"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail’in işgal ve zulmünü “meşrûlaştırma”

Cevher İLHAN
03 Aralık 2021, Cuma
Ankara’dakilerin daha düne kadar “emperyalizmin kripto elemanı” dediği İsrail’le işbirliğindeki Birleşik Arap Emirlikleri’yle (BAE) “normalleşme”nin ardından doğrudan İsrail’le işbirliğinin ilerletilmesi, AKP iktidarında Ankara’nın “Ortadoğu politikası”nın çöküşünü yeniden teyid ediyor.

Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan ile birlikte petrol arama-sondaj anlaşması yapan BAE ile Saray’da kotarılan son “işbirliğini” örnek gösteren Cumhurbaşkanı’nın havada “BAE benzeri bir anlaşma İsrail ve Mısır’la da olacak ve tabiî ki büyükelçileri de atayacağız” ifadesi Dışişleri’nin ve diplomasinin dışlandığı “tek kişilik yönetim”in “dış politikası”nın iflâsının ilânının son ikrarı. (Millî Gazete, 30.11.21)

Görünen o ki Doğu Kudüs’ü İsrail’in başşehri olarak tanıyıp Amerikan Yahudi lobisine “Amerikan Elçiliğini Yahudi halkının ebedî başşehri Kudüs’e taşıyacağız” vaadiyle, İsrail’in Suriye’ye ait zengin su kaynakların ve verimli arazilerin bulunduğu stratejik Golan tepelerini işgaline arka çıkan Trump’ın Yahudi damadının, Filistin’i ikiye bölüp tefrika sokarak “İsrailleştiren,” siyonist hedeflerle BM kararlarını çiğneyerek kurulan yasadışı Yahudi yerleşim birimlerini “yasallaştıran” ve işgali genişletip kalıcılaştıran “yüzyılın plânı”na zemin hazırlanıyor.

İŞBİRLİĞİ”YLE İSRAİL HEP ŞIMARTILDI

Gerçek şu ki AKP iktidarında İsrail’le her türlü ekonomik, ticarî, savunma sanayii ve silâh alımı ihaleleri sürdürüldü. Öncelikle 15 Temmuz 2004’te Resmî Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla GAP’ı, KOP’u (Konya Ovası Sulama Projesi) içine alan, tarımdan hayvancılığa, sulamadan tohumculuğa, turizmden telekomünikasyona, güvenlik ve çevreye geniş “ekonomik mutâbakat zabıtları”yla İsrail’le ekonomik ilişkiler daha da genişletildi.

Ankara’nın onayı ile İsrail’e Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) üyeliği kıyağı sunuldu. Tek Müslüman üye Türkiye’nin vetosunu kaldırmasıyla İsrail OECD’ye alındı. Yine Türkiye’nin blokajını çekmesiyle İsrail’in NATO üyeliğinin önü açıldı, ortak askerî tatbikatlara katılımı sağlandı.

31 Mayıs 2010’da Gazze’ye insânî yardım taşıyan Türk bayraklı Mavi Marmara sivil gemisine uluslar arası sularda saldırıp on vatandaşı hunharca katleden “İsrail askerlerinin hiçbir cezâi ve hukukî sorumluluk taşımayacağı” teminatı verilip dâvâlardan resmen vazgeçilerek İsrail “ödüllendirildi.” 

İsrail’in Gazze bombardımanı sürerken, Cumhurbaşkanı’nın “katil terör devleti!” dediği günde İsrail’le “istihbarat işbirliği anlaşması” imzalandı. İskenderun limanından İsrail’in Hayfa limanına resmî törenlerle ro ro seferleri başlatıldı. Kuzey Irak’ın Bağdat’ı bypasla hortumladığı petrolün Ceyhan’dan Aşkelon limanına sevkiyatına devam edildi. (Milliyet, Sabah, 21.11.12; gazeteler, 21.6.19)

Bu arada Cumhurbaşkanı, İsrail Ordu Radyosu’na “Bizim İsrail’e, İsrail’in bize ihtiyacı var” çıkışının ardından “İsrail’le işbirliği ‘bölgenin gerçeği’, İsrail ile inşallah farklı bir noktaya gelinecek” temennisinde bulunurken, İsrail Ticaret Ataşeliği’nin tesbitiyle siyasi ve askerî “stratejik işbirliği”ne eklenen Serbest Ticaret Anlaşması’yla Türkiye-İsrail ticaret hacmi kat kat arttırıldı. (Israel National News, 1.12.15; gazeteler, 2.1.16; Milliyet, 6.1.14; Trademap,12.3.19) 

“FİLİSTİN DÂVÂSINA AÇIK BİR SUİKAST”

Keza Kasım 2018’de THY ile İsrail Bank Hapoalim ile, ‘IsraCard”la İsrailli yolculara indirimli “ortak uçuş anlaşması” yapıldı. 4 Mart 2004’te Ankara ile Telaviv’in imzaladığı “Manavgat suyunun İsrail’e deniz yoluyla tankerlerle taşınması mutâbakatı”nın yanısıra Katar’la “su alanında işbirliği”yle “Fırat ve Dicle’nin İsrail’e akıtılması anlaşması”na varıldığı bildirildi. (Şalom, 20.12.18); T.C. Dışişleri Bakanlığı, BN:3 - 6 Nisan 2006, Manavgat Nehrinden İsrail´e Su Satışı hk.) 

Kısacası, en üst düzeyde kuru kınamalarla, rest çekmelerle, “Ey İsrail!” meydan okumalarıyla, medyatik propagandalarla iç kamuoyuna mesaj verilirken, Ankara İsrail’i pervâsızca saldırı ve zulmünden, Kudüs’ü ve Filistin’i “Yahudileştirme operasyonları”ndan, “iki devletli çözüm”ü berhava eden dayatmalardan caydıracak hiçbir ciddi yaptırıma başvurmadı. İsrail’le ekonomik mutâbakat zabıtlarından, enerji ve savunma sanayi ihalelerinden bir teki dahi iptal edilmedi, askıya alınmadı.

Ve şimdi de Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den tecrid eden krizin maddi ve mânevî ağır mâliyetinin ve vahim kaybının telâfisi için “İsrail’le işbirliği” çarpıklığına gidiliyor. İsrail’in Doğu Akdeniz’de nüfuzunu arttıran bir aktör olarak Avrupa’ya boru hatları üzerinden doğalgaz ihracının önü açılıyor.

Kısacası, İsrail’le yeni işbirlikleri ile işgal ve zulmü “meşrûlaştırılıyor”, Filistinlilerin hakkının gasbı “normalleştiriliyor.” 

“Filistin dâvâsına açık bir suikast” olarak…

Okunma Sayısı: 759
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Asım parlak

    3.12.2021 07:59:04

    Bizim toplum fazla ehli tahkik değildir o yüzden AKP gerçek niyetini göremedi ve halende görmüyor onun için anketler de oy oranı baraj altında görünmüyor onlarda millet bizden desteğini çekmediğine göre durmak yok berbat icraat la yola devam diyorlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı