"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ah Yemen...

Faruk ÇAKIR
16 Ağustos 2019, Cuma
Dünyanın gözü önünde yokluğa, kıtlığa ve savaşa mahkûm edilen Yemen’in yeteri kadar gündeme gelmemesi sadece Türkiye’nin değil bir bütün olarak İslâm âleminin yaralarından biridir. Belki daha da acı olan Yemen’in bu hale düşürülmesinde komşu Müslüman ülkelerin dahli olmasıdır.

Yemen Cumhuriyeti, Orta Doğu’da, Aden Körfezi ve Kızıldeniz kıyısında, Suudi Arabistan’ın güneyinde yer alan ve nüfusunun yüzde 99’unun Müslüman olduğu bir ülke. Suudi Arabistan gibi ‘zengin’ bir ülkeye komşu olup da ‘açlık’la kırılmak nasıl izah edilebilir? “Komşusu açken tok yatan bizden değil” diyen Peygamberin (asm) ümmeti nasıl böyle bir yanlışa seyirci kalabilir ve hatta sebep olabilir?

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü (MSF), Yemen’de sivillerin saldırıya uğradığını hatırlatarak acil tedbirler alınması çağrısında bulunmuş. Sivillere yönelik saldırılardan derin endişe duyulduğu aktarılan açıklamada, çatışmaların devam ettiği bölgelerde “sivillerin ve sağlık merkezlerinin” korunması çağrısı yapılmış. 

Yemen’le ilgili bir açıklama da BM İnsanî İlişkiler Koordinasyon Ofisi’nden (OCHA) gelmiş. OCHA’den yapılan açıklamada, Yemen’de dolaylı ya da dolaysız olarak şimdiye kadar 320 bin kişinin öldürüldüğü belirtilmiş. Yemen OCHA Koordinatörü Lise Grande, Yemen’de sivillere yönelik uygulanan şiddetin bütün  algıları aştığını bunun kesinlikle kabul edilemez olduğunu hatırlatmış. Grande, “Yemen halkının bu sıkıntıları yaşamasının hiçbir gerekçesi yoktur. Ailelerin yakınlarıyla kutlayacağı Kurban Bayramı’nda  yakınlarının taziyelerini almaları oldukça üzüntü vericidir” şeklinde konuşmuş. (AA, 14 Ağustos 2019)

Yeteri kadar gündemi meşgul etmese de uzun süredir siyasî istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen’de Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor. Yemen’deki duruma müdahale eden Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri Mart 2015’ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor. Yaklaşık 5 yıldır süren çatışmalarda binlerce kişi öldü. Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen’de iç savaş sebebiyle büyüyen insanî kriz korkunç boyutlara ulaşmış durumda.

Acaba Yemen’deki bu duruma kim müdahale edecek ve kavganın, kargaşanın, iç savaşın sona ermesine kim sebep olacak? İslâm İşbirliği Teşkilâtına (İİT) vazife düşmez mi? Dünyadaki mazlûmların sesi olma  iddiasında olan her ülke ve bilhassa Müslüman ülkeler bu konuda harekete geçmeli. Dünyanın en fakir ülkesi bin kat daha fakirliğe ve kargaşaya götürülmek istendiğine göre bu haksızlık karşısında susulabilir mi?

Bu hususta kimin elinden bir iş geliyorsa mutlaka yapmalıdır. Gelen haberlere bakılırsa savaşı sona erdirmek için yapılacak bir müdahaleyi geciktirme lüksü de kalmamıştır. Bu noktada atılacak kararlı adımlar mümkünse hemen atılmalıdır.

Çok daha can yakıcı bir mesele de, Yemen’de yaşananların İslâm dünyası ve Türkiye’nin gündemini meşgul etmemesidir. Nerede dünya barışı için yola çıktığını ilân eden kişiler, aydınlar, siyasetçiler, sivil toplum  kuruluşları? Niçin Yemen’de yaşananları ‘yabancı’ ajans, kuruluş ve kişilerden duyuyoruz? Niçin Yemen’deki kargaşayı sona erdirmek için ‘canlı yayın’lar yapılmıyor? Niçin burada yaşayan Müslümanların da bayram sevinci yaşaması temin edilemedi?

Niçin, niçin, niçin?

Okunma Sayısı: 1378
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    16.8.2019 11:04:12

    Yıllardır bayramları bayramlar takip ediyor amma içimiz kan ağlıyarak müslüman kardeşlerimizin çektiği acılar ile bu bayramları arzu ettiğimiz gibi gönül huzuru içinde yaşayamıyorum. Nasıl yaşarım ki ben gülüp sevineceğim amma kardeşlerim acı,ızdırap çekecekler,evlatları ağlıyacak,ana-babalar geride yetim evlat bırakacaklar. Evet 'YÜCE RABBİMİZİN BUYURDUĞU GİBİ'İNANANLAR KARDEŞTİR,emri ve hükmüne muhatap isek o zaman bu çilekeş kardeşlerimize uzatabildiğimiz kadar elimizi,kolumuzu uzatmalıyız.Hiçbi indi ve nefsani çıkar gözetmeden bunu yaptığımızda rabbimde samimiyetlere binaen bu nizaların,akan gözyaşlarının,sızlayan kalplerin acısını dindirecektir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı