"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennet-Âsâ bir bahar ve yeşermeyi bekleyen çekirdekler

Ziya Nur BİRLİK
18 Haziran 2026, Perşembe
Bu sene Rabb-i Rahîm yeryüzüne şaşaalı, emsalsiz bir bahar ihsan eyledi.

Yıllardır yüzünü görmediğimiz nâdide çiçekler birer birer arz-ı endâm eder oldu. Bahar, toprağın bağrına düşmüş her bir çekirdek için muazzam bir uyanış fırsatı, sinesinde derc edilen orijinal programı kâinata okutma vaktidir. İnşaallah bu bahar, mânevî baharların da müjdecisidir.

İnsanlar da kendi bahçelerine emek verirler. Bakımını yapıp, ihtimam göstererek tanzim ederler. İmkânlarını münhasır yerlere akıtırlar. Dostlarını davet edip bu güzellikleri paylaşır ve takdirlerini beklerler. Ama nazarlarda “falanın bahçesi” olarak bilinir ve umum ondan istifade edemez.

Oysaki bahar tüm mevcudatın bayramıdır. İstifade etmeyen hiçbir varlık yoktur. Her çekirdeğin kendisinde olanı gösterebildiği, fırsat eşitliğinin sunulduğu bir zemindir. “Saadet odur ki, umuma, lâakal eksere saadet ola.” düsturuna uygundur.

Bu ortam, ehadiyet cilvesiyle farklı yaratılmış orijinal birer çekirdek misali fertlerin, istidatlarını yeşertip sümbüller vermesinin en uygun zeminidir. Bilinir ki her bir fert fıtrî vazifesini yapamaz ve istidat çekirdeklerini toprağın altında çürütürse, cemiyette o renge ve o meyveye ait boşluk kalır; başka hiçbir kimse onun yerini dolduramaz.

Fakat insanın, “...şu teşhirgâh-ı dünyada, mahlûkat nazarında, esmâ-i İlâhiyenin sana taktıkları garip sanatlarını ve lâtif cilvelerini bilerek, hayatınla teşhir ve izhâr etmektir” sırrınca taklitçilikten kurtulup orijinalitesini ortaya koyması ancak istibdadın kırıldığı hürriyet zemininde mümkündür.

Fırsat eşitliğinin çiğnendiği, istibdat ikliminin hüküm sürdüğü, baharın hakikî manasının idrak edilemediği yerlerde manzara bambaşkadır. Buralarda güneşe uzanan yollar şahsî gölgelerle kapatılmıştır. Kendi elleriyle suladıkları mahdut alanları nazara verip “Bakın bahçemize nasıl da güzel baktık!” diyerek insanları sadece kendi övünç sahalarını seyretmeye davet edenler, aslında fıtrî inkişafa set çeken bir tekelciliğin mümessilidirler. Sun’î bahçeler “nazarlar daima kendine çekilsin” isteyip şahısları parlatır. Oysa o daracık seranın hemen bitişiğindeki topraklar kupkurudur.

Hakikî bahar geldiğinde manzara tamamen değişir: Artık nereye baksanız her yer bahardır! Çiçekler bir aracıya veya şahsın lütfuna ihtiyaç duymadan, doğrudan güneşten istifade ederler. Bütün istidatlar topyekûn neşvünemâ bulur. Ortak aklı esas alan meşveretin ve şahs-ı mânevînin sırrı tam da budur. Güneşin önündeki istibdat perdeleri kalkmış, sahadaki her fert fırsat eşitliği içinde, tam bir hürriyetle o nurdan feyiz almıştır.

Cemiyette hakikî bahar anlayışının yerleşip yerleşmediğinin göstergesi; yapılanları ve başarıları şişirilmiş şahısların vitrinine koymak değil, “Dicle kenarında kuzuyu kurt kapsa, hesabı Ömer’den sorulur” hassasiyetiyle, yeşermeyen tek bir çekirdeğin bile mesuliyetini, büyükletilen şahsın omuzlarına yüklemektir. Böylesi bir baharda âtıl kalmış tek bir istidat dahi varsa, şahs-ı manevî şuuru övünmeyi bırakır: “Acaba biz onun önüne hangi gölgeyi düşürdük? Güneşten doğrudan istifade etmesine hangi istibdatla mani olduk?” diyerek başarıları değil, perdelenen hataları konuşur.

Bediüzzaman’ın, “Ben acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz” müjdesi; birkaç idarecinin zoraki yeşerttiği dar bahçeler değil, her ferdin güneşten doğrudan beslenip kendi orijinal rengiyle çiçek açtığı şahs-ı manevî ortamı içindir.

Okunma Sayısı: 241
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı