiyatlar... Türkiye’deki kırmızı et fiyatı dünya ortalamasının oldukça üzerinde seyrediyor. Bu sebeple yıllardan beri canlı hayvan ithal edilerek fiyatlar düşürülmeye çalışılsa da netice değişmiş değil. 

Mevcut ekonomik durumdan en çok etkilenenler de emekliler. 4 milyon civarında emekli aylık 20 bin TL ile geçinmek durumunda. Hele hele kira vermek durumunda kalan emeklilere Allah kolaylıklar versin. 

Emeklilerin bu duruma düşeceği az çok belliydi. Lâkin, bilenler dinlenmedi ve yanlış yapanlara “Elinize kolunuza sağlık’ dercesine destek verildi. 

Bu mesele şöyle özetlenebilir: 2000 yılı öncesinde emekli aylığını bağlama oranı/nispeti yaklaşık %75 civarındaymış. Yani bir memur çalışırken aldığı maaşın yüzde 75’ini emekli olunca alabiliyormuş. Sonra bu durum değişmiş. 2000’li yıllarda yapılan sosyal güvenlik reformuyla maaş bağlama oranı %65 civarına çekilmiş. Emekliye asıl darbe ise “2008 reformu” ile gelmiş: Bu reformla aylık bağlama oranı (25 yıl çalışma için) kabaca %50 seviyesine düşürülmüş. Netice olarak bilhassa 2010’lardan sonra yeni işe girenler önümüzdeki yıllarda emekli olunca çalışırken aldıkları maaşlara göre çok daha düşük emekli maaşlar alacaklar. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi denilebilir. Yani anlaşıldığı üzere emeklilerin durumu iyi değil.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe gerçekleşme verileri üzerinden bir çalışma yapan Prof. Dr. Aziz Çelik’ın tespitleri de dikkat çekici. “Emekliden alıp faize veriyorlar” başlığıyla yayınladığı analizde Prof. Dr. Çelik, faiz giderlerindeki fahiş artışa karşın sosyal güvenlik harcamalarının baskılandığına dikkat çekmiş. Çelik’in paylaştığı tabloya göre, bütçede faiz giderleri için ayrılan pay ile gerçekleşen harcama arasında büyük bir sapma yaşanmış. 

Çelik diyor ki, “2025 Yılı: Faiz yükü daha da ağırlaştı. 1 trilyon 950 milyar TL olarak belirlenen başlangıç ödeneğine rağmen, yıl sonunda kasadan çıkan faiz ödemesi 2 trilyon 54 milyar TL’yi buldu. Verilere göre, faiz ödemeleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 62 oranında artış gösterdi.

“Buna karşılık emeklileri ve sosyal güvenlik sistemini finanse etmek için ayrılan paranın önemli bir kısmı harcanmamış. Yani 2025 yılında bütçede sosyal güvenlik için 1 trilyon 822 milyar TL ayrılmış ancak harcama 1 trilyon 540 milyar TL olmuş. Emekliler için bütçeye konulan 282 milyar TL’lik devasa kaynağın, yani toplam ödeneğin yüzde 15,5’i harcanmayarak Hazine’de kaldı.” (karar.com, 30 Ocak 2026)

Evet, bütçede emeklilere ayrılan paydan kesinti yapılmış, ayrılan para bile onlara harcanmamış. Yani tam bir “Bunu da yaptılar” hali ile karşı karşıyayız…

Okunma Sayısı: 207
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı