Evet zamansız uyandırılmak her bünyeye zarar verebilir. Hiçbir canlı da bunu istemez.
Hatta biz insanlar en sevdiğimiz kişiler de olsa telefon sesiyle uykudan uyandırıldığımız zaman en azından “Bu saatte inan aranır mı?” diye sorarız. Evet gürültü çağımızın bir problemi, araç gürültüleri, her türlü makinelerden kaynaklanan gürültüler insanları ciddi rahatsız etmektedir. Taşkın Tuna, Çevre Kirliliği adlı eserinde bu konuyu izah ederken ‘Şehirde yaşayan insanlar mikropları önünde hazır yem gibidir’ diyor. Yazının başlığına dönecek olursak, sosyal medyada ‘İzmirli çevreciler’ adlı grupta kısaca şöyle bir haber okudum: Ağustos 2026’da Norveç’ in Svalbard takım adalarında seyir halindeki bir teknedeki kişi, kıyıda uyuyan bir kutup ayısını sis düdüğü çalarak uyandırmış. Svalbard valisi kasıtlı olarak koruma altındaki hayvanı rahatsız etti diye o kişiye 50.000 Norveç kronu (5.300 dolar) ceza kesmiş.
Bu uygulamanın sünnetteki uygulamalarla örtüştüğünü söyleyebiliriz. Rivayet edildiğine göre, bir yolculuk esnasında Hz. Peygamber bir mekânda konaklar. O esnada Sahabeden biri, ormanlık alana gider ve Hummara denilen kuşun yumurtalarını yuvasından alır. Daha sonra kuş yuvasına döndüğünde yumurtalarının yerinde olmadığını görür. Hz. Peygamber ve arkadaşlarının bulundukları yere gelerek kanatlarını çırpmaya başlar. Bu durumu gören Hz. Peygamber, bu kuşu kimin üzdüğünü sorar. Sahabeden biri, “Ey Allah’ın Resulü! Onun yumurtalarını ben aldım.” der. Bunun üzerine Hz. Peygamber, yumurtaların yerine konulmasını emreder ve yumurtalar tekrar yerine konulur.1 Bir diğer olayda şu şekildedir: Özellikle şu olay da hayvanların yaşamına ve nesillerinin devam etmesine İslâm’ın ne kadar önem verdiğinin önemli bir göstergedir. Şöyle ki Hz. Peygamber ordusuyla Mekke’yi fethetmeye giderken ordunun gittiği yol güzergâhında bulunan dişi bir köpeğin ve yavrularının zarar görmemesi için ordunun yönünü değiştirerek köpeklerin başına bir nöbetçi bırakmıştır.2
Bu olayın Lem’alar’da geçen sinek bahsiyle de örtüştüğünü görüyoruz. Olay şu şekilde cereyan ediyor: Üstad cezaevinde iken sinekleri öldürmek için ilaç kullanılıyor. Üstad, bu olayla ilgili olarak çok rikkatime dokunduğini söylüyor. Cezaevindeki odalarında çamaşır ipi varmış, sinekler akşam vaktinde o ipin üzerinde diziliyormuş. İpe çamaşır sermek isteyen talebesi Rüştü’ye “Bu küçücük kuşlara ilime; başka yere ser” diyor. Evet değil ayıyı sinekleri dahi incitmeyen bir anlayış. Yine Necmeddin Şahiner’in hazırlamış olduğu Son Şahitler isimli kitapta da şöyle hatıradan bahsedilmektedir: Evlerine giren bir köpeğin kavurmalarını yediğini, dolayısıyla talebesi de sopa hazırlayıp köpeği döveceğini öğrenen Said Nursî Hazretleri köpeğin dövülmesine mani oluyor. İnsanlığın bu anlayışa ihtiyacı vardır.
Dipnotlar:
1- Darü’l-Kütübi’l İlmiyye IV, s. 267.
2- Kitabü’l-Megazi II, s. 804.