"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kadınlara haklarını İslâmiyet teslim etmiştir

Ali Rıza AYDIN
30 Ocak 2020, Perşembe 00:09
İslâm, cahiliye karanlığında sömürülen, köleleştirilen ve ikinci sınıf kabul edilen kadını zavallı bir mahlûk olma konumundan çıkararak, yeni bir anlayış ile onu mübarek bir varlık seviyesine yükseltmiştir.

Dinimiz, kadını bir temettü (kazanç) âleti olmaktan çıkarıp, Cenneti onun ayaklarının altına sermiştir. 1

Batı medeniyetinde kadın erkek eşitliği adına kadınlar evlerinden çıkartılmış, erkeklerle birlikte ağır işlerde çalışması teşvik edilmiştir. Ayrıca sefil amaçlar için kadın istismar edilmiş, reklâm ve vitrin malzemesi olarak muamele görmüştir. Toplum hayatında kerime, bacı, eş, anne ve nine olarak görülen ve yerini başka hiçbir şeyin dolduramayacağı, hiçbir sıfatın yakışmayacağı kadına gösterilen muhabbet ve hürmet, büyük ölçüde yıpranmıştır.

Hatta zamanla, hürriyet kılıfı altında insafsızca sömürülmüş ve karanlık çağlarda olduğu gibi bir istismar kurbanı hâline getirilmiştir.

Hakikat-i hâlde bunun böyle olmadığı, kadının vasfının lâyık olduğu biçimde anlaşılmadığı; kendi kendilerine reva gördükleri hayat tarzlarından ve çevrede maruz kaldıklarından anlaşılıyor olsa gerektir.

Sadist ve ruhî illetle mâlûl kimselerin saldırısı ise başka bir garabet!

Kabul etmek gerekir ki: Kadını lâyık olduğu yere koyan, İslâm’dır.

Kur’ân-ı Kerîm’de, gerek yaratılış (insan oluş) gerekse hak ve sorumluluklar yönünden erkeklerle eşit olan bir kadın portresi çizilmektedir. Yani, kadın Allah’ın kulu olması cihetiyle erkeklerle eşit seviyede; dinî hak ve sorumlulukları da aynı düzeydedir. 2

Kadınların fıtratlarında, fizikî donanımlarında, ruh dünyalarında ve psikolojik yapılarında bir kısım farklılıklar mevcuttur.

Böyle olmakla beraber, Peygamberimiz (asm);  “Kadınlar erkeklerin yarısıdır” 3 hadisiyle onların haklarını teslim etmiş ve bugünkü Kadın Hakları savunucularının taleplerini, tâ o günden ellerine vermiştir.

Yani, kadınlar “kadın” oldu; O (asm) geldi, değer buldu.

Allah, erkek ve kadını birbirini tamamlayan bir çift olarak yaratmıştır. Bir çiftin birbirini tamamlamaları, her birinin farklı özelliklere ve kabiliyetlere sahip olması bakımındandır.

Yoksa hiçbir zaman kadınla erkeğin biri, diğerinin aynı değildir.

Çünkü: Bazı hususta kadın erkekten üstün olduğu gibi, bazı durumlar itibariyle de erkek, kadından daha üstün durumda.

Hem kadın, erkeklerin gözaydınlığı; Cennetteki müjdesi!

Cenab-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’inde; “İman eden ve iyi işler işleyen mü’minlere beşaret (müjde) ver ki, altında nehirler akan Cennetler onlarındır” ifadesinin ardından: “Ve o Cennetlerde, onlar (erkekler) için temiz kadınlar vardır” 4 buyuruyor.

Allah’ın, Kitabında tavsîf ettiği kadınlar, kadınımız kızımız; anamız, bacımız, başımızda tacımızdır.

Kadın, budur; bu olmalı, ilelebet dünyada

Heder olup, gitmemeli; fâidesiz hülyada

Kadınların salâhati, mutluluğun mayası 

Umulur ki, mükâfatı, Cennetteki safâsı.

A.R.A.

Dipnotlar:

1- Nesâî, Cihad, 6. 2- Âl-i İmrân Sûresi, 195; Tevbe Sûresi, 71. 3- Ebu Davud, Taharet 94; Tirmizi, Taharet 82; Darimi, Vudu 76; Müsned, 6: 256, 377. 4- Bakara Sûresi, 25.

Okunma Sayısı: 1013
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı