"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kutlu müjde yolunda

Ali Rıza AYDIN
04 Haziran 2020, Perşembe
Kutlu Nebî’nin (asm), Saadet Asrı’nda serdettiği müjdenin peşine düşen sahibi, bu uğurda canlarını, mallarını feda etmiş o günler.

Müjdesinde, “İstanbul fethedilecektir. Onu fethedecek olan kumandan ne güzel kumandan ve onun ordusu ne güzel ordudur” 1 buyurmaktadır nebîler Nebîsi Aleyhisselâtü Vesselâm.

Baş üstünde taşınacak bir görev; dünyalara değişilmez bir paye!

Toplam otuz iki defa kuşatılan İstanbul surlarını kaç defa sardı dünyanın öte ucundan gelen sahabiler, kim bilir? Bunca yola, bunca meşakkate katlanmanın gayesi, Efendimizin (asm) müjdesine nail olma çabası.

O günlere ışık tutan o ahvalden bir sayfa:

Ebu İmran (ra) naklediyor:

“Kostantiniyye (İstanbul) seferinde bulunuyorduk…

“Mısır askerî komutanı Ukbe b. Âmir, Şam askerî komutanı ise Fadale b. Ubeyd idi.

“Şehirden büyük bir Rum ordusu karşımıza çıktı. Biz de onlara karşı savaş düzenine geçtik. Bu durumda iken Müslümanlardan bir mücahid Rum ordusuna hücum ederek aralarına daldı. Sonra bize dönüp geldi.

“Bu olaya şahit olan halk: ‘Sübhanallah! Kendisini tehlikeye atıyor bu adam’ diye bağırdılar.

“Ebu Eyyub el-Ensarî (ra) ayağa kalktı ve ‘Ey Müslümanlar! Siz bu âyeti böyle yorumluyorsunuz, ama bu âyet biz Ensar topluluğu hakkında nazil oldu. Allah Teâlâ dinini galip getirip bu dinin (tebliğ ve yayılması hususundaki) yardımcıları çoğalınca, biz aramızda, Resûlullah’ın (asm) haberi olmaksızın şöyle dedik: ‘Bu dinin hâkim olması ve yayılması için çalıştık, çaba sarfettik. Artık bize ihtiyaç kalmadı. Mal ve servetimiz zayi oldu. Tekrar dönsek de kaybolan bu servetimizi kazansak’ dedik. Bunun üzerine Cenab-ı Hak yanıldığımızı hatırlatarak:

“Allah yolunda harcayın. Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Her türlü hareket ve davranışınızda dürüst olun. Çünkü Allah dürüstleri sever’ 2 buyurdu ve bize farz olan cihadı terk ederek mal ve servetlerimizin başına oturup kalmanın, tehlikeye girmek olduğunu açıkladı. Bunun üzerine Ebu Eyyub el-Ensari, ölünceye kadar Allah yolunda cihad görevine aralıksız devam etti.” 3

Ebu Eyyub el-Ensarî adıyla da anılan ve ülkemizde Eyüp Sultan adıyla bilinen Halid b. Zeyd el- Ensârî’nin Peygamberimizle (asm) birlikte Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, Mekke’nin Fethi ve Huneyn başta olmak üzere bütün gazvelere katıldığı ifade edilmektedir.

Efendimiz’in (asm) hadis-i şeriflerine muhatap ve o cihanşümul müjdeye nail olabilmek için yatağında yatmamış; kalkmış, gelmiş İstanbul’a!

İleri yaşına rağmen Müslümanların ilk İstanbul kuşatmasında; ya da Yezid b. Muaviye kumandasındaki takviye birliğin içinde bulunduğu rivayet edilmektedir. Ebu Eyyub el-Ensarî, kuşatma devam ederken hastalanarak 98 yaşında vefat etti.

“Mihmandar-ı Nebi” olarak da bilinen Ebu Eyyub’un Cenaze namazını Yezid b. Muaviye kıldırdığı ve vasiyeti üzerine bir askerî birlik tarafından surlara yakın bir yere defnedildiği; Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinden sonra kabrin yerinin Akşemseddin Hazretleri tarafından keşf yoluyla bulunduğu, ifade edilmektedir.

Yani, Fatih’in yıllar sonra söyleyeceği “Ya İstanbul beni alacak, ya ben İstanbul’u” sözü mâkes bulmuş; “almak” olmasa da, “ölmek” nasip olmuş bu yolda.

Dipnotlar:

1- Mektubat, 106 (el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:422; Buharî, Târihü’s-Sağîr, 139; Müsned, 4:335). 2- Bakara Sûresi, 195. 3- Yusuf Kandehlevî, Hayatü’s-Sahâbe, 1: 463 (Beyhaki, 9: 45). 

Okunma Sayısı: 948
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı