"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail, Hamas’ı ve Filistinlileri tuzağa mı çekti?

Dr. Aytekin COŞKUN
21 Ekim 2023, Cumartesi
- İsrail mazlum ve mağdur rolüne bürünebilmek için Hamas’ın saldırılarına göz yumdu veya buna engel olabilecekken, bunu yapmadı fikri ağır basıyor. Daha önce dünya kamuoyu nezdinde Hamas ve Filistin mazlum durumundaydı. -Hamas’ın Yahudi sivillere karşı yaptığı saldırılarla mazlum rolünü İsrail’e kaptırmış durumda. Dünya basını sadece İsrail tarafındaki olayları aktarmaya çalışıyor. Oda yanlı bir şekilde. Kimse Gazze’deki soykırımı, sivil halkın telef olmasını önemsemiyor.

İsrail, Filistin, Gazze, Hamas, Aksa Tufanı - Dr. Aytekin COŞKUN -2-

Hamas’ın İsrail’e saldırısı sırasında gelişen bazı tuhaflıklardan da bahsedelim. İnsan aklının almadığı sanki bir planın uygulamaya konulduğu iması veren bu bulguları sizinle paylaşalım. Hem şahsi hem de İsrail güvenlik sistemiyle ilgili bir dizi tuhaflıkları anlatalım.

1-İsrail’in saldırı hazırlıklarından haberinin olmaması mümkün gibi görünmüyor. Özellikle Mısır gizli servisinin Hamas tarafında bazı hazırlıklar olduğu yönündeki uyarısına İsrail tarafının aldırış etmemesi, 

2-Gazze, 365 kilometrekarelik dar bir kara parçası. İsrail ordusu ve istihbarat servisleri tarafından kuş uçurtulmayan bir yapısı var ve geniş çapta dinleme ve izleme yetenekleri sınırsız iken, saldırıdan habersiz kalmaları akla pek yatmıyor.

3-Hamas’ın gelişen iletişim sistemlerini kullanıyor olma ihtimali var mı? Bunu kestirmek mümkün değil. Eğer varsa böyle bir teknolojiyi nereden satın almış ya da elde etmiş olabilir? Geliştirme imkânı sınırlı iken, bu şekilde İsrail’in içine kadar nasıl sızabildi? 

4-İsrail saldırıyı önleyemedi mi, önlemedi mi? 7 Ekim’de kontrol noktalarına kısa bir süre önce Hamas, MLRS’yi (Multiple roket sistemleri), kara kuvvetlerini, yamaç paraşütçülerini ve diğer ekipmanları organize bir şekilde mevzilere konuşlandırırken İsrail bunlardan nasıl habersiz kaldı? Özellikle duvarların ve dikenli tellerin dozerlerle yıkılması esnasında İsrail tarafında nöbetçiler, gözlemciler neredeydi?

5-Sınırdaki alarm sistemi neden çalışmadı? İsrail’in milyarlarca dolar yatırım yaparak donattığı sınırdaki elektronik sistemler özellikle Gök Kubbe olarak bilinen füze önleyici sistem nasıl kullanılamaz hale geldi? Çok sayıda kamera, sensör Filistin saldırısını tespit etti fakat durdurmadı mı, es mi geçti?

6-Filistinli insansız hava araçları, otomatik makineli tüfekleri ve sensör kulelerini kolayca nasıl vurabildi? Hamas saldırı ekipleri sakin bir şekilde çitleri havaya uçurarak sınırı nasıl geçti?

7- Alarmın çalışmaması nedeniyle yüzlerce İsrail askeri kamplarda, kışlalarda uyurken Hamas militanları tarafından öldürüldü mü? Esir alınanlar bu askerler mi? Tam saldırı anında İsrail tarafındaki nöbetçilerin, güvenlik görevlilerinin ve koruma güçlerinin nerede olduğu neden hâlâ belirsiz?

8-Hamas yeni taktikler mi geliştirdi? Filistinliler hem kontrol noktalarına hem de zırhlı araçların bulunduğu üslere agresif bir şekilde nasıl saldırdılar? Aynı zamanda Hamas neden elde ettiği tankları kullanmadı?

9-İsrail tarafında askeri teçhizatın hazır olmaması durumuna açıklık getiren bir durumdan bahsedelim; imha edilen tankın mürettebatının yakalandığı görüntülerde, aracın silahının kapalı olduğunun açıkça görülmesi. Bu İsrailli askerlerin tankını savaşa hazırlamadığı görülüyor.  

Gazze’de sivil halkın kaçabileceği başka bir yer yok

IDF, İsrail Ordusu’nun askeri istihbarat birimi, 1950 yılında kurulmuştur. Kara, hava veya deniz kuvvetlerine bağlı olmayan bağımsız bir birimdir. 7 Ekim’deki Hamas saldırısı sonrası neredeyse öğlen vaktine kadar İsrail hükümeti çatışmalara hiçbir tepki vermedi. Ülkede cumartesi sabahı Şabat vardı. Güvenlik güçleri ancak saat 14-15’te yedekleri toplamaya ve misilleme amaçlı baskınlar düzenlemeye başladı. Sadece Nahal piyade tugay komutanı Jonathan Steinberg’in ölümü, acil toplanabilen güçlerin tepki verdiğini gösteriyor. Nahal’in Hamas’a karşı çatışmalara müdahalesinin tugay komutanı tarafından başlatıldığı ve Genelkurmay’dan doğrudan bir emir almadığı anlaşılıyor.  

Bu acil girişimden sonra topyekûn bir savaş için zaten Netenyahu açıklama yaptı. Süreç nasıl işleyecek tüm dünya bekliyor. İlk yaptıkları Gazze’deki yerleşim yerlerine ağır bombardıman yapmak oldu. Günde 1000 bomba attıkları toplamda 12 bin bombanın sivil yerleşim yerleri dahil Gazze’ye bırakıldığı ifade edildi. İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyona başlayacağı tahmin ediliyor. İsrail kara kuvvetlerinin Filistin yerleşim bölgesine girme girişimi neredeyse kesin. İki tarafta da büyük kayıpların olacağı şimdiden belli. Hamas güçleri İsrail’e girdiklerinde aldıkları esirleri canlı kalkan şeklinde Gazze’nin birçok yerine yerleştirdikleri de gelen haberler arasında. 

İsrail ise saldırının şokunu atlattıktan sonra obüslerle Gazze’yi vurmaya başladı. Gazze’de sivil halkın kaçabileceği başka bir yer de yok. Ağır bombardıman ve sivil halka karşı başlatılmış soykırım gündemde. 

İsrail, Hamas’ı ve Filistinlileri tuzağa mı çekti? İsrail mazlum ve mağdur rolüne bürünebilmek için Hamas’ın saldırılarına göz yumdu veya buna engel olabilecekken, bunu yapmadı fikri ağır basıyor. Daha önce dünya kamuoyu nezdinde Hamas ve Filistin mazlum durumundaydı. Hamas’ın Yahudi sivillere karşı yaptığı saldırılarla mazlum rolünü İsrail’e kaptırmış durumda. Dünya basını sadece İsrail tarafındaki olayları aktarmaya çalışıyor. Oda yanlı bir şekilde. Kimse Gazze’deki soykırımı, sivil halkın telef olmasını önemsemiyor. Bu saatten sonra Siyonist Netanyahu hükümetinin elini güçlendirip, sivil Filistinliler de dahil olmak üzere, Filistin hedeflerini meşru hedef haline getirmiş olması mümkün olacaktır. İran’ın Hamas’a sağladığı (yüzeysel) desteği de bahane ederek, İran’a ABD hamiliğinde saldırılarına ağır şekilde devam edecekler. Bu da yeni mülteci akımı demek olacaktır. Zaten amaç, gaye ve hedeflerinden birisi de bu görünmekte. ABD iki adet uçak gemisini buraya göndermesi çok önemli. Bütün oyun, tuzak, tezgâh ve filmin hepsi, bölgenin en güçlü ve köklü ülkesi olan Türkiye’nin üzerine dönebilir. Bu yüzden Türkiye burada çok dikkatli hareket ederek, Hamas’ın düştüğü tuzağa düşmemeli. Zaten devlet erkanı ve muhalefet de bu konuda hemfikirler gibi.

Gazze’de bu yaşananlar asimetrik bir savaş anlamı taşıyor. Devlet aklı da itidalli şekilde, bunun bilinci ve idrakiyle hareket etmekte fayda ve yarar olduğunu biliyorlar. Türkiye bu süreçte akılcı davranarak, denge unsuru olmaya devam etmelidir. Evet, içimiz kan ağlasa da durum böyle.

Hariçten düşman oluşturuldu

Hamas’ın bu saldırısı sonrası; İsrail Başbakanına karşı aylardır süren halk gösterileri bıçak gibi kesildi. Hariçten düşman oluşturuldu ve oyun alanına sokuldu. Üstelik Netanyahu hükümetinin düşmesi an meselesi iken. Özellikle askeri kanatta bile askerliğini (bu hükümetin tavrına karşılık) yapmayan ve baş kaldıran insanların sayısı hızla artarken. Tel Aviv’de hükümet karşıtı inanılmaz gösteriler gerçekleşiyordu. Bu saldırı İsrail halkını tek vücut yaptı, zaten insanın doğasında olan bir gelişme. Dışarıdan gelen her türlü saldırı içeride kenetlenmeye yol açacaktı, bu da başarıldı. Mazlum Filistin halkı algısını dünya nezdinde yıktı, en önemli gelişme bence bu oldu. Sosyal medya üzerinden gerçek dışı inanılmaz haberler üreterek algı operasyonu yaptılar. Zaten sosyal medyanın birçok eliti (Twitter, Instagram, Facebook, vb.) bu konuda çok ciddi algı oluşturdular. Mazlum halk İsrail, Hamas ise terör örgütü olarak algılanmaya başladı. ABD ve AB üyeleri zaten bu şekilde görüyordu. Çok da değişen bir şey olmadı onlar için. Adeta yarışa girdiler, İsrail’in yanındayız demek için. İnanılmaz olan ise, Azerbaycan’ın bu topa nasıl girdiği idi. İsrail’in yanında saf tutuverdi. İlginç gelişme idi.

Ayrıca bu saldırı İslam adına kolayca can alınabileceği algısını tazeledi. Hem İslam’a büyük zarar verdi hem de dünyadaki Müslümanlara bakışı daha da olumsuzlaştırdı, İslamofobi daha da derinleşti. Gerçeği de atlamamak lazım. Bu toprakları Filistinliler değil, İsrail işgal etti ve kendi toprağıymış gibi orada yaşayan masum halka inanılmaz işkenceler, zulümler yaşatırken aynı ABD ve AB hiç tepki vermedi, bu da unutulmaması gereken gerçeklerden...

DEVAMI YARIN

Okunma Sayısı: 4301
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Murat

    21.10.2023 18:00:20

    Allah razı olsun. Aynen yazdığınız gibi.

  • Ali Altuner

    21.10.2023 11:19:22

    Suyu bulandımaları için müsade etmişler. Bu bahane ile sırtlanlık vazifelerini yağıyorlar. Zalimler için yaşasın cehennem. I

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı