"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bari felâkette kutuplaştırmayın

Cevher İLHAN
30 Nisan 2020, Perşembe
Salgının iktidarca siyasileştirilmesi süreci garabeti ibretle izleniyor.

Önceki “ulusa sesleniş” konuşmasında, muhalefete mensup belediyelerin ücretsiz ekmek dağıtımı, yardım kolisi göndermesi, aşevi açması, sahra hastanesi yapımı gibi -esasen iktidar partisi belediyelerinin on sekiz yıldır yapmakla övündükleri- hizmet ve yardımlarını “bozgunculuk” ve “şov yapmak”la suçlayan, “bu tür teşebbüsler geçmişte terör örgütleri tarafından denendi” ithamıyla kötüleyen Cumhurbaşkanı’nın son “seslenişi”nde de aynı tahkirli suçlamalar sergilendi.  

Görünen o ki bütün milletin hükûmeti olarak, salgınla mücadelede tedbirlerin alınması, ekonomik felâketle, işsizlik afeti ile karşı karşıya kalan vatandaşlara, kepenk indiren küçük esnafa, işini kaybeden, sokakta çalışıp işsiz kalan, kayıt dışı çalışan milyonlara verilecek desteklerin açıklanması yerine, yine muhalefet hedef alınıp, siyasî salvolar sürdürülüyor. 

SİYASÎ KUTUPLAŞTIRMAYLA GÜNDEM SAPTIRMASI

Görünen o ki bile bile siyasî tartışmalar tahrik edilerek sun’î gündemle ülkenin önündeki gerçek gündem unutturulmaya uğraşılıyor. Dünya devletleri milyarlarca euro ve dolar ayırırken, 200 milyar lirayı bulduğu ileri sürülen “destek paketi”nin en az dörtte üçünün faizle kredi vermekten, fatura ödemelerini ve borçları ötelemekten, vatandaşları borçlandırmaktan öteye geçmediği vakıasının üstü örtülerek politik polemiklerle gündem saptırılmak isteniyor.

Ekonominin çöküşüne ve milyonlarla işsize yeni milyonların katılması ikazlarına rağmen hâlâ siyasî demagojilerle felâket geçiştirilmeye yelteniliyor. Asıl problemler halının altına sürülerek ve zamana yaydırılarak “alıştıra - alıştıra” peyderpey ortaya çıkan - çıkacak ekonomik iflâs, yokluk ve pahalılık vahametine kitlelerin “bağışıklığı” sağlanıyor.

Bu maksatla, musibet gününde bütün millete seslenmek yerine, sanki partinin kongresinde ya da parti militanlarına, trollere sesleniyormuş gibi, Ramazan ayında dahi milletin en az yarısını dışlayan, bütün muhalefeti siyasî tarafgirlikle ayrıştıran sert söylemlerin ardı arkası kesilmiyor. 

Belli ki “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi”nin ekonomiden dış politikaya bütün alanlarda başarısızlıkla tükenişiyle düşülen siyasi sendromda “tedbirlere dair çağrılar” dahi büyütülerek, farklılıklar kaşınarak “siyasî kutuplaşma” meydana getirilmek isteniyor. 

Bundandır ki, Meclis’te muhalefetten, kamuoyundan gelen bütün teklif ve önergeler reddedilirken, en mâkul ve mâsum ikazlara dahi aşırı tepkiler veriliyor. Kanuni teminat altında “bağış kampanyaları” engellenen belediyelerin sosyal yardımlarını arttırarak devam etmelerine karşı ağır takbihlerle fevkalâde sakil politik karşılık veriliyor.  

HER MESELE SİYASET ZEMİNİNE ÇEKİLİYOR

Yine bundandır ki, iktidar partisi temsilcileri ve sözcülerince, gerginlikleri tahrikle kavga ve kamplaştırmanın fitili ateşleniyor. “İktidar cephesi”nin dışındaki partiler, sivil toplum ve kamuoyu “hastalıklı zihniyet” olarak aşağılanıyor. Her mesele siyaset zeminine çekilerek günübirlik polemiklerde kullanılıyor. Hâlâ manipülasyonla siyasî algı oluşturulmaya, toplumun önemli bir kesiminin “düşmanlaştırılması” suretiyle siyasî rant devşirilmeye çalışılıyor. 

Toplumu sosyal patlama raddesine getiren maddî ve mânevî sıkıntılara karşı topyekûn bir seferberlikle maddî ve mânevî tedbirler almak yerine, tamamen “siyasetçilik ve tarafgirlik tahriki”yle, “inhisar zihniyeti”yle dinî değerlerin siyasetin tartışma odağına taşınmasında ve mukaddeslerin siyasette istimal ve istismarında olduğu gibi, felâkete karşı yardımlar dahi iktidarın tekeline alınıyor. 

Felâkete dair tesbit ve tedbirler dahi siyasî polemiklerle çarpıtılarak kamplaştırma, kutuplaştırma ve ötekileştirmenin alevlendirilmesi suretiyle öncelikle salgınla mücadele baltalanıyor; milletin birlik ve bütünlüğüne zarar veriliyor.   

Oysa resmî rakamlarla can kaybının üç bini bulduğu vartada, en başta iktidardakiler siyasî ayrışmalara, çatışmalara, polemiklere meydan vermemeli. Hiç olmazsa felâkette siyasi tarafgirliği bırakmalı. Kin ve nefreti körükleyen nefret diline bir an evvel son verilmeli. 

Yoksa olan yine millete ve ülkeye olur; ve çok yazık olur.

Okunma Sayısı: 1819
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı