İndependent’in haberine göre Kanada’nın bir kasabasındaki belediye aldığı bir kararla ağaçların ‘yaşama’, ‘büyüme’, ‘bütünlüğünü koruma’ ve ‘yenilenme’ haklarına sahip olduğunu duyurmuş.
Son yıllarda üç kez sel basan kasabanın belediye başkanı Michel Bourdeau ağaçların iklim değişikliğiyle mücadelede ‘en büyük müttefikleri’ olduğunu “Ağaçlar bir yeşil altyapıdır. Isıyı azaltmaya, hava kalitesini iyileştirmeye, biyolojik çeşitliliği korumaya yardımcı olurlar. Bir ağaç insan gibidir. Nefes alır, yaşar, su içer. Bizi her türlü şeyden korur.” demiş.
Kanada’nın bir belediyesinde ağaçlarla ilgili alınan bu karar İslâm dininin ağaca bakış açsıyla örtüştüğünü düşünüyorum. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de 26 defa ağaç geçerken, bağ ve bahçeler anlamındaki cennet ise yaklaşık 146 defa geçmektedir. Ayrıca hurma kelimesi 13, üzüm 11, zeytin7 nar 3, sidre kelimesi 4 yerde geçmektedir.1
Savaşta dahi Hz. Ebebekir tarafından meyve ağaçlarını kesilmesinin yasaklanması,2 Sünnette ağaç dikmeye teşvik,3 hatta meyveli ağaçların sopa ve taşlarla dökülmesinin yasaklanması dahi sünnette yer almaktadır.
Risale-i Nur’da yer alan Bediüzzaman Said Nursî’nin ağaçla ilgili bazı görüşlerini de aktarmak istiyorum: “Her bir ağacın giydiği suret ve şekil, öyle musanna ve münakkaş bir hulledir, bir libastır ki, o ağacın dal ve budak ve aza ve eczasıyla tam kametine göre biçilmiş, kesilmiş süslendirilmiş. Ve öyle hassas ve mizanlı ve manidar ki, o ağacı bir kitap, bir mektup, bir kaside suretine çevirmiştir.“4 “Bir ağaç bir kelimedir ne kadar sayfası var”5 “Çünkü her meyvedar ağaç ve çiçekli bir otun da amelleri var, fiilleri var, vazifeleri var, Esma-i İlâhiyeyi ne şekilde göstererek tesbihat etmiş ise ubuduyetleri var.”6
Evet, bu bakış açısı ağaçları odun olmaktan çıkarır ve gereken değeri verir. Dolayısıyla ormanları korumanın en etkili yolu da budur.
Dipnotlar:
1- Çevre Sorunları ve İslam, s. 102.
2- Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, c.2,s.33
3- Feyz’l Kadir: 3/30
4- Sözler, s. 817.
5- Age., s. 550.
6- Age., s. 151.