“Şimdi niye yazmıyorsun emekliliğini bekliyorsun?”
“Çok yoğunum, vaktim yok…”
İşte bu noktada aklıma C. Northcote Parkinson’un 1955 yılında ortaya koyduğu Parkinson yasasında geçen bir cümle geldi. ” Bir iş tamamlanması için kendisine ayrılan zamanı dolduracak şekilde genişler.”
Bir yazı yazmak için birisine 1 saat verirseniz, muhtemelen 1 saatin tamamını kullanır. Aynı yazı için 1 hafta süre verirseniz bu iş 1 haftaya yayılır.
İş hayatında bir müdür, bir elamanından, bir konuda bir rapor hazırlamasını ister ve bunun için bir hafta süre verirse olacaklar aşağı yukarı şudur;
İlk gün: “Daha zaman var.”
İkinci gün: “Araştırmalıyım.”
Üçüncü gün: ”Ayrıntılara bakmalıyım, güzel rapor olacak.”
Dördüncü gün: “Şuralarını beğenmedim yeniden yazmalıyım.”
Beşinci gün: ” Bu gün rapora bakmayayım yarın nasıl olmuş son kez okuyayım.”
Altıncı gün: “Oooo şunlar eksik kalmış yeniden araştırayım…”
Yedinci gün: “Geç kaldım artık ne olursa olsun bitirip vermeliyim.”
Aynı rapor için beş kişiye beş gün süre verilirse iş dahada sarpa sarabilir ve hatta rapor için beş günden sonra ek süre bile istenebilir.
Evi temizlemek için bir gün ayırdıysak ev akşama kadar temizlenir. Fakat aynı ev telefon edip bir saat sonra sizi ziyarete gelecek bir ahbabınız için yarım saat içinde de temizlenebilir.
Gelelim başlıktaki konuya, yazmak için emekliliği bekleyenlerin büyük kısmı emekli olunca ismini bile yazamayacak!..
İlk günlerde, “Hele biraz dinleneyim” diyecek kendi kendine. Bu konuda eşi çocuklarıda teşvik edecek emekliyi.
Sonra, “Bir tatil yapayım...” diyecek. Tatile çoğu kişi gidemeyecek...
Ha bugün ha yarın derken yazma işi rafa kalkacak.
Gençlere sıklıkla yazmalarını söylüyorum. Ne kadar yoğun olursanız olun mutlaka yazmaya vakit ayırın. Hatıralarınızı yazın, yaşadıklarınızı yazın, hayellerinizi yazın... Yoğunken hayatınızı disiplin altına alıp vakit ayırmanız ve yazmanız gerekir. Emeklinin zamanı çok ama bilgisayarın karşısına geçemiyor. Vaktin kısıtlı olduğu anlarda insan daha çabuk odaklanabilir. “Yarım saatim var, ne yazabilirim?” diyerek yazmaya başlarsa yazar. Fakat, zamanı çok, yani sonsuz görürse insan, o zamanı doldurmanın bir yolunu bulur ve yazma orada olmaz.