"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lezzet nasıl elem getirir?

Cenk ÇALIK
29 Eylül 2021, Çarşamba
“Zeval-i lezzet elem olduğu gibi, zeval-i elem dahi lezzettir. Evet, herkes geçmiş lezzetli, safalı günlerini düşünse, teessüf ve tahassür elem-i manevîsini hissedip “Eyvah” der. Ve geçmiş musîbetli, elemli günlerini tahattur etse, zevalinden bir manevî lezzet hisseder ki, “Elhamdülillâh, şükür, o belâ sevabını bıraktı, gitti” der, ferahla teneffüs eder. (Gençlik Rehberi, s. 55)

Hayatımızın her saniyesi yukarıdaki ifadeleri tasdik eder. Mutlu bir anımızı düşünelim. Hiç bitmesin isteriz. İnsandaki beka hissiyatı muvakkat zamana sığamıyor. Hatta sadece ebedî olması da tatmin etmez. Bu sonsuzluk süresince elemlerden de sıyrılmasını arzu ederiz. Aslında bu hakikat ne kadar âciz, nâzik ve nâzenin bir fıtratta yaratıldığımızı gösteriyor değil mi? Mutlu anlarımızın bitmesi beraberinde elem getiriyor. Zira istemediğimiz bir durumu yaşamaya başlıyoruz. Hatta daha ilginci o elemin gelmesi için bizzat mutlu an süresinin de bitmesi gerekmiyor. O anı yaşarken kısa bir süre sonra biteceğini düşünmek dahi elem veriyor.

O zaman dünyevî her lezzetin bir süresi olduğunu ve her an biteceği hakikatiyle yüzleşmek zorunda olduğumuzu anlıyoruz. Tam bu noktada geçmişteki lezzetli anlarımızın şimdiye ve geleceğe nasıl tesir ettiğini düşünmeye sıra geldi. Haram dairesindeki lezzetlerin an itibariyle lezzeti gitmiş ve günahları kalmıştır. Gayr-ı meşrû bütün eğlenceler örnek verilebilir. Bu sefahete kapılanlar muvakkat bir lezzet aldığını zanneder, ama hakikî manada düşününce, manevî hayatını zehirlediğini anlar. Bu aşamaları biraz tefekkür eden “Eyvah!” demekten kendini alamaz. Lezzeti giden ve elemiyle başbaşa kalan kişi başka hangi kelimeyi söyleyebilir ki?

Madem haram lezzetler “Eyvah!” dedirtiyor. “Oh!” dedirtmek mümkün mü? Bunun için ne yapmak gerekir?”sorularını inceleyebiliriz. Bu satırları okuyanların çoğu her sabah aynı hâletle güne başlar. Sabah namazına, uykunun en tatlı yerinde kalkarken nefis ve şeytan “Uyu!” der. Uyumak lezzetli, kalkmak zahiren elemlidir. Yol ikiye ayrılır. Geçici lezzeti tadıp kalıcı pişmanlık mı? Yoksa geçici elemi tadıp kalıcı lezzet mi? Bahtiyarlar ikinci yolu seçer. Sonra ne olur? Bugünü düşünerek cevabını bulabiliriz. Sabah namazına kalktık. Uyku başta olmak üzere bütün elemler gitti. Şu an içinde o anı düşündüğümüzde; “İyi ki Rabbimin emrettiği namazı kılmışım. O’nun rızasını kazanmak için uykumu bölmüşüm. İnşaallah sevaba nail olduğumu umut ediyorum.” şeklinde düşünmek ruh halimizi nasıl etkiler? En başta “Eyvah” kelimesi bu süreçte “Elhamdülillâh” şeklinde tezahür etmez mi?

Rabbimizin rızası doğrultusunda hareket edilen birkaç saniyenin bile ömür boyu lezzeti vardır. Düşündükçe keyif verir. Helâl dairesinde lezzet olduğu için haramdaki lezzetlerle mukayese bile edilmemelidir. Haramdaki en üst düzeydeki lezzet, helâldeki en alt lezzete mukabil gelemez. En büyük şahit ise vicdanımızdır. Vicdan daima doğruyu söylemek üzerine programlanmıştır. Helâl dairenin dışına çıkıldığında içimizin “Cız!” etmesi tesadüfi değildir. Bu hâl Rabbimizin sonsuz ihsanlarından biridir. Bütün bu anlatılanları Üstadımız bir cümleyle özetler: “Demek, bir saat muvakkat elem, ruhta bir manevî lezzet bırakır ve lezzetli saat, bilâkis, elem bırakır.” (Gençlik Rehberi, s. 55)

Lezzet ve eleme bakışı tamamen değiştiren bir tesbit. Eğer elem geçiciyse hakîkat noktasında o elem değildir. Bunu bilmek o kederi yaşarken bile lezzet verir, motive eder. Aynı şekilde lezzet de geçici olduğuna göre ve sonunda üzüntünün kaldığını anladığımızda mesele vuzuha kavuşmuş oluyor. Artık o haram lezzetlerden uzaklaşmak çok daha kolay olacaktır. O halde geçici lezzete aldanıp, iki cihanımızı ağlatmayalım vesselâm…

Okunma Sayısı: 1007
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    29.9.2021 16:57:49

    Allah razı olsun Cenk Ağabeyim. Yazını okuduktan sonra aklıma gelen bir manayı söyleyeyim. Evet elemlerin zevali lezzettir. Burada dikkat etmemiz gereken bir husus ise bu elemlerin daimi değil geçici olması. Zaten elemler geçici yani geçip gidecek. Bu elemlerin geçici olmasını bilmemiz dahi bir başka lezzettir. Böylece çifte lezzet olmuş oluyor. Yani zevalden (elemin bitmesi) gelen lezzet ve geçici olduğunu bilmemizden gelen başka bir lezzet var. Acizane böyle düşünüyorum. :)

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı