Suyun insanlık için öneminden dolayı Kur’ân-ı Kerîm’de “Her şeyi sudan yarattık”1 diye buyrulmaktadır. Şuara 28’de suyun ümit kaynağı olduğu, Vakia 68-70’de suyun bulutlardan indirildiğini ve acılaştırılmadığını, Fatır 9’da su ile ölü toprakları nasıl diriltildiğini, Secde 27. ayetinde de “Çorak yerlere suyu ulaştırmak hayvan ve insanlık için ekinlerin çıkartılmasından” bahsedilmektedir.
Suyun bu öneminden dolayıdır ki, Hz. Muhammed (asm) de suyun korunmasına önem vermiştir. Nitekim abdestte suyu fazla kullanan bir Sahabiyi “Nehir kenarında dahi olsanız israf etmemeniz gerekir.”2 diye uyarmıştır. Kendisi de abdest alırken suyu iktisadlı bir şekilde kullandığını şu rivayetten anlıyoruz: Peygamber Efendimiz (asm) (3,328) kilo gram su ile gusleder, (832) gram su ile de abdest alırdı, denilebilir. (Bkz. Ahmed Nâim, Tecrid-i Sarih Tercemesi 1,140-141)
İnsanlığın suya olan ihtiyacı bugün daha da artmıştır. Çünkü kullanım alanları artmış, İsraf da artmıştır. Churchill 1936’da Avam Kamarasında “Bir damla petrol bir damla kandan daha değerlidir.” demiştir. Bugün ise uzmanlar petrolün yerine suyu koymaktadırlar. Nitekim Prof. Dr. Yusuf Demir: “Su petrolden daha önemli olacaktır.” demiştir. Yine bilim insanları dünyada devam eden savaşların aslında bir su savaşları olduğundan bahsetmektedirler. Günümüzde su stratejik bir konumdadır. Savaşlarda artık su kaynakları tehdit edilmektedir. Su sistemlerinin vurulması şehirleri yaşanmaz hale getirebilir.
Yer altı ve yerüstü suları çok iyi kullanılmalı. Hadislerde suyun kirletilmemesi ile ilgili uyarılar da mevcuttur. Nitekim bir hadis-i şerifte “Kimse durgun suya küçük abdestini bozmasın”3 denilmiştir.
Bireysel olarak en temel konu suyu iktisadla kullanmak en temel mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim geçtiğimiz günlerde İstanbul BB vatandaşlara şöyle bir uyarıda bulunmuştu: Bireysel su kullanımında iktisadla davranılması durumunda bir Sazlıdere Barajı kadar su tasarruf etmiş oluruz" demişti. Abdestte, duşta, diş fırçalamada, bulaşık yıkamada gibi. Hatta alışverişte de, nitekim araştırmalar kullandığımız ayakkabı ve elbiseler için de ne kadar su kullanıldığını ortaya çıkarmaktadır. Örneğin bir adet pamuklu tişörtün üretimi için tarladan tezgaha kadar geçen süreçte ortalama 2.500 ile 2.700 litre arasında su harcanmaktadır. Bu miktar, bir insanın yaklaşık 3 yıllık içme suyu ihtiyacına veya 13500 bardağa eşdeğerdir4.
Demek ki, alışverişte de “vasat” konumunda olmak gerekiyor. Nefsin bu noktadaki isteklerini gemlemek gerekiyor. Param var istediğimi istediğim kadar alırım düşüncesi doğru değildir. Niye böyle olmamız gerekiyor? Çünkü ülkemiz artık su zengini bir ilke değildir. Prof. Dr. Mikdat Kadioğlu “Önlem alınmazsa 2050’ye kadar Türkiye’nin su fakiri olabileceğini” söylemiş. Yine bu konu ile ilgili bir açıklama yapan Prof. Dr. Lütfi Akça da Türkiye'nin su fakirliğine sürüklendiği uyarısında bulunarak şunları söylemiş: “Yılda kişi başına 1312 metreküp su düşüyor... 2050'lere geldiğimizde 1312'nin 1000 veya daha da düşme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.”5
Öyleyse yol bir görünüyor: iktisad, iktisad, iktisad...
Dipnotlar:
1- Şuara Suresi: 28
2- Vakıa Suresi: 68-70
3- Muslim, Taharet, 95
4- WWF (Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı
5- Anadolu Ajansı