ABD’nin Venezüella’ya sadece demokrasi ve petrol operasyonu için geldiğine inanmayın.
Arka planda yapay zekâ devrimini finanse edecek devasa bir kaynak arayışı söz konusu. Venezuela operasyonun arkasında yatan tek neden klasik petrol arzı ya da petrole sahip olmaktan ziyade, rezervleri azalan ABD’de derin bir ekonomik buhranın kapıda olması. Ekonomik kriz ABD’de tarihsel bir rekora doğru koşuyor, sağlık giderleri yaklaşık 5 trilyon $ gelmiş durumda ve federal hükümet bu gideri karşılamakta zorlanmakta.
Sağlık giderleri ve birde silikon Vadisi’nin bitmek bilmeyen enerji krizi ve altyapı istekleri de söz konusu. Yapay zekâ modelini geliştirerek üretim bandına çıkarmak için ciddi enerjiye ihtiyaç duyulmakta. Bu enerji talebi, binlerce evin yıllık elektrik tüketimini eşdeğer, dolayısıyla Silikon Vadisi’nin inanılmaz derecede enerji ihtiyacını karşılayacak bir kaynak arayışı var. Teknoloji devlerinin veri merkezleri sürdürülebilir ucuz enerjiye ihtiyaç duymaktalar, bunun için enerjiyi talebini karşılayabilecek bir rezerv alan gerekli, o yüzden aradıkları ülke, Venezuela. Transport problemi yaşamadan elde edebilecekleri enerji Trump’ın iştahını kabartmış durumda. Venezüella’nın sahip olduğu 300 milyar varillik bir petrol rezervi var. İran, Suudi, Katar, Kuveyt ve Rusya’dan çok daha ileri düzeyde, devasa bir petrol denizinin üzerinde oturuyor. Venezüella’dan bir gece içinde Maduro'yu alıp ABD ye kaçırmaları bu sebepten. Beyaz sarayın petrole el koyma çabası, yapay zekâ devriminin enerji maliyetini, ABD’nin kontrolü altına alması da diyebiliriz, asıl hedef aslında toprak altındaki nitelikli toprak elementlerine sahip olabilmek. NTE özellikle yapay zekâ destekli dijital teknolojinin hammaddesi. Tantal, lityum ve koltan rezervleri açısından inanılmaz derecede zengin bir hazineye Venezuela sahip. Koltan; Mikroçip, telefon, bilgisayar ve elektrikli araçlarda temel element. Dolayısıyla bu elementlere sahip olmak, teknolojiyi de sahip olmak manası taşıyor, bugün bu pazarın %80’i Çin’in kontrolünde.
Amerikan ordusu, aslında silikon Vadisinde yapay zekâ çipleri üretebilmek için ihtiyaç duyduğu hammadde bağımlılığını sıfırlama operasyonu olarak ta söylemek mümkün. Yarışta geride kalan ABD’yi tekrar kulvara koyma planı idi. Dolayısıyla Stratejik madenleri artık doğrudan arka bahçesinden hiçbir transport ve hammadde ücreti ödemeden almasının önü açılmış oluyor.
Küresel çapta NTE kaynaklarına sahip olmayan ülkeler Dijital teknolojinin gelişimine yön verme şansını bulamaz. Venezuela‘daki madenler, Amerika’nın kontrolündeki güvenli lojistik merkezleri olan Teksas ve Kaliforniya’daki üretim bantlarında taşınmış olacak. Bu tedarik zincirine jeopolitik risklerden arındırma ve teknolojik hegemonyaya kalıcı kılma girişimidir. Beyaz sarayda petrol şirketleri ile bölüşme seansları ile mühendislerin maden haritaları üzerinde çalışmaya başlamaları beklenen gelişmeydi.
Kısacası, Venezuela’ya demokrasinin getirilmesi için yapılmış bir operasyondan ziyade, Amerika’ya kaynak transferi yapan bir operasyon olduğunu söylemek mümkün, demokrasi söylemleri ise, silikon Vadisi’nin hammadde ve enerji ihtiyacını güvenceye almanın diplomatik kılıfı. ABD Venezuela’dan yani arka bahçesinden istediği miktarda nitelikli toprak elementlerini ve petrolünü aldı. Sırada eşsiz minerallere sahip olan Grönland, Kolombiya, Küba, Meksika gibi ülkeler var.
Orta Doğu ülkeleri bu gelişmeden sonra çok hayati önem taşıyan pozisyonlarını da kaybedecekler. Amerika tarafından bu bölgelere yapılması planlanan operasyonları Trump rafa kaldırabilir. Amerika’nın Venezuela’ya sadece demokrasi ve petrol için operasyon düzenlediğini söylemek bu yüzden doğru değil.