"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Neden kamuoyu yanıltılıyor?

Cevher İLHAN
10 Temmuz 2021, Cumartesi

GARABET

Salgında varyant kâbusuyla Sonbahar’da “dördüncü dalga”dan söz edilirken ve hâlâ nüfusun dörtte birinin ikinci aşı yaptığı süreçte Cumhurbaşkanı’nın bir gün arayla peşpeşe birbirini nakzeden ifadeleri siyasi iktidarın salgındaki vaziyetini ele verdi.  

Önce Sakarya’da partisinin toplantısında “Bugün Avrupa’nın en gelişmiş ülkeleri dahi bu aşıları ücretle yapıyorlar. Bugün İngiltere 100, 150 sterlinle aşı yapıyor. Bizse ücretsiz aşı yapıyoruz” diye konuşan Cumhurbaşkanı’na itirazları geldi. (gazeteler, 3.7.21)

“Frankfurter Rundschau” gazetesi “Erdoğan‘dan yanlış açıklama” başlıklı haberinde “Almanya’nın aşıyı ücretli yaptığı” sözlerinin Berlin’de şaşkınlığa neden olduğunu” yazdı. Der Westen, “Erdoğan’ın “doğru olmayan açıklamalarla halkını yanılttığını” yayınladı.  

Gerçek şu ki dünyada 192 ülke içinde bir tek Çekya’da aşı ücretli; gerisinde bütün dünyada ücretsiz.

Bundandır ki Cumhurbaşkanı’nın “yanıltıcı” bu çıkışı, en son elektriğe ve doğalgaza son zamların ardından aşının da paralı olmasına zemin hazırlamak için yaptığı sorusunu sordurdu.

Özellikle aşı konusunda hiçbir ilmi temele dayanmayan tartışmalar devam ederken, “Dünyanın pek çok yerinde koronavirüs testleri ücrete tabi iken biz salgının başından beri vatandaşlarımıza ücretsiz test hizmeti sunduk” diye kez meseleye “test işi”ni karıştıran Cumhurbaşkanı’nın bu kez tam tersine “aşı hizmetlerini de diğer ülkeler gibi ücretsiz olarak vatandaşımıza veriyoruz” çarkı dikkat çekti. (gazeteler, 5.7.21)

Gerçekten, Cumhurbaşkanı neden iki gün sonra kendisini tekzip edeceği bu iddiada bulundu? Ya da kendisini her defasında kimler ve niçin yanıltıyor ki göz göre göre gerçekler tersyüz ediliyor? 

Sahi bile bile garabet neden?!

VAZİYET

Yine yüzde 99.9 hata!

Bilindiği gibi “yap-işlet-devret sistemi”yle yapılan köprü ve otoyollara araç geçişi, şehir hastanelerine hasta sayısı verildiği gibi havaalanlarına da yine dolar – avro üzerinden yolcu gelir garantisi verilmiş.

Sözleşmeye göre yıllık bazda tahsil edilen yolcu hizmet bedelinin garanti bedelinin altında kalması durumunda aradaki fark ihaleyi alan firmaya ödeniyor. Mesela İstanbul Havalimanı için DHMİ, 12 yıl için verdiği yolcu garantisinin toplamda 6,3 milyar euroya ulaşıyor. 

Sözkonusu yolcu garantisine dair en çarpık vaziyet Kütahya’daki Zafer Havaalanı’nda ortaya çıkıyor. Ana muhalefet milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın Sayıştay ve Cimer kaynaklarındaki belgelere dayanarak yaptığı araştırmaya göre, bu havaalanı için 2021 yılının ilk 5 ayında garanti 549 bin 54 yolcu garantisi verilmiş ve sadece 308 yolcu havaalanını kullanmış!

Buna göre garanti ödemesi: 2.905.652 Avro olan Zafer Havaalanı’nda hata oranı yüzde 99.9’la uçmayan yolcular için şirkete 208 milyon Avro ödenecek. 

Yani bir defa daha hata rekoru kırılmış…

TESBİT

 “Siyasi iktidarın ‘sansür kurulu”

Daha önce,  “partili cumhurbaşkanı”nın olduğu “tek adam rejimi”nde, RTÜK Başkanı’nın “Cumhurbaşkanı’nın tâlimat ve telkinlerini emir telakki ederiz” ikrarıyla “yandaş olmayan”, hatta siyasi iktidara yeterince övgüler dizmeyen televizyonlara ceza üstüne ceza yağdırdığı tesbit edilmişti. 

RTÜK’ün verdiği cezalara dair raporlarda, medyanın ancak yüzde beşini bulan ve eleştirel yayın yapan kanallara, toplam 36 kez idari para ve program durdurma cezası dayatılırken, yine bu sürede -binlerce şikâyete rağmen- medyanın yüzde 95’ini oluşturan iktidara yakın kanallardan ikisine birer uyarı ve birisine “para cezası” ile geçiştirmesi dikkati çekmişti. 

Siyasi iktidarı rahatsız eden kanallara program durdurmalarla - bir hesâpla 1.033.864 lirayı bulan- para cezalarını kesmekle RTÜK’ün eşitlik ilkesini ihlâl eden “sansür merkezi”ne dönüştüğü ve iktidardakilerce “medyayı susturma” ve “bir sindirme aracı” haline getirildiği ortaya konulmuştu. 

En son altı ayda sırf siyasi iktidarı eleştirdiği için muhalif kanallara yayın durdurma ve beş milyon lirayı bulan 22 cezâyı kesen RTÜK’ün iktidara yakın kanallara –binlerce şikâyete rağmen- tek bir ceza kesmemesi bu kurulun da “siyasetin sopası” olarak kullanıldığını bir defa daha ele verdi. 

Bunun içindir ki RTÜK’ün Anayasaya aykırı olarak sansür uygulamakla medyayı ülke meselelerini tartışmaktan caydırmaya, eleştirel haber yapılmasını engellemeye  çalıştığına dikkat çeken Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin tesbitiyle kamu yararını gözetmesi gereken kurul, siyasi iktidarın âdeta “sansür kurulu” haline getirildiğini nazara veriyor. 

Özetle, Türkiye’ye yazık ediliyor…

Okunma Sayısı: 1603
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı