"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslam’da iktisat eğitimi (1)

Doç. Dr. Hakan Murat Arslan
10 Aralık 2023, Pazar
Kâinatta mükemmel bir nizam görülmektedir.

Bu nizam kâinatın her zerresinde dikkatle bakıldığında keşfedilebilir, görülebilir veya hissedilebilir. Ancak bu nizamın bozulması demek bir manâda kıyametin kopması demektir. Günümüzde gereksiz harcamalar, savurganlık, tabii dengeyi bozan tutum ve davranışlar İslâm literatüründe israf kelimesi ile anlatılmaktadır.

Hatta kudsi kaynaklara göre israfın, kâinatın nizamını ve muvazenesini bozacak kadar büyük tahribat gücü vardır. O halde bu unsur mutlaka kontrol altında tutulmalıdır. İsraf alışkanlıklarının kontrol altına alınması ancak ve ancak doğru, yerinde ve zamanında gerçekleştirilen iktisat eğitimi ile mümkündür.

Doğru, yerinde ve zamanında iktisat eğitiminin en güzel yeri ailedir. “Ağaç yaş iken eğilir.” Atasözü gereği olarak ailede verilen iktisat eğitiminin önce ailede sonra çevrede ve toplumda nasıl olumlu sonuçlar doğuracağı Kur’an, Sünnet ve Risale-i Nur tefsirinde açıkça ifade edilmiştir.

Özellikle İslam toplumlarında muktesit yaşam tarzı toplumun en küçük yapı taşı hükmünde olan ailede bilinçli olarak tatbik edilmediğinden kalıcı olmamış ve toplum olarak bugün yaşanan ekonomik sıkıntılara maruz kalınmıştır. Hâlbuki Kur’an-ı Kerîm’de, “Yiyiniz, içiniz; fakat israf etmeyiniz” âyeti ile israf ve savurganlığın hikmete ve şükre ne kadar zıt bir davranış olduğu açıktır. Ayrıca hadislerde “İktisat eden, aile belâsı çekmez” buyurulmuştur.

Burada “aile belası çekmez” ibaresi maişet bakımından sıkıntı çekmez, daha açık ifade ile Allah’tan başka kimseye muhtaç olmaz manasındadır. Bu Hadis-i şerifi Bediüzzaman eserlerinde, “İktisat kat’î bir sebeb-i bereket ve medar-ı hüsn-ü maişet olduğuna o kadar kat’î deliller var ki, had ve hesaba gelmez. İktisat vasıtasıyla bazan bire on bereket gördüm ve arkadaşlarım gördüler. Evet, iktisat etmeyen, zillete ve manen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir” (Lem’alar, 242.) ifadeleri ile tefsir etmiştir.

Bu denli önem arz eden iktisat, tasarruf, israf, savurganlık ve tüketimin körüklenmesi gibi hususların daha çocuk yaşta öğrenilmesi ve eğitiminin yetkililerce başlatılması gerekliliği açıktır. Bu konuda Bediüzzaman’ın bir ifadesi vardır; “Daire-i meşruadaki keyfe iktifâ ediniz ve kanaat getiriniz. Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir” (Lem’alar, 328.) Ancak bu ifade de dikkat çeken önemli bir husus, annelerin çocukların eğitiminde birinci öğretmen konumunda olduklarıdır. Eğer anneler iktisatlı olma konusunda hassasiyet taşırlarsa bu çocuklarına mutlaka sirayet edecektir. Yukarıda geçen “Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir” öylesine verilmiş örnek değildir. Eğer iyi irdelenirse altından iktisat eğitiminin temelini oluşturan “müsrif olmamak” prensibi çıkacaktır.

Annelerin yaratılış gereği iktisatlı olduklarını ve bu nedenle de iktisat eğitiminin özellikle anneler vasıtası ile çocuklara aktarılması gerekliliğini de Bediüzzaman; “Fıtratınızdaki iktisat ve kanaatle, köylü masum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nev’inden kendinizi idareye çalışınız.” (Lem’alar, 328.) şeklinde ifade etmektedir.

—Devamı yarın—

Okunma Sayısı: 854
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    10.12.2023 13:34:24

    Hayırlı olsun. Kaleminize sağlık.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı