"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Temlik mi, ibahe mi?

Ahmet Cemil Çökren
06 Şubat 2020, Perşembe
Birgün sizi bir saraya dâvet ettiler. Üst düzey insanların bulunduğu bir resepsiyona gidiyorsunuz. En güzel kıyafetlerinizi giydiniz. Sarayın kapısına geldiniz. Dâvetli listesinde adınız var.

Bir görevli yardım etti. Adınızın bulunduğu masada size ayrılan yere oturdunuz. Önünüzde çorba kaşığı, tatlı kaşığı, sandalye vb. ne varsa sizin adınız yazıyor. Çorba kâsesinde bile. Neyse çorbalar içildi. Her bir kişiye bir görevli hizmet ediyor. Çorba kâsenizi aldı. Diğer yemeklerden devam ediyor. 

Şimdi yanınızdaki size “bu çorbamı içer misin?” dese, ya da siz tatlınızı yanınızdakine verseniz sarayın sahibini hafife almış olmaz mısınız? Öyle ya yanınızdaki tatlı istiyorsa ona görevli verirdi. Demek ki sarayın sahibi onu ona uygun görmemiş. Dâvetin bütün detaylarını düşünen onu da düşünür. Bu işgüzarlığınızdan sarayın sahibi gücenmez mi? Ya da sizi dışarıya dâvet etmez mi?

İşte bütün ömrümüz boyunca bize hizmet eden vitaminler, mineraller ve zerreler vücudumuza giriyor ve eğitim alıp çıkıyorlar. Yemek yiyoruz, ama sadece ağzımızı oynatarak yutuyoruz. Bütün diğer işlemleri kim yapıyor? 

Demek ki birilerinin dediğinin aksine biz kendimize malik değiliz. Biri bizim yerimize yapıyor. Bedenimiz bize temlik değil ibahe edilmiş yani saraydaki dâvet gibi yerinde kullanmaya izin verilmiş. Bedenimizi O’nun rızası dışında kullanırsak ceza görmez miyiz?

Bediüzzaman Hazretleri, Barla Lâhikası’nda”Cenab-ı Hak sana ibahe sûretinde verdiği hayatı intihar ile hâtime çekemezsin, gözünü çıkaramazsın ve manen gözü kör etmek demek olan gözü verenin rızası haricinde harama sarfedemezsin. Ve hâkeza kulağı ve dili ve bunlar gibi cihazatı harama sarfetmekle manen öldüremezsin. Ve eti yenilmeyen hayvanını lüzumsuz tazib edip katledemezsin. Ve hâkeza. Bütün sana verilen nimetler, bu misafirhane-i dünyanın sahibi olan Mihmandar-ı Kerim-i Zülcelâl’in kavanin-i şeriatı (şeriat kanunları) dairesinde tasarruf etmek gerektir.”

Allah bizi de, bize emanet edilen bedenimizi Mihmandar’ın rızası doğrultusunda kullanmaya muvaffak etsin. Amin.

Okunma Sayısı: 575
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı