"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Endişe satın alanlar

Ahmet Cemil Çökren
28 Temmuz 2020, Salı
Sebepleri yerine getirdikten sonra neticeyi Cenab-ı Hakk’a bırakmamız gerekirken tevekkülsüz bir arayış içindeyiz. Yani Allah’tan istemeyip haşa kuldan medet bekler hale gelmişiz.

Bütün eşyalarımızı artık sigortalar hale geldik. Bir buzdolabı alıyorsunuz ve size satıcı “Şu kadar daha ücret öderseniz +3 yıl ekstra garanti yaparım” diyor.” Ben de diyorum, “Kardeşim bu ekstra ücret buzdolabının bozulma süresini mi uzatacak?” Satıcı “Yok, abi garanti süresi bitince buzdolabı arıza yaparsa (ki mutlaka yapıyor) ücretsiz tamir edeceğiz.” diyor ve benim endişemi satın alıyor. 

Kargo firmasına ürün veriyorsun bir yere götürsün diye. “Efendim kırılacak birşey ise sigorta yapalım şu fiyata” diyor. “Kardeşim zaten bunu sağlam teslim etmek vazifen değil mi?” diyorum, susuyor.

Sıfır araba alacaksın. “Kasko yaptıracak mısınız?” diyor. Hayır cevabını alınca, “Mümkün değil, olmaz, mutlaka yaptırmalısın!”

Ben de diyorum, “Bu sistem, insanların mal ve mülkünün endişesini izale etmek için geliştirilmiş. Ve bütün sigorta firmaları kendilerini bir üst firmaya sigortalatıyorlar. Bir de bu sistemde gelirlerin sadece 1/4 geriye ödeniyor. 3/4ü başkasının cebinde kalıyor.

Şimdilerde kaza yapmayanlar ödediği sürekli kasko ücreti göze batmaya başlayınca, cam değişimi gibi ekstralar ilâve ederek güya mağduriyet gideriyor.

Çok önemli bir hususta kasko yaptıran kişi, ufak kaza yapınca “kasko indirimim bozulmasın!” diye maalesef kendi cebinden ödüyor. Artık gerisini siz düşünün.

Hayat sigortaları ise bambaşka bir unsur. Sigortalanan biri ölüyor, sigorta firması ailesine yüklü miktarda para veriyor. 

Ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo 144 milyon dolara bacaklarını sigortalatmıştı. Peki ne için? “Bacaklarıma birşey olursa nasıl geçineceğim?” diye endişesi vardı.

Endişe satın alanların (Sigortacıların) işleyişi; “Üyeler, mal varlıklarını sigorta ettirdikleri şirkete prim ödeyerek kayıt olurlar. Sigorta şirketi de sigortalının malı kazaya uğradığı takdirde diğer üyelerden aldığı primleri birleştirerek kazazede üyenin zararını telâfi eder. 

Üyeler kazaya maruz kalmadıkları müddetçe yatırmış oldukları primlerden dolayı hiçbir hak talep edemezler. Dolayısıyla üyelerden tedarik edilen paraların hepsi sigorta şirketinin kasasında kalır.....

“İkinci bir husus sigorta şirketiyle yapılan akitte bilinmeyen unsurlar vardır. Kişinin ne zaman kazaya uğrayacağı, ne zamana kadar prim ödeyeceği, kazanın maliyetinin ne olacağı belli değildir. Oysa İslâm hukukuna göre böyle belirsiz bir akit caiz değildir.” (Günümüz Meseleri Faiz Ticaret, s. 62, Yeni Asya Neşriyat)

Cenab-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’in Bakara Sûresi 155. Âyetinde “Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele.” buyuruyor.

Ayrıca mallarımızı sadâka vererek de koruyabiliriz. Konu ile ilgili bazı hadisler şöyle:

“Sadâka belâyı def eder”, “Sadâka malı çoğaltır.”, “Rızkının bol olmasını isteyen sadâka versin.”, “Vallahi, sadâka vermekle mal eksilmez. O halde sadâka verin!”

Okunma Sayısı: 1678
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı