"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“28 Şubat ukdesi” - 1

Cevher İLHAN
28 Şubat 2020, Cuma 00:17
“28 Şubat postmodern darbesi”nin 23. yılında hâlâ üzerindeki sır perdesi devam ediyor. 28 Şubat kasırgasını estiren cuntaya, destek veren mâlûm mahfillere dair muammalar duruyor.

“28 Şubat”ın özellikle “askerî yönü”, Genelkurmay’daki tartışmalar, medyaya sızan “komutanın yakasına yapışma” tehditleri, “zehirleme teşebbüsleri”, “suikast senaryoları” hâlâ karanlıkta. 

Hâlâ medyatik dezenformasyon ve propagandalarla gerçekler saptırılıp tersyüz ediliyor. “Karargâh”a doluşup ‘28 Şubat’ı ayakta dakikalarca alkışlayan bürokratlar, üniversite rektörleri - hocaları, yüksek yargı mensupları, iş adamları, sendika temsilcileri, medya sorgulanmadan, darbeye karşı duranlar itham ediliyor. Hâlâ bütün darbeler ve ara dönemlerde yapıldığı gibi “28 Şubat”da da hilelerle doğrular “yanlış”, yanlışlar “doğru” gösteriliyor. 

Tam tersine askerin içinde dizginleri ele geçiren “28 Şubatçılar”ın tahribatına engel olanlar, “postmodern darbecileri” büyük bir itinayla ayıklayarak orduya zarar vermeden emekliye sevk edip 28 Şubat balonunu patlatma yolunu açarak akim bıraktıranlar suçlanıyor. 

En çok çarpıtılan “28 Şubat” yanıltmalarının başında o günkü konjonktür dikkate alınmadan, dönemin Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in süreci açık bir darbeye dönüştürmeden tıpkı 12 Mart gibi Meclis’in kapısına kilit vurulmadan suhûletle atlatılması adına yaptığı “politik manevralar”ın önüne - arkasına ve neticesine bakılmadan, insafsızca karalamalar geliyor.

“DEMİREL, EŞİĞE GELEN DARBEYİ ÖNLEDİ”

“28 Şubat cuntacıları”nın, “Siz yerinizde kalın, biz bu meseleyi eskisi gibi halledelim” diye Refahyol hükûmetini alaşağı etme teklifine şiddetle karşı çıkıp “Cesedimi çiğnersiniz!” tepkisini gösteren Demirel’in, Meclis’i açık tutarak eşiğe gelen darbeyi önlediği gerçeği bilindiği halde, aleyhinde propagandalarla hâlâ bir yığın yakıştırma yapıldı, yapılıyor.

Oysa muhtelif çevrelerden gelen tesbit ve ikrarlarla “28 Şubat”ın içyüzü ortaya çıkıyor. 

“28 Şubat’ta kâğıt üstünde her şeyin kılıfına uydurulduğunu, askerin kışladan çıkmadığını, ama tankıyla topuyla geliyorum’ dediğini” yazan Hasan Cemal’in “27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi önceki darbelerin bir uzantısı ‘28 Şubat’ta askerin açık darbesini önlemede Cumhurbaşkanı olarak Demirel’in olumlu rolü var” değerlendirmesi gibi. (Milliyet, 3.3.12)

Keza Meclis komisyonu zabıtlarına atıfla gazeteci yazar Derya Sazak’ın, “Demirel, 28 Şubat’ta bu kez ‘devrilen’ değil, askerleri darbe fikrinden caydırandı. Demirel olmasa’ 28 Şubat açık bir darbeye dönüşebilirdi” tesbiti de. (a.g.g., 8.4.12)

“FİİLÎ BİR DARBENİN ÖNÜ ALINDI…”

Yıllarca AKP’de siyaset yapan Adalet eski Bakanı Sadullah Ergin’in, “28 Şubat döneminde siyaset yapan büyüklerimize gönülden birtakım sitemler gönderdik. Milletin hukukunu korumak adına keşke biraz daha direnilseydi, keşke milletin hukukunu korumak adına biraz daha fedakârlık yapılabilseydi diye içimizden geçirdik” deyip, “Bu dönemde karşılaştığım olaylar, geçmişte sitem ettiğim büyüklerimden helâllik istememe yol açtı. Eski siyasîlere haksızlık etmişiz” hayıflanmasıyla “helâllik” istemesi, “28 Şubat”a dair haksız ithamların, algı operasyonlarıyla yanlış telkin ve çarpıtmalara karşı hakşinaslığı da (Yeni Asya, 22.9.13)

Bir dönem Çiller’in danışmanlığını yapan Şükrü Karaca’nın, “Biz o zaman Demirel’e haksızlık etmiştik. 28 Şubat’ta onun belirleyici rol oynadığını falan düşünüyorduk. Sonraları şahsen anladım ki, onunkisi bir erken uyarıydı. Meclis tavır alsaydı 28 Şubat olmazdı” diye konuşup “Demirel’in iş çığırından çıktıktan sonra olayın fiilî bir darbeye gitmemesi için Yalım Erez’e hükûmet kurma görevi vermesi gibi bir sürü ‘numaralar çekmesi’ benzeri hoşlarına giden-gitmeyen çabaların olduğunu” söylemesi ve “99’da halk Fazilet’e yüzde 34 oy verse darbe olurdu. 2002’de AKP’ye verdi, hiçbir şey olmadı; çünkü şartlar değişmişti” ifadeleri de (Yeni Asya, 7.1.14)

Özetle, üzerindeki sır perdesi kalktıkça, arka plânı aydınlandıkça “28 Şubat ukdesi” çözülüyor.

Okunma Sayısı: 1901
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı