"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Biz hâkim değil, mahkûmuz (3)

Durmuş Ali İnci
25 Ekim 2020, Pazar
Ayşenur, çok sevdiği tıp fakültesinden, hayalini dolduran doktorluk mesleğinden fiilen uzaklaştırılmıştı.

Ancak aklı, gönlü, hayalleri hep oradaydı. Madem Allah vermek istediği için istetmişti. O isterse ve hikmeti iktiza ederse başka yerden yeni kapılar açardı. Bu düşüncelerle evine doğru yürürken o bambaşka bir âlemin içindeydi. Hıçkırıklar boğazında düğümlenirken göz yaşları beyaz önlüğünü ıslatmıştı.

Kendi cümleleriyle anlatmak gerekirse şöyle diyordu: “...Eve ulaşmıştım. Odadan içeri girdiğimde karşımda beyaz önlüğüm duruyordu. Kollarını açmış beni bağrına basmak istiyordu. Öksüzün annesine koştuğu özlemle koştum ona. Ellerimdeydi artık. Gözyaşlarım daha fazla sabredemeyip beyazın üzerine dökülmeye başlamıştı. Onlara durun diyordum, ama beni dinlemiyorlar, inci tanesi edasıyla hızla dökülüyorlardı yanağımdan. Islanmıştı kollarımdaki beyaz bebek. Benimle beraber o da ağlıyordu sanki. Sıkıca sarıldım ona, defalarca kokladım. O hep buradaydı, fakat ben onu ilk defa kollarıma alıp koklamıştım. Evet, beni belki bir ay uzaklaştırmışlardı, fakat beyaz önlüğüme, şefkatle kucakladığım kitaplarıma ve levhamdaki Dr. Ayşe Nur İnci’ye de yakınlaştırmışlardı.”

Yanık yüreğiyle, bu duygularla kıvranan, gözleri pırıl pırıl zekâ fışkıran, hafıza ve muhakemenin bir arada üst seviyede olduğu bir yaratılışı vardı. Yaratan Rabb’ine şükürle beraber, aklına Kur’ân’daki Yunus (as) kıssası geliverdi. Onun halinden ne farkı vardı ki? Okyanusa benzeyen İslâm toplumu, şiddetli küfür fırtınasının oluşturduğu dev dalgalar arasında çığlıklarını duyuramadan boğulup gidiyordu. Yukarısı karanlık, yakın geleceğimiz meçhuldü. Komünizm dalgaları daha da kabarırken dinsiz öğretim üyesinin ağzının köpükleri dalgaların köpüğünden farksızdı. Dinsizliğin ve zulmün karanlığı gecenin karanlığından beterdi. Sahi bu durumdaki Yunus (as) Kur’ân’daki ifadesiyle Rabb’ine nasıl yalvarmıştı ki Rabbi onu sahil-i selâmete çıkarmıştı? Bütün sebeplerin sükût ettiği bir anda sebepleri de yaratan Rabb’ine el açıp duâ etmeye başladı. “Senden başka ilâh yoktur, sen münezzehsin, Şüphesiz ben haksızlık edenlerden oldum” diyerek ağladı, tekrar tekrar okudu ağladı. Fakat birden rahatladı. Çünkü onu duyan ve ona yardım edebilecek Rabbi vardı. Bu durumda ona Rabb’inden başka yani, “Acaba Hâlık-ı semavat ve arz’dan başka hangi sebep var ki en ince ve en gizli hatırat-ı kalbimizi bilecek ve bizim için istikbali, âhiretin icadıyla ışıklandıracak ve dünyanın yüz bin boğucu emvacından (dalgalar) kurtaracak? Hâşâ, Zat-ı Vâcibü’l-vücud’dan başka hiçbir şey, hiçbir cihette O’nun izni ve iradesi olmadan imdat edemez ve halâskâr olamaz.” 1 olduğuna inanıyordu.

Bu yalvarıştan sonra Rabb’i onu işitmiş derdine derman vermişti. Hizmetinde bulunduğu ve manevî cihad olarak gördüğü Kur’ân Nurlarının neşri ile, kendi imanını tahkiki imana ulaştırmak ve başkalarının imanına kuvvet vermekten ibaret olan Nur hizmetinin kerameti ile Allah kapattığı bütün kapılara bedel öyle bir kapı açmıştı ki başka kapılara ihtiyaç kalmamıştı.

Sabır ve mücadele ile tıp fakültesini derece ile bitirmişti. Halk tabiri ile “Köyün delisi, Allah’ın velisi” ile uğraşmak ve bu hastaların ailelerine de tesiri olduğunu düşünerek, çoğunun gariban olduğunu da gözönüne alarak, toplumun ön yargılarını kırmak amacıyla TUS’da (Tıpta Uzmanlık Sınavı) psikiyatriyi seçmiş ve Pamukkale Üniversitesi’nde uzmanlık eğitimine başlamıştı. Artık gayret ondan netice Allah’tandı.

Dipnot:

1- Lem’alar, s 7

Okunma Sayısı: 1083
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    25.10.2020 12:49:43

    Bu yolda mahkum sayılır hakim.Biz son tahlilde daima hakimiz.Nurani desteklerle daima hayırlı neticeye ulaşır dr öğretmen oluruz.Bu arada cihada mecbur bırakılır cüruftan arındırılır samimiyet bantlarından geçiriliriz ki sıddık salih olalım." Siz hiç imtihan edilip sıkıntı çekmeden.."

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı