"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Düşünce suçluları ülkesi”

Cevher İLHAN
12 Ocak 2021, Salı

TESBİT

10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nde uluslararası kuruluşların raporlarıyla, Türkiye dünyada hâlâ en fazla gazetecinin tutuklu olduğu, “tek kişilik sistem”de “iktidara ilişik olmayan medya”ya baskıların devam ettiği ülkelerin başında geliyor. 

Âdeta bir “sansür merkezi”ne dönüştürülen RTÜK’ün Başkanı’nın “Cumhurbaşkanı’nın tâlimat ve telkinlerini emir telakki ederiz” ikrarıyla, medyanın yüzde 95’ini oluşturan iktidara yakın kanallardan ikisi birer uyarı ve biri “para cezası” ile geçiştirilirken, medyanın ancak yüzde beşini bulan ve eleştirel yayın yapan televizyonlara ceza üstüne ceza yağdırılıyor. 

Bu süreçte gazete ve dergilerin haberlerine 368 sansür dayatması, “emir’ telâkki edilen ‘tâlimat’ ve ‘telkinler”in akıbetini ele verirken, kesilen cezalarla medya “terbiye edilerek” sindirilip susturulmaya çalışılıyor. İktidara eleştiriler “suç” sayılıp gazeteciler tutuklanarak basın özgürlüğü kelepçeleniyor.

En son Basın Konseyi’nin “2020 yılı Basın Özgürlüğü Raporu”na göre RTÜK, iktidara yakın televizyonlara yalnızca 400 bin lira idari para cezası verirken, eleştirel yayın yapan televizyonlara 25 katına denk düşen 10 milyon lira ceza kesmiş. 

Yine yıl içinde hakkında 102 bin 500 şikâyet yapılan iktidar yanlısı bir kanala yalnızca bir kez uyarı, bir kez de idari para cezası uygulanır, iktidar yanlısı dört kanalla ilgili tek dosya görüşülmeyip hiçbir ceza verilmezken, iktidarı eleştiren dört kanala 45 kez idari para, 36 gün program durdurma ve ekran karartma cezası uygulanmış.

Ayrıca kamudan reklam alamayan bağımsız medyanın resmi ilânlarına da haksız hukuksuz şekilde el konulmuş. Devlet kurumları ile TMSF bünyesinde şirketlerden iktidar medyasına 2020’de 10 milyon saniyeyi aşkın reklam verilirken bağımsız medyaya bir saniye bile reklam verilmemiş.

Ayrıca Uluslararası araştırmalarla Türkiye’de 15 Temmuz Hâdisesi’nin ardından 170’e yakın gazete, dergi, radyo, TV kanalının kapatılmasının ardından 30’a yakın kanalın, 20’yi bulan gazetenin satıldığı vartada binlerce gazetecinin işsiz kalıp çalışamadığı kaydediliyor. TÜİK verilerine göre medya alanında işsizlik oranının yüzde 24 olduğu Türkiye’de geçen yıl 306 gazetecinin işsiz kaldığı, 97 gazetecinin baskı ve sansür nedeniyle istifa ettiği bildiriliyor.  

Hulâsa, eski Başbakan Davutoğlu’nun değerlendirmesiyle, “28 Şubat sürecinde askeri vesayetin ülkemizi soktuğu karanlığa benzeyen bu baskı ortamında eleştiren, muhalefet eden hemen cezaevine gönderiliyor. Türkiye âdeta bir düşünce suçluları ülkesi olmuş. Siyasi iktidar, fikrini beğenmediği vatandaşı, haberini beğenmediği gazeteciyi, tvitini beğenmediği öğrenciyi cezaevine atıyor.”

Ve bu tesbitler, “hibrit/melez demokrasiler” kategorisinde, 2020’de de Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’yi 180 ülke arasında 154. sırada Etiyopya, Belarus, Kongo ve Brunei kategorisinde Kuzey Kore ve bazı Orta Afrika ülkeleri sıralarında yer alıyor.

GARABET

Erişim engeline erişim engeli! 

Önceki yıllarda açıklanan Freedom House’un İnternet Özgürlüğü Raporu’yla Türkiye’de 672 içerik, dergi, gazete, haber hakkında erişim engeli kararı verilmesiyle ifâde hürriyetine kelepçelenmiş.

Aslında Hazine ve Maliye Bakanı’nın Instagramda “istifası”nın, “yandaş medya” ile “iktidara iliştirilmiş medya”ca -Saray’ın bakışı kestirilemediğinden ya da tepeden “tâlimat”la- yirmi yedi saat verilmeyip görmezden gelinmesi Türkiye’de basın özgürlüğünün tam bir göstergesi.  

Sosyal medyaya da sansür baskısı uygulanıyor. İktidarın işine gelmeyen tvitlere erişim engelleniyor. Engellenen ve silinen haber sayısı binleri aşıyor. 

Öncelikle dolar garantili ihale alan şirketlere vergi muafiyeti ve kredi borçlarının silinmesine ilişkin haberlere erişim engelleri bunların başında geliyor. 

Erişim engeline ilişkin haberlere erişim de engelleniyor.

KISACA

 “Ülke karanlık tünele sokuldu”

“Maalesef Türkiye despotik özellikler taşıyan, kuvvetler birliğinin son adımlarını atan tek adam rejimine dönüştü. Güç zehirlenmesi her yeri sardı, kişisel beka için ülke karanlık bir tünele sokuldu.”

Mustafa Yeneroğlu 

(Eski AKP’li, DEVA Partisi Genel Başkan Yrd.)

 

 

Okunma Sayısı: 1702
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rahim

    12.1.2021 12:15:29

    Rabbim yar yardımcınız olsun kardaşım

  • Necati

    12.1.2021 01:37:18

    Iktidarın emrinde olan onlarca kanalda,gündüz kuşağı programları ve dizlerde ahlaksızlık, milli ve manevî değerlerimize aykırı yüzlerce proğram hiç ses çıkarmayan rütuk ve akp , % 5 lik muhalif yayınlara baskı üstüne baskı yapıyor. Yandaşı yayın organlarını resmi ve özel sektör reklamları ile besliyor. Devletin daha doğrusu milletin trt si bile tamamen tek partinin yayın organı haline gelrilldi. Türkiye tam bir tek parti devleti haline geldi. İnşallah secımle bu kaostan kurtulacağız. Demokrasi ittifakına hep birlikte güç ve destek verelim. Allah bu millete yardım etsin.

  • Yusuf

    12.1.2021 01:04:29

    Vay benim güzelim memleketim, titre ve kendine gel.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı