"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Pirüpak toplumun suçlu başkanı

Ahmet BATTAL
28 Mart 2021, Pazar
Bilecik’in CHP’li Belediye Başkanı Semih Şahin, şehrinde bilbordlara İstanbul Sözleşmesi’nin lehinde bir poster/ilân astırıyor. İlânın bir köşesinde de kendi adı ve fotoğrafı var.

“İstanbul Sözleşmesi yaşatır” temalı bu ilânda iri harflerle yazılı “İstanbul Sözleşmesi kimden korur?” sorusunun altında daha ince harflerle bir cevap verilmiş. 

“Şiddete meyilli herkesten” giriş cümlesinin ardından iki nokta üst üste konulmuş ve devamı şöyle getirilmiş: 

“Eşin, eski eşin veya partnerin şiddetinden, abinin, babanın veya diğer aile bireylerinin şiddetinden, işyerinde patronun, okulda öğretmenin, karakolda polisin ya da sokakta, çarşıda veya toplu taşımada tanımadığımız erkeklerin şiddet ve tacizinden kısaca en yakınımızdakilerin şiddetinden korur.”

“Ev içi” ya da “aile içi” şiddeti önlemeye yönelik bir uluslar arası metin olan İstanbul Sözleşmesi’nin kapsamı hakkında hayli abartı içeren bu ilânı güzide medyamız her nedense(!) haber yapıyor ve hedefi gösteriyor: 

“İstanbul Sözleşmesi üzerinden öğretmenlere ve polislere hakaret eden CHP’li Bilecik Belediye Başkanı…” 

Bunun üzerine, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Semih Şahin hakkında soruşturma başlatıldığını ve daha ileri gidildiğini açıklıyor: “Toplumumuzun tüm kesimlerine hakaret içeren, öğretmenlerimizi ve polisimizi zan altında bırakan Bilecik’teki bilboardlar yaptığımız suç duyurusu sonucu güvenlik güçlerimizce derhal kaldırılmıştır.”

Önce usûl meseleleri: 

Bilbordlara müdahale konusunda yetki kimde? 

Bizim bildiğimiz kadarıyla, asılan bir ilânda suç unsuru olduğunu düşünen herkes ve güvenlik görevlileri savcıya suçu duyurur. Savcı da ilânı kaldırma dahil bazı tedbirler alınması konusunda mahkemeden izin talep eder ve aldığı iznin gereğini yine kolluk kuvvetleri eliyle icra ve infaz eder. Sonra da işin dâvâ ve ceza boyutu gelir. 

Bu olayda bu aşamalar geçirilmiş mi yoksa güvenlik güçleri kendi kendilerine yani amirlerinin emriyle mi böyle bir “tedbir” almışlar, bilemiyoruz. Böyle olmuşsa yetkiyi hangi kanundan aldıklarını da merak ediyoruz. 

Öte yandan başkanın bu ilânların baskı maliyetini ve ilân bedelini belediyenin parasıyla mı yoksa şahsî servetiyle mi karşıladığını da bilmek istiyoruz. 

Zira siyaset yapmak herkesin hakkı, ama devletin parasını ve imkânlarını kendi siyaseti için kullanmak iktidara yakışmadığı gibi mahalli idarelerdeki mahalli iktidarlara da yakışmaz. 

Ama biz asıl işin muhteva kısmına takıldık. 

Bu ilânın içeriğinde hakaret var mı ve varsa kime hakaret var? 

Doğrusu genel bir varsayım içeren bu ilânda biz bir hakaret ve hatta rencide edecek bir husus göremedik. Zira ilânda sayılanların hepsi insandır, melek değildir. Hepsi suç işleyebilir ve engellenmelidir. 

Aksi düşünce, ceza kanunundan devlet memurlarının işleyebileceği suçları ve hatta bütün suçları çıkarmayı gerektirir. Çünkü ceza kanunları da bir varsayım kurar ve ceza öngörür.

Ama “devlet ve iktidar masumdur, tek suçlu muhalefettir” diyorsak o başka. 

O zaman da “hangi iktidar daha masumdur, İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan mı yoksa kaldıran mı” sorusu akla gelir. 

Yani: Düşmanı sık değişenin dostluğuna güven olmaz! 

Okunma Sayısı: 2352
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı