"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dinî hassasiyetlerde çifte standart olmamalı…

Cevher İLHAN
20 Ocak 2022, Perşembe
Ekonomiden dış politikaya her alanda çöken “tek kişilik hükûmet”, faizin, dövizin yeniden tırmandığı, yeni fahiş zamlarla enflasyonun katlandığı fiyaskoda yeni algı operasyonları peşinde.

Anlaşılan, artık Türkiye’ye vaad edeceği bir şey kalmayan, ilk seçimde açık ara ile kaybedeceğini, artık seçim ve sandık baskı ve oyunlarıyla manipülasyonlarının da aradaki farkı kapatamayacağını gören “iktidar cephesi”, düştüğü girdaptan canhıraş kurtulma paniğinde.

Yeniden siyaseti bölen “kimlik siyaseti”yle toplumu kutuplaştırmayla Türkiye’nin gerçek gündemini perdeleme hesâbına her türlü vahim yanıltmalarla düşmanlaştıran “nefret dili”yle özellikle dini meselelerdeki hassasiyetleri istimal ediyor.  

“Siyasetçilik taraftarlığı”yla “herkesin ortak mukaddes ortak değeri olan dini” partisine has gören” ve başkalarını “din dışı”, hatta “dinsiz” gösteren çarpıtmalara tevessül ediyor; bunun en fazla dine zararı olduğunu ve insanlarda din aleyhtarlığı meylini uyandırdığını bile bile…

DİNİ İSTİMALE CEVAP VERMELİ

Ortaya atılan son bir şarkı sözü üzerinden alevlendirilen tartışmalarda “Hz. Âdem ilk peygamber ama ilk insan değil” türü uydurmalarla hâlâ ideolojik saplantılarından kurtulamamış medyatik mihrakların saptırmalarını âdeta fırsat bilerek tepe tepe kullanıyor. 

Sözkonusu şarkının beş yıl önce piyasaya sürüldüğüne, “câhilce” sözleri sarfeden şarkıcının 2009’da “çözüm süreci”nde ve 2010’daki referandumunda AKP’ye tam destek verdiğine bakmadan…

Öncelikle sormak lazım; beş yıldır görülmeyen, dahası yandaş gazetenin manşetinde “Minik Serçe’nin cesur yüreği” övgülerine konu olan (Sabah, 19.8.2009) şarkıcının dini kıymetlere saygısızlığı ve tahkiri neden şimdi görüldü?

Gerçekten, sözü edilen “hümanist sanatçı” neden o gün “makbul” idi de şimdi “hedef” oldu?

Görünen o ki müflis tüccar gibi AKP siyasi iktidarı, son çâre olarak dini hassasiyetleri istismarın peşine düşmüş; ekonomik yıkım ve siyasi iflası “dini hassasiyetleri” kaşımakla gölgeleme peşinde.  

Çarpıcı olan, beş yıl önce görmediği, veya görüp de sırf iktidarı savunduğu için göz yumduğu şarkıcının dini değerleri tezyifinin yeni görülmesi! İslâm dinini doğru anlatmakla ve dine gelen saldırılara cevap vermekle görevli Diyanet’in de “iktidara iliştirilmiş yandaş medya” gibi şimdiye kadar tek kelime itiraz etmeyip beş sene sonra eleştirmesi!

Belli ki Diyanet, haklı itirazda bulunma hassasiyetini sergilemiş; iyi de etmiş. Ne var ki siyasetin dini istismarlarına da karşı çıkmalı. Yolsuzluklara, hırsızlıklara, medyada pervâsızca sergilenen her türlü müstehcenliğe, millet malının yandaşlara peşkeş çekilmesine, göz göre göre talana, gasba da açıkça ses çıkarmalıydı. 

DİNİ İSTİSMARA BİGÂNE KALMAMALI

Mesela, görüntüleriyle medyaya yansıyan iktidar partisi adaylarının camide seçim propagandası yapma skandallarına; bir bakanın “Bakara - makara” demesine, “her Cuma bir âyet sallıyorum” sakil saygısızlığına cevap vermeliydi.

Ya da bir iktidar milletvekilinin “Erdoğan’a dokunmak bile ibadettir” gibi garip yakıştırmasına, “Tayyip Erdoğan için her gün iki rekât şükür namazı kılmamız gerekir” sözünü sarfetmesine, bir bakan yardımcısının bir düğünde evlilik cüzdanını geline verirken “Erdoğan’ın sünnetinin gereğidir” demesine, cami avlularında “Tayyibim” başlıklı ilâhiler brdşürünün dağıtılmasına, bir tarihçinin “İslâmî kaideye göre Erdoğan’a oy vermek İslâmın gereğidir” garip “fetvası”na karşı çıkmalıydı.  

Yine bir vekilin “referandumda evet çıkacağına dair hadis-i şerif var” uydurmasına, “referandumda hayır oyu verecekler şeytandır’” bühtanına, “AKP’nin seçim kazanması göklerden inen bir karardır” pervasızlığına suskun kalmayıp ikaz etmeliydi... 

Eski bir bakanın “İnanıyorum ki vereceğiniz destek yarın ruz-i mahşerde (kıyamet gününde), yine sizin berat belgelerinizden (kurtuluş belgelerinizden) biri olacak” veya “AKP’ye oy vermeyeni Allah çarpar!” istismarının dinen yanlışlığını ortaya koymalıydı. 

Dini hassasiyette çifte standart olmamalı…

Okunma Sayısı: 504
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bülent BİÇER

    28.1.2022 23:12:47

    Tebrik ederim Cevher Bey...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı