"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Terörü türeten “taşeron dış politika”

Cevher İLHAN
18 Ocak 2024, Perşembe
Haftalardır teröristlere sızma saldırı cüretini veren kritik bölgelerde kurulan üslerdeki zaafiyet gündemde. “İmha ve etkisiz hale getirme stratejisi”yle yapılan sınır ötesi operasyonların akıbeti tartışılıyor.

Özellikle Genelkurmay eski başkanlarının da ikrarıyla her defasında “bitirdik”, “kökünü kuruttuk” denilen terör örgütünün palazlandırıp azdırılmasıyla Türkiye’yi ve bölgeyi hedef alan terörün yeniden tırmanmasının sebepleri konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı’nın sözünü ettiği “teröristan”ın, başta terör örgütlerine destek veren ABD, İngiltere ve İsrail olmak üzere küresel emperyal güçlerin bölge üzerindeki emperyal egemenlik emelleri ve çıkarları eksenindeki politikalardan türediği ortada.

“İFSAD PROJESİ”NE ZEMİN HAZIRLANIYOR…

Vakıa şu ki “Ey Amerika!”, “Ey katil İsrail!” türü halka karşı hamasi söylemlerle güya rest çekilirken, itiraflı uyduruk bahanelerle işgal edilip iki milyon insanın katledildiği, maddi ve mânevî mirasın yağmalandığı Irak’ın etnik ve mezhebi iftiraklarla bölünüp parçalanmasında olduğu gibi Suriye’nin de aynı tefrika projesine hedef yapılması bundan.

Bundandır ki bütün çağrılara rağmen anlaşılmaz bir çarpıklıkla Ankara’dakilerin Şam’ı dışlayan savruk “Suriye politikası” inadına ve ısrarla sürdürülüyor. Fas’tan Afganistan’a 22 İslâm ülkesini dilimleyip ufaltma amaçlı “Genişletilmiş büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (BOP)’la Nil’den Fırat - Dicle’ye uzanan “arz-ı mev’ud” dedikleri “büyük İsrail” ütopyası ve emperyal hegemonyaya alan oluşturuluyor.

ABD’nin işgal ve sömürü koalisyonu ortaklarıyla Türkiye’nin yanıbaşında Suriye’nin kuzeyinde “ikinci İsrail” işlevini gören “Kuzey Irak yönetimi”nin yanısıra 50 bin TIR dolusu silâh ve mühimmatla 100 bin kişilik ordu kurdurarak Suriye’nin en verimli topraklarının yüzde 30’unda işbirlikçisi taşeron terör örgütü PYD/YPG’ye her türlü lojistik destekle “koridor devlet” kurdurmasının maksadı bu.

Fırat’ın batısındaki bütün bölgeyi terör ve kargaşa ile istikrarsızlaştıran, etnik-mezhebi tefrikaya ortam oluşturan El Kaide’den kopma IŞİD’den El Nusra’ya yine ABD-İngiltere ve İsrail adına “vekâlet savaşı”nda maşalık yapan radikal örgütlere arka çıkması da bundan.

Özetle, Amerikan Rand Corporation’da çizilen, İsrail Savunma eski Bakanı Moşe Yaalon’un teyid ettiği, Irak ve Libya gibi “Suriye’nin federalizmle ‘Alevistan, ‘Kürdistan’, ‘Dürzistan’la en az üçe bölünmesi tuzağına zemin hazırlanıyor…

ANKARA, “KÜRESEL TEFRİKA PLÂNI”NDA YER ALIYOR!

Neticede, hiçbir jeopolitik ve jeostratejik maslahatı olmayan akıbetsiz “dış politika”yla Ankara, Irak’ın ardından Suriye üzerinden topyekûn bölge ülkelerini kışkırtılan karışıklık ve iç savaşla ecnebilerin “tefrikaya sürükleme plânı”nında yer alıyor.

Böylece Türkiye ve bölge ülkelerini hedef alan ve terör örgütleriyle kotarılan iç savaş kargaşasını tahrik eden “fitne”nin bir parçası haline geldiği her haliyle sırıtıyor.

Ankara’dakiler neden Şam’la doğrudan diyalog ve işbirliğine yanaşmıyor? Niçin Suriye’ye askeri müdahaleyle Türkiye “savaş cephesi” ve “işgalci” durumuna düşürülüyor? 

Merhum Cumhurbaşkanı Demirel ile dönemin Suriye devlet başkanı Baba Esad’ın 1998’de imzaladığı, her iki ülkenin topraklarında birbirine karşı terör örgütlerini barındırmamayı, terörle ortak mücadeleyi esas alan “Adana mutâbakatı” neden yeniden hayata geçirilmiyor da terörü türeten “ecnebilerin işgal politikaları”na taşeronluk yapılıyor?

Okunma Sayısı: 1022
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı