"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kaydıranlar...

Erhan AKKAYA
25 Temmuz 2026, Cumartesi
Ne kadar “güzel” bir dünyada yaşıyoruz!

Her şey eğlenmemiz için hazırlanmış gibi… Futbol, müzik, sinema, diziler, oyunlar… Paran mı yok? Hiç önemli değil. Her kesime, her bütçeye göre bir eğlence mutlaka var.

Bir de sen varsın…

Elinde telefonun, önünde bitmek bilmeyen videolar…

Kaydır…

Bir tane daha…

Bir tane daha…

Peki, neyi kaydırıyorsun?

Aslında ekrandaki videoları değil; ömrünü kaydırıyorsun. Bir daha geri dönmeyecek dakikalarını, saatlerini, günlerini parmağının ucuyla tüketiyorsun. Her kaydırışta birkaç saniye gidiyor gibi görünüyor. Oysa biriken saniyeler, günlere; günler de ömre dönüşüyor.

Eskiler şu ibretli kıssayı anlatır:

Bir adam sokakta buz satmaktadır. Telaşla, “Sermayesi eriyen bu adama yardım edecek kimse yok mu?” diye bağırmaktadır.

Oradan geçen büyük zatlardan biri bu adamı görüp sözlerini duyunca olduğu yere yığılır. Kendine geldiğinde sebebini sorarlar. Buz satan adamı göstererek şöyle der:

“Eriyen onun buzu değil, benim ömrümdü.”

Ne kadar büyük bir ibret!

Buzun eridiğini herkes görür. Fakat ömrün eriyişi sessizdir. Ne sesi vardır ne de dumanı… Her geçen dakika, ömür sermayemizden eksilen geri dönüşü olmayan bir parçadır.

Bugün etrafımıza baktığımızda aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Başı öne eğilmiş insanlar… Elinde telefon… Parmağı durmadan ekranda dolaşıyor. Bir videodan diğerine, bir görüntüden ötekine…

İnsanın içinden sadece bir soru geçiyor:

Neyi kaydırıyorsun?

Bir videoyu mu?

Yoksa hayatının en kıymetli hazinesi olan zamanını mı?

Elbette teknoloji düşmanımız değildir. Bilgiye ulaşmak, Kur’ân ve tefsirlerini okumak, ilmî araştırmalar yapmak, faydalı içerikler izlemek, insanlara hizmet etmek için kullanılan teknoloji büyük bir nimettir. Mesele telefon değil; telefonu nasıl kullandığımızdır.

Telefonun şarjı bittiğinde yeniden doldurabilirsin.

İnternet kotan biter, yenisini satın alabilirsin.

Bozulan telefonu değiştirebilirsin.

Ama ömründen eksilen tek bir dakikayı bile geri getiremezsin.

Belki de kendimize sormamız gereken soru,

“Bugün telefonumda ne kadar vakit geçirdim?” değil “Bugün ömrümden ne kadarını kaydırdım?” olmalıdır.

Okunma Sayısı: 1000
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İlker Cihan

    25.07.2026 10:11:11

    Erhan Bey Allah razı olsun. Hârika bir yazı olmuş. Dillerinize sağlık, kaleminize kuvvet. Rabbim geleceğinizi aydınlık, ömrünüzü bereketli eylesin.

  • Bahadır Yolcu

    25.07.2026 04:11:58

    Meseleye.Müsbet ve Menfi Olarak Nazar Etmek Lâzım.Hak ve Hakikatı Mütalâa ve Müzakere İçün İstimâl Edenler Ömür Dakikalarını Nemalandırmış Olamazlarmı?

  • Cenk Çalık

    25.07.2026 01:55:38

    Ne ibretlik bir yazı. Güncel ve sosyal yaramızı buz hikayesiyle birleştirmeniz manidar ve ibretlik bir mesaj verilmesine vesile olmuş. Eminim bu yazıyı okuyanlar videoları kaydırken aslında ömrünü kaydırdığının ister istemez daha fazla farkına varacaklardır. İnsanın en büyük sermayesi olan zamanı değerlendirmek hususunda daha fazla gayret göstermemiz elzem. Bunun içinde çözüm önerileri, pratik tavsiyeler içeren yazılara ihtiyaç şedit. Bu mevzuda daha fazla tahşidata ihtiyacımız var. İnşaAllah bundan sonra sizin yazılarınızı daha sık okuma imkanımız olur. Lütfen bir daha 13 sene ara vermeyin. İstifadeye medar olan bu yazınız için çok teşekkür ediyor, muvaffakıyetler diliyorum. Bâkî selamlar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı