"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Önce ekonomik destek...

Cevher İLHAN
04 Nisan 2020, Cumartesi
Koronavirüs salgını ve ekonomiyi tahribiyle mücadele için dünyada yüzlerce milyar euro tahsis edilirken, Türkiye’de “bütün tedbirler alınmış” tekrarıyla mesele bir tek vatandaşa kalmış gibi görünüyor.

Vak’aların daha pik yapmadığı Türkiye’de vak’a sayısında Çin, İtalya, İspanya ve Amerika’dan sonra dünyada altıncı, can kaybında on ikinci sırada olduğu bildiriyor.

Sürekli “evde kal” deniliyor; lâkin evde kalmanın şartları hazırlanmış değil. Cumhurbaşkanı’nın itirafıyla “üretimin durmaması” için milyonlar çalışmak niyetiyle evinden çıkmak zorunda kalıyor. Sadece vakaların yüzde 60’ının görüldüğü İstanbul’da iki buçuk milyon insan iş için sokakta. 

Resmî rakamlarla sekiz milyonu aşkın işsize, salgınla kapatılan işyerleriyle, durma noktasına gelen sanayi, ulaşım ve hizmet sektörün çalışanlarının işlerini kaybetmesiyle milyonlarca işsiz eklenmiş. Çalışma Bakanlığı’nın açıklamasıyla daha ilk günde kısa çalışma ödeneğinden 19 bin firmanın 420 bin çalışanı için başvuru yapması bunu gösteriyor. 

Kısacası, işini kaybeden ve işsiz kalan milyonlara ekonomik destek verilmediğinden “evde kal” çağrıları etkili olmuyor, izolasyon sağlanamıyor. Hükûmet, işe “gitmeyin” dediği vatandaşlara ekonomik destek vermek mecburiyetinde. Başka da yolu yok.

Karantina için “ücretli izin” gereği

Koronavirüsle gelen ekonomik krizin 2008 global krizinden kat kat büyük olacağı belirtiliyor. ABD Senatosu, 2 trilyon dolarlık yardım paketini çıkarıp, milyonlarca aileye  yardım yapılıyor. Almanya’da Bakanlar Kurulu, 750 milyar euroluk yardım paketiyle 156 milyar avroluk ek bütçeyi onaylıyor.

Macron, Fransa’da krize yüz milyarlarca euro ayırıyor. Kanada Başbakanı Trudeau, geliri düşenlere kriz süresince ayda iki bin dolar veriyor.

Ne var ki Türkiye’de TOBB Ekonomi ve Teknoji Üniversitesi Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Serdar Sayan’ın “Koronadan önceki ciddî işsizliğe mevcut işsizlerin yarısı kadar yeni işsiz eklenebilir” uyarısıyla “işsizlik ve istihdam kayıpları”na karşı hâlâ etkili bir önlem alınmış değil.

Keza İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Cihan Paçacı’nın, “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 210 bin işyeri kapatılmış; durgunluktan kapanan işyerleriyle bu sayı 400 bine ulaşmaktadır. Bu işyerlerinde çalışan insanlarımız işsiz konumuna düşürülmüştür” sözleri bunun ifadesi.

Hâlâ güçlü bir “destek paketi” yok. Açıklanan “paketler” Âile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın iki milyon âileye biner lira yardımdan, zaten bütçede yer alan emeklilere bayram desteğinin öne çekilmesinden veya vergilerle kredi ödemelerinin ötelenmesinden ibâret.

Özetle, “evden çıkmama” ve “karantina” önerilerinden sonuç alınabilmesi için, esnafa, küçük işletmelere, işsiz kalanlara doğrudan destekle, kamuda ve özel sektörde topyekûn “ücretli izin”le ancak koronavirüs karantinasının sağlanması gerekiyor. 

 “Beştepe’de Cuma’ neyin nesi?”

“Cumhurbaşkanı’nın takdiri”yle yeni tip koronavirüs tehlikesi kalkıncaya kadar camilerde Cuma ve vakit namazlarını kaldıran Diyanet’in, Cumhurbaşkanlığı Sarayı yerleşkesindeki Millet Camiinde Cuma namazının az sayıda cemaatle kılınması kararı yeni bir tartışmayı tetikledi. 

Ve ülke çapında Cuma namazı kılınmazken, Diyanet’in “İslâm toplumunun şiârlarından olan Cumaya gidemeyen milletimizin üzüntüsünün bir nebze giderilebilmesi için edâsı” açıklaması bir dizi soruyu sordurdu.

İlk olarak “Cuma namazının Beştepe’de olması asla kabul edilemez, son derece üzgünüm, yazıklar olsun!” diye Twitter’den Diyanet’i şiddetle kınayan AKP eski milletvekili Mehmet Metiner, “Sanki Sayın Cumhurbaşkanımız oradaymış ve o istiyormuş” algısının oluşturmasını Sayın Cumhurbaşkanının şahsında siyasetine yönelik bir suikast girişimi değil de nedir?” diye soruyor. Ancak Cumhurbaşkanı’nın izni olmadan Diyanet’in Külliyedeki camide “böyle bir Cuma namazı kıldırması”nın mümkün olmadığı belirtiliyor. 

Sahi, Cuma namazı şartları varsa neden diğer ülkedeki diğer bütün camilerde kılınmadı, kılınmıyor?  Değilse, cemaatin çoğu Diyanet’in ve Saray’daki görevlilerden oluştuğundan “protokol cuması” denilen ve Diyanet İşleri Başkanı’nın irâd ettiği hutbenin televizyonlarda canlı yayınlandığı oldukça “seyrek saflı” Cuma namazının hikmeti ve gereği nedir?

Gerçekten, “VIP Cuma görüntüleri hiçbir şekilde kabul edilemez. Kendileri sağlık gerekçesiyle Cuma ve vakit namazlarını yasakladılar. Hepimiz harfiyen uyduk, uyuyoruz” diyen Metiner’in tepkisiyle “bu neyin nesidir?”, ya da neyin nesiydi?

HAFTANIN SÖZÜ

“Medeniyet-i garbiye-i hâzıra (günümüz Batı medeniyeti), semavî dinleri tam dinlemediği için, beşeri hem fakir edip ihtiyacatı ziyadeleştirmiş. İktisat ve kanaat esâsını bozup israf ve hırs ve tamahı ziyadeleştirmeye, zulüm ve harama yol açmış. Hem beşeri hevesâta, sefâhete sevk edip ömrünü faydasız zayi ediyor. Hem o muhtaç ve tembelleşmiş beşeri, hasta etmiş. Su-i istimal ve israfâtla yüz nevi hastalığın sirâyetine, intişarına vesile olmuş.”

Bediüzzaman, (Emirdağ Lâhikası, 335)

Okunma Sayısı: 1321
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    4.4.2020 13:48:41

    1-Salgın için tedbir alınırken yanlışları yapıyorlar.Önce 65 yaş üstü sonra ise 20 yaş altı sokağa çıkmayacak.Peki bu çıkmayanların beraber ikamet ettiği aile fertleri sokağa çıkıp virusu eve taşımam garantisi varmı. 2-Dünya da saokağ açıkma yasağında bu tarz absüt uygulması olan başka ülke olduğu haberini ne medyadan ne de dünyanın farklı ülkelrinde olup haberleştiğim arkadaş,akraba ve taındıklarımdan işitmedim. 3-Devlet idaresi dirayet,maharet,meziyet işidir.Lakin bizimkiler hamaset,masal,baskı ve farklı düşünene yaftalamaktan başka ürettikleri çare az.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı