"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zalime itiraz etmek boynumuzun borcu!

Ali FERŞADOĞLU
14 Haziran 2021, Pazartesi
Zulme rıza zulümdür. Zulme meyil, zalime, “fiilen, iltihaken ve iltizamen” destek vermek, alkışlamak da zulümdür.

Seçtiklerimiz, yöneticiler, hak ve adaleti gözetmeleri bir yana, milleti soyup-soğana çevirip, ülkeyi yağmalarlarsa… 

“Reisleriniz malınızı ceplerine indirip hapsettikleri gibi, akıllarınızı da sizden almışlar veya dimağınızda hapsetmişler”se (Bediüzzaman Tarihçe-i Hayat, s. 77) ne yapmalı?  

Yanlışlarını görmezden gelip, yağmalarını alkışlayamayız. Evvelâ, doğru, iyi, güzel, hakkı emretmek; kötü, yanlış, çirkinden men etmekle mükellefiz.  

Saniyen, zalimleri elimizle, dilimizle men etmeli. Buna gücümüz yetmiyorsa buğzetmeliyiz. Salisen, ayrıca ehl-i hal ve’l-akd olarak zalim yöneticilere meşrû yoldan, hukuk çerçevesinde itiraz etmeliyiz ki, bu bir vazifedir, vecibedir. 

Ehl-i hal ve’l-akd lügatta sahip, hal, yani azletmek, çözmek, akdi bağlamak, düğüm atmak ve seçmek anlamındadır. 

İslâm hukukunda, Müslümanların devlet başkanına “halife, imam, mü’minlerin emiri” isimleri verilmiştir. Âyette mealen, “Onların işleri aralarında şûra (danışma) iledir” (eş-Şûrâ, 42/38) buyurulur. 

Bu, İslâm idaresinin Müslümanlar arasında şûrâ (meclis) esasına dayandığını ifade eder. Ayrıca, Müslüman toplumun, devlet başkanını, yöneticileri kontrol edecek, devlet işlerini düzenleme ve yürütmede ona katılacak bir topluluğu seçip görevlendireceğine işaret ediyor. (Ebû Zehra, Usûlü’l-Fıkh, s.143) 

“Ehlü’l-hal ve’l-akd meclisi üyelerinde şu vasıflar bulunmalı: 

“1) Adâlet: Bu üyeleri her yönü ile doğru bilinen, takvâ ve mürüvvet sahibi olması gerekir. Bu vasıf, İslâm’ın emir ve yasaklarına uymakla gerçekleşir. 

“2) Bilgi: Adayda, İslâm’ın aradığı şart ve vasıfları bilmeye yeterli ilim sahibi olmak. 

“3) Görüş ve hikmet sahibi olmak: Adaylar arasından bu göreve en lâyık, maslahat bakımından daha uygun ve daha bilgili olanı seçmeye götürecek bir görüş ve insanları tanıma kabiliyetine sahip olmak gerekir.” 

Eğer yöneticiler, devlet başkanları, reisler, milletvekilleri, yani seçtiklerimiz, bu vasıflarını kaybederlerse, ehl-i hal ve’l-akd olarak onları meşrû yoldan, seçimle uzaklaştırmak borçtur.  

Okunma Sayısı: 2206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Kemal

    14.6.2021 10:48:48

    Allah razı olsun. Çok güzel ve önemli bir vazife ifa ediyorsunuz. Zulme karşı susmadığınıza ve zalimlere meyl etmediginize inşaallah ötede şahitlik yapacağım.

  • Oğuz Yiğiter

    14.6.2021 04:24:12

    Yani ; "hikmet-i hükûmeti bilmiyoruz" sözünü alıp, cerbeze ile, olan bitene 'dilsiz şeytan' kesilip, ölü taklidi yapmakla vebalden kurtulamayız demek mi istiyor Ferşadoğlu Hocam..? Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı