"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Siyasallaştırma koordinatörü statüsü”yle...

Cevher İLHAN
22 Mayıs 2026, Cuma
“Süreç”in asıl amacı olarak belirlenen “PKK’nın bütün unsurlarının silâhsızlandırılması ve feshi” sağlanmadan terörist başına “umut hakkı”yla “özel konut” tahsisi ve terör örgütü elebaşlarıyla militanlarına “yasal düzenleme” paravanında ortaya atılan “siyasallaştırma koordinatörü statüsü”nde ısrar devam ediyor.

Her ne kadar “statü”nün amacının, terörist başının “terör örgütü militanlarının silah bırakmasını, bütün unsurlarının kendini tasfiyesini koordine etme, “süreç”in örgütte sekteye uğratılmasını önleme ve siyasallaştırmayı yönlendirme olduğu” açıklansa da istifhamlar sürüyor.

Terörist başının İmralı adasında âdeta bir “özgürlük lideri” gibi yerli - yabancı medyaya konuşmasıyla, ziyaretçilerle görüşmelerinin “yasallaştırılması”, “örgüt elebaşlarıyla çalışmalarını yürütmesinin “meşrulaştırılması” işkillendiriyor. 

“ETNİK KATEGORİZE”YLE TEFRİKA FİTNESİ

Bilindiği gibi Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı yardımcılarından biri Kürt, diğeri Alevî olsun” çıkışı, “kimlik siyaseti”yle devletin kimliklere/kökenler”e bölüştürülüp paylaştırılması, ırkî - mezhebî farklılıklarla toplumun bloklara dilimlenmesi tartışmalarını tetiklemişti.

İran’ın kuzey batısından Kuzey Irak’a ve Suriye’nin kuzey doğusuna uzanan hatta güdümlerindeki kantonlarda otonomilerini daha da katmerleştiren terör örgütü unsurlarının “özerklik” perdesinde “devletleşme” komplolarını sözkonusu etmişti.

Bundandır ki DEM İmralı Heyetinin “Öcalan, elinde iple dolaşmasından bu noktaya gelmesine büyük kıymet biçip çok özel bir yere koyuyor” diye övdüğü Bahçeli’nin “siyasallaştırma koordinatörü statüsü”ne dair sorular soruluyor.

“Yerel yönetimlerin özerkleştirilmesi” perdesinde Türkiye’nin bölgeler - eyâletler üzerinden etnik ayırımlarla taksimine kapı açan “federatif sistem” endişelerini daha da derinleştiriyor.

Bu yüzden başta petrol-doğalgaz ve maden yataklarının işletilmesi olmak üzere yeraltı ve yerüstü kaynaklarının etnik - mezhebî yapılara peşkeşle ülkeyi bölünmeye teşne hale getiren, “ecnebîlerin parmak karıştırmasına zemin hazırlayan” tefrika projeleri gündeme geliyor.

“Koordinatörlük mekânizması, etnik ve kategorik hakların savunuculuğunu kapsamıyor” dense de terör örgütünün, “siyasallaştırması”yla, terörist başının “Kürtlerin lideri ve temsilcisi” olarak lanse edilmesiyle toplumun peşinen etnisite üzerinden kategorizesine alan oluşturulduğu tesbitini teyid ediyor.

Emperyal işgalcilerin işgalle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, Meclis başkanlığı ve yardımcılıklarıyla hatta genelkurmay başkanlığının “Sünnî - Şiî Arap”, “Sünnî - Şiî Türkmen” ve “Kürt” karşıtlıklarına göre kotalanıp dağıtıldığı “Iraklaştırma” bölünmüşlüğüne; “Müslüman”, “Şiî”, “Hıristiyan”, “Marunî” taksimiyle peşinen “Lübnanlaştırma” tefrikasına alan oluşturulduğu tuzağının kurulduğu eleştirilerini haklı kılıyor.    

ÇARE, “İHVÂN-I VATAN” EKSENİNDE “USÛL-Ü MERKEZİYE”

Ve milletin birlik içinde gelişmesinin, iftiraka götüren etnik  bloklaşmada değil, demokrasi, hukuk, hak ve hürriyetler ekseninde eşitliği esas alan Bediüzzaman’ın, “ebnâyı vatan (vatan çocukları)”, “ihvân-ı vatan (vatan kardeşliği)” tanımlarıyla “vatandaşlık esası”ndaki gerçeği okutturuyor.

“Adem-i merkeziyet”in on üç asır önce ölmüş Cahiliye ırkçılığını tahrikle “federatif sistem”e götüreceği, akabinde “muhtariyete (özerkliğe)” dönüşeceği, “istiklâliyet (bağımsızlık)” kalkışmasıyla ülkeyi parçalama tefrikasına atacağı gerçeğini ortaya koyuyor.   

Dahası “muhtariyet”in “beylik veya tavâif-i mülûk (ufak devletçiklere bölünme) keşmekeşinde” topyekûn kalkınmayı ve milletin mânevî birliğini ve bütünlüğünü tahriple cennet vatanı cehenneme çevireceği; Kürtleri ecnebî güdümü altına sokacağı” ikazını kıymetli kılıyor. (Eski Said Dönemi Eserleri, 183-184)

Ve işgalci ecnebîlerin İslâm dünyasında ve Türkiye’de “kavmiyetçiliği (etnik ayırımcılığı)” telkinle vatanı ve milleti ırkî-etnik unsurlara ve coğrafî bölgelere göre bölme fitnesine karşı, çârenin “merkezî usûl”le “demokratik idare sistemi”ni “milletin millî muhabbeti (millî sevgiyi) tesisle birlik ve beraberlik bağlarını tahkimi gereğini tescilliyor.

Okunma Sayısı: 1176
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    22.05.2026 08:30:36

    ..."Herbir hâdiseyi bahane tutup, bana sıkıntı vermeye sebeb nedir acaba? Şarkta bir nefer hata etse, garbda bir nefere askerlik münasebetiyle zahmet ve ceza vermek..veya İstanbul' da bir esnafın cina-yetiyle,Bağdad'da bir dükkân-cıyı esnaflık münasebetiyle mahkûm etmek nev'inden,her hâdise-i dünyeviyede bana sıkıntı vermek, hangi usûl iledir?Hangi vicdan hükme-der? Hangi maslahat(fayda, gaye) iktizaeder(gereklikılar)?" ...Bediüzzaman Said Nursî,Mektubat - 63 - 😪🇹🇷😢🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭

  • S.topuz

    22.05.2026 08:24:15

    "Eğerderseniz:SanaSaid-iKürdî derler. Belki sende unsuriyet-perverlik fikri var;o işimize gel-miyor.Ben de derim:Hey efen-diler! Eski Said ve Yeni Said'in yazdıkları meydanda. Şahid gösteriyorum ki: Ben اَلْاِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ (İslâm, kendisinden önceki bâtıl olan fiil,hareket ve bâtıl inanışları kesipatmıştır!Hadis, S.Buharî)ferman-ıkat'îsiyle,es-ki zamandan beri menfî milli-yet ve unsuriyet-perverliğe,Av-rupa'nın bir nevi firenk illeti (hastalığı) olduğundan, bir zehr-i kàtil(öldürücü zehir) na- zarıyla bakmışım. Ve Avrupa, o firenk illetini İslâm içine atmış; tâ tefrika versin, parça-lasın, yutmasına hazır olsun diye düşünür. O firenk illetine karşı eskiden beri tedaviye çalıştığımı, talebelerim ve ba-na temasedenlerbiliyorlar.Ma- dem böyledir; hey efendiler!. Herbir hâdiseyi bahane tutup, bana sıkıntı vermeye sebeb nedir acaba? Şarkta bir nefer hata etse,"... Bediüz-zaman SaidNursî, Mektubat - 63

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı