"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kemalizm’in sıradanlaşması mı?

Ahmet BATTAL
26 Aralık 2025, Cuma
Son yıllarda “bize yeni bir siyaset ve yeni bir TBMM lâzım” deyip duruyoruz.

Bütçe görüşmelerinin son gününde Mecliste yaşanan yumruklu kavga da haklılığımızın göstergesi.

Kavganın gerçek sebebi AKP’nin CHP’ye İnönü üzerinden yüklenmesi.

Tek parti döneminde yapılanları birinci reisin ismini vermeden eleştirerek siyasî rant elde eden AKP’lilerin ikinci reis İnönü’yü oltanın ucundaki yem yapması tam bir siyasî avcılık.

CHP’lilerin bir kısmının bu oltaya gelmesi de onların meselesi.

Bizim meselemiz ise şu:

Kemalizm kılıf değiştirerek sürüyor, CHP seyrediyor ve bundan AKP istifade ediyor: 

Hem lâzım oldukça M. Kemal’in tek adamlığına atıf yaparak ve “Bizim reis de ona benziyor, neden itiraz ediyorsunuz ki” diyerek. Hem de “tek parti döneminde dine zulmedildi, sorumlusu bugünkü CHP’dir, yeniden yapabilir, benden başkasına rey vermeyin” diyerek. 

Tek parti dönemi ile gerçekten hesaplaşmaktan kaçındığı sürece CHP bu yumruğu yemeye devam edecek. 

Anıtkabir’in yönünün kıbleye dönük olmadığından habersizce orayı bir dua mekânı haline getiren, ama toplu ziyaret seanslarında toplu dua okuyacak Diyanet İşleri Başkanlığından kadrolu hoca da bulamayan çakma ya da safdil muhafazakârlar Anıttepe’yi “sabitmekân” tutadursun…

İşin aslını bilen entelektüel birikim sahibi hakiki muhafazakârlar gidişattan şaşkınlıklarını ifade ededursun…

Yeni Asya’nın 22 Kasım’da manşetten verdiği ve hayli ses getiren tesbitlerinde konuyla ilgili olarak Anayasa Hukuku Hocası Prof. Dr. Mustafa Erdoğan şunları söylemişti:

***

Bana öyle geliyor ki, bu olup-bitenleri doğru anlamak için, karşı karşıya bulunduğumuz durumu “demokrasiden sapıyor muyuz, sapmıyor muyuz” veya “ne derece sapıyoruz?” meselesi olarak düşünmekten artık vaz geçerek bambaşka bir paradigmaya atlamamız gerekiyor. O da şudur: Tayyip Erdoğan aslında kendi ideolojik kimliğinden hiç beklenmeyecek bir şeyi yapmaya, 1920’ler ve 30’ların Kemalist rejimini ihya etmeye çalışıyor.

Son on yıldır, bu satırların yazarı da dahil birçok muhalif Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kemalistlerin kontrolüne girdiğini düşünüyorduk; oysa görünen o ki, aslında Erdoğan Kemalist güçleri kontrolü altına almış bulunuyor. Erdoğan elbette “cebrî kültürel modernleşme” anlamında Kemalist ideolojiye angaje olmuş değildir, ama Kemalist siyaset tarzını ve onun rejim pratiğini kendisine model almış olduğu da ortada. Nitekim, bu son hamlesi başta olmak üzere, Erdoğan rejiminin birçok uygulaması tek-parti rejimi mantığını andırmaktadır.

Onun için, Erdoğan’ın AKP’sini demokratik rejimin ‘yoldan çıkmış’ bir aktörü olarak değil de Kemalist rejimin yeni sürükleyici aktörü veya tek-parti CHP’sinin yeni versiyonu olarak görebiliriz. Bu yorumun hem (esas olarak bugünkü CHP’de temsil edilen) geleneksel Kemalistlere hem de AKP’nin dindar-muhafazakâr tabanına, herkesin bildiği sebeplerle, ters geleceğini biliyorum. Ama dedim ya, buradaki asıl mesele toplumun dindar mı yoksa “çağdaş” mı olacağı değil, aynen 1920’ler ve 1930’lar Türkiye’sinde olduğu gibi, muktedirin kişisel ikbaliyle özdeşleşen “devletin bekası” meselesidir.

Kısaca, Erdoğan’ın asıl rol modelinin Mustafa Kemal ve rejim modelinin de “tek-parti rejimi” olduğunu anlarsak, böylece hem bugünkü rejimin icraatına şaşırmayız, hem AKP’yi yeni CHP olarak anlamakta zorlanmayız, hem de rejimin geleceğine ilişkin olmadık hayallere kapılmaktan kendimizi alıkoyabiliriz.

Kemalist Erdoğanist’lere duyurulur…

Okunma Sayısı: 1835
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdurrahman

    26.12.2025 23:07:37

    Merhum Demirel ile kıyaslanabilecek bir lider yoktur ve Merhum Demirele gerçek olmayan ithamda bulunmakda yanlıştır.Seçimlerin arka planında neler var araştırılırsa fark anlaşılır. Gerçek manada demokrasi olsa ve uygulansa mevcut iktidar zaten iktidarda olmayacaktır.Sayın Yazarın tespitleri yerindedir.

  • Hüseyin ilhan

    26.12.2025 21:39:01

    ANAP birleşti ise milletin menfaatine bir birleşmeyi. YAHUDI CESARET ÖDÜLÜ verilen şahsın dini tahrif ve tahribatini göremiyorsunuz. Suriye neden iç savaşa sürüklendi.Bu kirli ve dine,Di dara verilen zararı idrak etmenizi yüce rabbimden niyaz ediyorum. Mesela FETO denen örgütün hamisi,destekçisi bizzat ERDOGAN. NE İSTEDİLERDE VERMEDİK, diyerek ikrar ve itiraf eden o.Tum bakanlıkların kapılarını açan,AFYON da istişare toplantısında bunlarla çalışacaksınız diye AKP teşkilatına emir veren bu genel başkan. Kardeşim siyonistlerin ulkemiz ve milletimiz üzerindeki oyunları iyi araştırın,nimetlerinin ne kadar caniyane olduğunu görün.

  • Enes

    26.12.2025 16:30:14

    Hüseyin bey 28 şubatın ortaklarından anap da demokrat parti ile birleşti. Ona ne diyeceksiniz. O kötüyse bu da kötü olmalı.

  • Hüseyin İlhan

    26.12.2025 12:26:08

    AKP İKTİDARI NE ACI Kİ bilhassa siyonistlerin alem-i islamı tahribat ve işgallerinde suç ortağı olduğu bir değil yüzlerce delil ve 2 milyon masum müslümanın katlinde suç ortağı olması ile de tescillidir.

  • Hüseyin İlhan

    26.12.2025 12:25:06

    Ülkemizde dindarların maruz kaldığı 28 ŞUBAT Zulmü üzerinden iktidara taşınan ve taşıtılan bir partinin güya başörtüsüne serbestlik sağladığını sanıyoruz amma muhalefet başörtüsüne daimi ferahlık verecek 'KANUN TEKLİFİNİ,getirin destek verelim diyor beyler buna 'istismar malzememiz elimizden alınır diyerek karşı çıktılar. Faizi ,israfı,kumarı,ahlaksızlığı,fuhşu,rüşveti teşvik eden,milletin mülküne cebren el koyan ve ülkede adaleti katleden bir zihniyetin din ile irtibatı sadece İSTİSMAR içindir. Aksini söyleyenlere DSP-MHP,VATAN PARTİSİ ve şimdi de PKK katilleri ile ortaklığına bir baksınlar.

  • Enes

    26.12.2025 12:09:36

    Kemalist sistemi yok etmeden kimse koltuğunda rahat ettiğini sanmasın. Siz savaşmıyorsanız bu halk savaşanı getirir. Demirel gibi bir adamı bile Kemalist sisteme entegre olduğu için silip atan bir halk Erdoğan'ın gözünün yaşına da bakmaz.

  • HASAN DOĞAN

    26.12.2025 11:10:41

    En belirgin emaresi de hemen hemen bütün resmi dairelerin yönetici olsun olmasın tüm odalarda Atatürk resmi ile birlikte Erdoğanın resminin olması ve hatta resmi olayan bir çok makam odasında da aynı durum var.Kanaatimce önceki Cumhurbaşkanlarında milletvekilleri dahil böyle bir uygulama yoktu.Hatta dini tarafı olduğu ve milletten tepki çekilmemiş olunsa idi Atürk heykeinin de yan tarafına birer heykerli konulacağından hiç şüphem yoktur.

  • Yağmur Darendeli

    26.12.2025 10:49:07

    İkinci bir husus da ak parti islamcı değildir. İslamcı olsaydı kemalizm ile savaşır, chpyi kapatır, heykelleri indirir, kemalsit sistemi kökünden kazırdı. Ak parti Menderes, Süleyman Demirel, Özal gibi sağcı bir popülist partidir.

  • Yağmur Darendeli

    26.12.2025 10:46:49

    Ak partinin yeni chp olması -allahu a'lem" kıyamete kadar mümkün değildir. Zira chpnin yaptıklarını yapabilmesi mümkün değildir. Boşuna kavramları tersine döndürmeye gerek yok. Ak partiyi eleştirecek çok nokta varken bu iddialar çok girift kalıyor.

  • S. Pelin Kurukahveci

    26.12.2025 09:48:49

    Erdoğan döneminde dinin kamusal alanda görünürlüğü daha kolay. CHP tek partisinde öyle miydi? Ezan yasak, Kur'an yasak, Ayasofya kapalı, sarık cüppe yasak....say say bitmez. Bir yönden benziyor diye bütün yönleriyle Kemalist sistemin kurucusundan daha zararlı işler yaptığını söylemek adil değil. Doğru hiç değil.

  • S. Pelin Kurukahveci

    26.12.2025 09:46:23

    Yani Erdoğan istese de M.Kemal'i geçemez. Tek adamlık yönünden benzer olmaları da abartılı bir iddia. O zaman seçim mi vardı? Erdoğan seçimle iktidarda kalmaya devam ediyor. Eğer bunu kabullenemiyorsak neden demokrasi savunuculuğu yapıyoruz?

  • S. Pelin Kurukahveci

    26.12.2025 09:22:24

    Yazıda da ifade edildiği gibi Erdoğan cebrî kültütel modernleşme dayatmıyor. Bu noktada kemalsitler ile temel olarak farklı kutuplarda kalmaya devam edecek. Erdoğan'ı kemalsit sistemi bitirmemek ile suçlayabilirsiniz. Ancak kemalsitler gibi jakoben bir lider oldu diyemezsiniz. Zira Erdoğan tüm güçleri tek elde toplasa dahi M.Kemal gibi dini değerleri silip atan bir lider olmamıştır. 1923-50 arası Müslüman olduğu için idam edilen kaç kişi var biliyor musunuz?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı