"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye’de “ABD ile işbirliği”nin akıbeti-1

Cevher İLHAN
07 Mart 2019, Perşembe
Ankara anlaşılmaz bir saikle “stratejik hata”da devam ediyor.

Bir yandan Suriye’nin genelinde ateşkesi sağlayan “Astana süreci” ile ülkenin toprak bütünlüğünü, birliğini ve Şam yönetimiyle “siyasi çözüm” vetiresinden dem vururken, diğer yandan Suriye’yi etnik ve mezhebî ayırımlarla bölüp parçalama peşindeki ABD ile işbirliğini sürdürüyor.

Son dönemde Cumhurbaşkanı “Ey Trump!” yerine “Sayın Trump” diyerek ABD ile işbirliği sinyallerini verirken, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Ankara’ya gelip temaslarda bulunuyor.

Kapalı kapılar arkasında “ABD’nin Suriye’den çekilme sürecinin ele alınacağı”ndan bahsediliyor; lâkin ABD’nin başta “tampon bölge” paravanında 20 bini aşkın TIR dolusu silâh ve mühimmat verdiği işbirlikçisi PYD/YPG’ye Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın doğusunda, Türkiye’nin sınırında “koridor devlet” kurdurmasından örgütün militanlarını tahliye etmediği Münbiç’ten Fırat’ın batısındaki İdlib ve Elbab’ın durumuna, birçok önemli konuyu müzâkere ediyor.

“TAMPON BÖLGE”YLE SURİYE’NİN BÖLÜNMESİ

Bilindiği gibi daha Ocak ayında Trump’un Cumhurbaşkanı’na övgülerde bulunduğu vetirede FBI elemanının da içinde bulunduğu Amerikan heyeti Ankara’da yine “Suriye’den çekilme takvimi”ni görüşürken, Fırat’ın doğusuna dair “çekinceleri” ve “şartları” ileri sürmüş; “15 Temmuz dâvâları”nı tâkip ederek “Gülen’in iâdesini görüşmesi” benzeri söylentilerle Ankara’dakilerin ağzına bir parmak bal çalınmıştı.

Aynı günlerde Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un, ABD’nin Suriye’den çekilmesini Türkiye’nin “Kürtleri temsil” adına “PYD/YPG’yi ilişkin anlaşmayı kabul etmesi” ön şartını koşmuş “bu şartla tam koordinasyon sağlanmadan çekilmenin olmayacağı”nı bildirmişti.

Belli ki Amerikalılar “güvenli/tampon bölge” üzerinden Suriye’yi bölüp parçalama tezlerini dayatmak için tam bir kumpas içindeler. 

Trump’ın ifşaatıyla 7-8 dakikada Suriye’ye müdahale edebilecek Irak sınırındaki askeri üslere çekilen ve terketmediği üslerde uçak ve helikopter takviyesi yapıyor. Bir yandan “çekiliyorum” diyor, diğer yandan “Suriye’deyim!” mesajını veriyor.

Amerikan Silâhlı Kuvvetleri, İsrail’in güvenliği hesâbına İran güçlerinin Suriye’den çekilmesini ve en önemlisi işgal ortaklarıyla güdümündeki “tampon bölge”ye zemin hazırlama emelinde. Amerikan Dışişleri’nin Ortadoğu’dan sorumlu müşteşarı Joel Raybum’un “Suriye’nin bölünmesini” öneren demeçlerin de maksadı bu.

ANKARA, TEHDİT VE ŞANTAJLARA GELMEMELİ

Bu açıdan uzmanların tesbitiyle, Ankara’dakilerin iddialarının aksine ABD, “güvenli/tampon bölge’nin kontrolünü Türkiye’ye vermiyor”, Ankara’yı oyalayıp zaman kazanarak İngiltere, Fransa gibi Irak’ı işgal ettiği küresel müttefikleri emperyal güçleri ortak ederek Türkiye’ye tuzak kuruyor.

Bu tuzakla, bir taraftan Ankara’yı oyalayıp başlangıçta pazarlık payını bir yerde tutarak Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un ihbarıyla “Astana süreci”ni baltalama taktiğini güderken, diğer taraftan “güvenli/tampon bölge”nin PYG’nin domine ettiği Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ya da bir başka perdede Suriye’den koparılması oyununa Türkiye’nin engel olmasının önünü kapatıyor.

Barzani’nin televizyonu Rudov’a konuşan YPG sözcüsünün “Türkiye’nin ‘tampon bölge’de rolü olmamalı, uluslar arası güç kontrolünde olmalı” sözleri de aynı anlama geliyor.

Aslında Dışişleri Bakanı’nın, “Güvenli bölge’ konusundaki tezlerimizle ABD’nin tezleri örtüşüyor mu, örtüşmüyor mu; görüşmelerde belli olacak; ABD ile görüşmelere devam edeceğiz” cümlesi, ABD’nin “güvenli/tampon bölge” dayatmasının devam ettiğini gösteriyor.

Özetle, AB’nin Suriye’de, “tampon bölge”de, Fırat’ın doğusunda, Fırat’ın batısında dayattığı emrivakiler, Türkiye’nin ve bütün bölgenin barış ve istikrarının aleyhinde.

Bundandır ki YPG’ye verdiği silâhları toplamayan ve bu aşamadan sonra toplaması da çok zor olan ABD, Türkiye’ye örtülü tehditlerle kabul ettirmeye çalışıyor. Amerika’nın Avrupa Kuvvetleri ve NATO Komutanı, Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon’dan “Rusya ile işbirliğinin, S-400 füzelerinin alınmasının ağır sonuçları olur; bunları alırsanız F-35’lerin teslimi iptal olur!” şantajı savruluyor. (gazeteler, 5.3.19)

Ankara, “Astana süreci”ne odaklanmalı; tehdit ve şantajlara gelmemeli…  

Okunma Sayısı: 985
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı