ABD-İran savaşının yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, Türkiye ekonomisini hem enflasyon hem de cari açık konusunda zora sokuyor.
ABD ile İran arasında yeniden tırmanan çatışmalar Türkiye ekonomisini enflasyonla mücadele ve cari açık konularında zora sokuyor. Artan gerilimin petrol fiyatlarını yukarı taşıması ve başta Hürmüz Boğazı olmak üzere ticaret yollarının güvenliğine dair endişe büyük.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde üretici şirketler için toplam 1 trilyon liralık uygun şartlı kredi imkânının sağlanacağını açıklamıştı. Ancak iş dünyası temsilcileri savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının 100 doları aşması halinde yakın geleceğe ilişkin tüm hedeflerin bozulacağı uyarısı yapıyor.
Enflasyon ve cari açık endişesi
DW Türkçe’nin haberine göre; son bir haftada yüzde 10’dan fazla yükselerek 85 doları aşan Brent tipi ham petrol fiyatının savaşın devamı halinde 100 dolar sınırını aşması ihtimali güçleniyor. Ülkelerin stratejik petrol rezervlerinin sonuna yaklaşılırken, kısa vadede bir ateşkes ve barış ihtimali hayata geçirilmezse küresel bir enflasyon dalgasının tüm dünyayı sarsması kaçınılmaz olması bekleniyor. Bu noktada İran’ın komşusu olan Türkiye’de yüksek enflasyonun sebep olduğu ekonomik bozulmanın savaşın uzaması ile nasıl bir boyuta ulaşacağı merak konusu.
Petrol yükseldikçe risk artıyor
Türkiye ekonomisi, yüzde 30’un üzerindeki yıllık enflasyonu ve yıl sonunda 50 milyar doları aşması beklenen cari açığı ile ciddi bir risk taşıyor. TCMB hesaplamalarına göre petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, takip eden 12 aylık cari açıkta 2,6 milyar dolarlık yükselişe sebep oluyor. Son OVP’de 2026’da ortalama 65 dolar seviyesinde öngörülen petrol fiyatları yukarı tırmandıkça Türkiye’nin cari açığı da yıllık 50 milyar dolar seviyelerine doğru tırmanıyor. OVP’de 2026 sonu için öngörülen cari açık 22,3 milyar dolar iken, piyasa oyuncularının yıl sonu tahminlerinde 60 milyar dolar seviyeleri konuşulmaya başladı.
Haber Merkezi