"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Övünme, öv, anlat ve teşekkür et

Ali FERŞADOĞLU
29 Mart 2021, Pazartesi
Adamın birisi malı, mülkü, zenginliğiyle övünüyordu: “Şurada bir villam var, filân şehirde bir çiftliğim var, falan beldede bir apartmanım var!” Ona: “Öbür tarafta neyin var, oradaki köşk ve çiftliklerden haber ver!” diye sorulduğunda suspus olur.

Özellikle şu vecizeyi her zaman görebileceğimiz bir köşeye çerçeveletip asmalıyız: “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı taktirde fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!” 1 

Özel bir şirket, resmî bir dairede, çalışan bir müdür, kendisine tahsis edilen araba, makam ile “Bunlar benimdir!” diye övünebilir mi? Başkasının inşaatında, tarlasında çalışan bir usta, bir işçi “Bu bina, bu tarla benimdir!” diye onlarla kibirlenebilir mi? 

Kimi zaman çoluk-çocuğumuz, kimi zaman güzelliğimiz, yakışıklılığımız, kimi zaman malımız, mülkümüz, arabamız, kimi zaman zenginliğimizle övünürüz. Oysa, buna hiç hakkımız yoktur. Çünkü, ne bunlar, ne bunları elde ettiğimiz akıl, zekâ ve gücümüz bizim eserimiz değildir.  

“Hem insanın vücudu ve cesedi bile onun değildir. Çünkü kendisinin eser-i san’atı değildir. O vücudu yolda bulmuş, lakîta olarak temellük de etmiş değildir. Kıymeti olmayan şeylerden olduğu için, yere atılmış da insan almış değildir. Ancak, o vücut, hâvi olduğu garib san’at, acip nakışların şehadetiyle, bir Sâni-i Hakîmin dest-i kudretinden çıkmış kıymettar bir hane olup, insan o hanede emaneten oturur. O vücutta yapılan binlerce tasarrufattan, ancak bir tane insana aittir.” 2 

Yapmadığımız, almadığımız, üstelik başkasının verdiği bir şeyle, “Benimdir, ben yaptım, ben kazandım” diye nasıl övünebiliriz? Övgü ve sena, medih ve teşekkür onları bize ihsan edene olmalı değil mi? 

Evet, övgü değil, Duha Sûresi’nin 11. Âyet-i kerimesinin mealine göre şunu yapabiliriz, hatta yapmalıyız: “Rabbinin sana olan nimetlerini herkese anlat da anlat!” 3 

En basit ve küçük bir hediye verene teşekkür ediyoruz, etmeliyiz! İnsaniyet ve medeniliğin gereği budur.

“Haza, min fadli Rabbi!” deyip O’na şükretmezsek ne büyük bir nankör oluruz! 

Dipnotlar: 

1- Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye, s. 122.

2- Bediüzzaman, Mesnevî-i Nuriye, s. 57.

3- Duha Sûresi, 11. 

Okunma Sayısı: 1303
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı