"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ve adam gözlerini yumdu!

Mehmet ÇETİN
29 Ağustos 2026, Cumartesi
Pencerenin kenarına gelen güvercinlerin, dökülen kırıntıları yemesini seyre daldı.

Hemen her biri yemekle meşgul iken bir iki tanesi diğerlerini gagalayarak onların tedirgin edip, önlerindekini yemeye koyulması, adamın dikkatini çekmekten öte geçmişindeki kötü hatıraların zihninde canlanmasına sebep oldu. 

Rızkını temin için yaptıklarının arasında gönül kırıcı ahvalini hatırladı. Onlardan elinde neler kalmıştı ki, kötü hatıralarından, dünyevî huzursuzluklardan, uhrevî sorumluluklarından, girdiği kul haklarından gayrı?

İşi biten güvercinler gittikten sonra serçeler geldi, pencere kenarına. İnce kırıntılar da onların nasibiydi. Karınlarını doyurduktan sonra birbiriyle aşk/meşk yapanlarını gördükçe, hayattan zevk alma konusunda onlara bile yetişemediğini anladı. 

Karşıdaki ormanlık tepelerin üzerinde koyu bulutların toplanması dikkatini çekti. Onlar, öylesine toplanıyorlardı ki âdeta emir dinler gibi. Yerden pek de yüksekte olmayan o yağmur bulutları, öylesine çoğaldı ki, güneş görünmez oldu. Bulutların yapıları dikey olarak çok yükseklere tırmanmak istercesine yukarıya uzanıyordu. Onların hızlı hareketini sağlayan rüzgâr, yapılan bu koca bulut kütlelerinin hareketlerinden hava akımını temin ederken o hareketlilikten ortamın ısınması ani olarak aşırı yükselip patlamaya sebep olur. Adamın kulağına gök gürültüsü olarak gelen ses, yavaşlayan zihninin yeniden kendine gelmesine sebep oldu. “Bana bak ve ibret al!”, ikazını çıkardı, olan bitenden.

Hayatının en hareketli olduğu zamanlarda nice patlamaları, açılmaları, gelişmeleri olmuştu ama nihayetinde onlardan ne kalmıştı ki? Eve girerken sesinden, işyerine girerken öksürüğünden artık eserler yoktu. 

Kapı, hafif tıkladı ve gıcırtıyla açıldı, hemşire, elinde ilaçlarla gelmişti. Ateşini ve tansiyonunu ölçtü sonra ilacını verdi geçmiş olsun dileyerek, gitti. Ardından gözü daldı; zihninden, ailesinin kendisine bakımı için yaptıkları o samimî gayretlerini hatırladı. 

Adam, derinlere gitti, daha çok uzak zannettiği, her an yanı başında duran ecelinin sonuna geldiğini anladı.

Bu uzun yolculukta malı, mülkü ve şöhretinin bir faydası olacak mıydı, onu düşündü. Sonra kendisine çok fedakârane yardımcı olan hanımı ve evlâtlarını düşündü. Bunların her biri işte bu son noktaya kadar yardımcı olabilirlerdi ve oldular da sağ olsunlar.

Ailesini hatırlayınca gözlerinden akan damlalara mâni olamadı. Sımsıkı tuttuğu elinden, hanımının sessiz hıçkırıklarla sarsıldığı hissediyordu. Mal mülk, işte buraya kadar rahat bir hayat sürmesine yardımcı olmuş, yapabildiği hayır ve hasenatını ahiret tarafına göndermişti. Evlâd ve eserleri, onun arkadan sadaka-i cariye olarak sürekli sevap kaynağı olacaktı. 

Ama bunlar ecel ile muhatap olduğu anda kendisine refakat edecek, o uzun yolda yoldaş olacak vasıfta değillerdi. Evet, bunlar kendi mana ve makamında kıymetlilerdi ama bu ecel makamında artık söz sahibi değillerdi.

Birden aklına ameli geldi. Samimî davranışları, reklamsız yardımları, ilansız ibadetleri gibi ahvalleri ile bu yolculukta beraber olabilirlerdi. Zaten onlar diğerleri gibi maddî ve kaydî şeyler değillerdi. 

Başını kalbine doğru eğdi, gözünü yumdu, kalbinden “Rabbim! Günahlarımın affını talep ederken; senin için yaptığım, rızan istikametinde sürdüğüm ubudiyetimi takdim ederken esasen senin rahmetine muntazır olarak huzuruna kabul edilmek istiyorum, lütfen kabul eyle Allah’ım!”, dedi.

Güvercin, pencere kenarındaki kırıntıları teker teker götürürken ecel de adamı bir çırpıda hayatın kenarından aldı ve götürdü.

Hâlbuki burada o kadar çok  işi vardı ki ama gidiş, o gidiş, akıbet hayrola!

Okunma Sayısı: 161
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı