"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’nin AB’ne girişini engellemek

Ali FERŞADOĞLU
22 Temmuz 2022, Cuma
Hür ve huzurlu geleceğimiz için gözden kaçan önemli bir nokta var:

Türkiye, 22 Temmuz 1998’de AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu “Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi” başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi’ne göndermiş. 

Ve 2000’lerde nerede ise, “hak, hürriyet, adalet, sulh projesi” olan AB’ne giriyordu. Ne yazık ki, “ifsat komiteleri” Meşrutiyetin 1908’de ilanıyla gelişmenin esası olan hürriyetin Osmanlı’ya gelmesini 31 Mart Vakası (1909 darbesi) ile engelledikleri gibi… AKP projesine de üç misyon yüklediler:  

Dinin ve dindarların içini boşaltmak, hürriyet, meşrutiyet/demokrasinin kemaliyle işletilmesini engellemek, Türkiye’nin AB’ne girişini engellemek! Bunun için tek adamcı AKP’yi iktidara getirdiler! İşte AB meselesinde “tık” yok; varsa yoksa Kemalizmin “Ankara kriterleri!”, Şangay ülkeleri!..  

Bediüzzaman Avrupa’yı ikiye ayırır: “Yanlış anlaşılmasın, Avrupa ikidir. Birisi, İsevîlik din-i hakikîsinden aldığı feyizle hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye nâfi san’atları ve adalet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takip eden bu birinci Avrupa’ya hitap etmiyorum. Belki, felsefe-i tabiiyenin zulmetiyle, medeniyetin seyyiâtını mehâsin zannederek beşeri sefâhete ve dalâlete sevk eden bozulmuş ikinci Avrupa’ya hitap ediyorum.” (Lem’alar, s. 119., 17 Lem’a)  

Eskiden ülkeleri, halife, padişah, kral yönetirdi. Artık, zaman cemaat zamanıdır. Şahıslar, kişiler değil; meclisler, ekipler, şahs-ı maneviler yürütüyor. “Zira, cemaat ruhunu temsil ederler.” (Bediüzzaman, Sünuhat, s. 51.) İnsanlık “vahşet, bedeviyet, kölelik, esaret, ücretlilik” devirlerini atlatmış, “malikiyet ve serbestiyet/hürriyet” devrine akıyor. Zira, “zaman şahıs zamanı değil, cemaat zamanı”dır. (Mesnevî-i Nuriye, s. 87.) Artık fertler değil, kamuoyu ve cemaatin şahs-ı manevisi hükümran olacaktır.

Maalesef bazı dindarlar “Deccelizmin/Süfyanizmin, Kemalizmin” anayasa ve sistemine şuursuzca sahip çıkıyor, AB’nin “hak, hürriyet, adalet” kriterlerine karşı geliyor. Türkiye önünde sonunda Deccalizm/Süfyanizm, Kemalizm, diktatör anayasalardan, AKP’den tek adam zihniyetinden kurtulacak; Avrupalıların da övdükleri manevi değerleri, dini, ezanı ve minaresiyle AB’ne girecektir! Nasıl ki, kısmen girdi!.. 

Okunma Sayısı: 963
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • M. Selim

    22.7.2022 14:12:58

    Aynen katılıyorum ağabey. Allah sizden razı olsun. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

  • Cem

    22.7.2022 10:55:58

    Dert istedikleri gibi at koşturmak. Liberal AB yanlısı herkesi de kullandılar

  • Aysuna

    22.7.2022 09:19:29

    AB,Kopenhag Kriterleri...Yeniden müzakereler...Can,mal güvenliği...İnşallah Hocam inşallah.!🌷

  • S.topuz

    22.7.2022 01:12:19

    İfsad şebekeleri ve Avrupa Birliği muhalifleri ve mugayirleri AB ile entegre olunca, kendi menfaat ve çıkarları istikametinde kurmuş oldukları fasid ve kayırmaci ve de keyfine ve menfaatlerine göre HAK ve HUKUKU evirip çevirenlerin rahatı ve düzenleri alt-üst OLACAK. ONUN için Avrupa Birliğine almasınlar diye, AVRUPA KRİTERLERİNİ savsaklayıp, hep tersinden öküzleri koşuyorlar. İnadlaşma oradan geliyor. Millilik ve maneviyatcılıkla milleti aldatıp, APTAL yerine koyuyorlar ve OYALIYORLAR! Yazık, hemde çok yazık Memleketin kaybettiği kayıp yıllara. Allah c.c yar ve yardımcımız olsun inşaallah.

  • S.topuz

    22.7.2022 01:07:47

    "Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. "Bir günü, yani bir devre-i hükûmetinde öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz senede yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş." Şualar - 587

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı