"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahiretteki mülâkatı düşünün!

Faruk ÇAKIR
13 Mayıs 2022, Cuma
Herkesin itiraz etmesi gereken hadiseler oluyor ve nedense itiraz edenlerin sayısı çok sınırlı kalıyor.

İtiraz edilmesi gereken uygulamalardan biri de devletin memur alım esnasında yaptığı mülâkatlar. Esasında mülâkat olabilir. Fakat bu, hem keyfi olmaz hem de belli kurallara göre yapılır ya da yapılması icap eder. 

Devletin yaptığı yazılı imtihanlardan yüksek puan alıp, mülâkatlarda elenenlerin sesine kulak vermek icap etmez mi? Bir kişi bile bu şekilde mağdur edilse itiraz edilmesi gerekirken, yüzlerce değil, binlerce kişinin mağdur edilmesine nasıl sessiz kalınır? Bu hadise karşısında “Bana dokunmaya bin yıl yaşasın” denilebilir mi?

Gazete ve haber sitelerinde yer alan bir iki haberi kısaca hatırlatalım:

Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) fizik öğretmenliği branşında Türkiye birincisi olan, mülâkat sınavında 54,00 puan verilerek başarısız kabul edildi. (11 Şubat 2019)

KPSS’de 96 puan alan ve Sağlık Bakanlığının açtığı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlığı kadrosuna başvuran sağlıkçı, mülâkatta elendi. (20 Eylül 2021)

İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü mezunu olan genç, KPSS’den 82,4 puan alarak branşında Türkiye genelinde 64. sırada yer aldığı halde, Coğrafya Öğretmenliği için girdiği mülâkat sınavında düşük not verilerek elendi. (6 Ocak 2022)

Son olarak bir bakanlık çeşitli pozisyonlara 4 binden fazla kişiyi işe almış. Tabii ki yine işin içine mülâkat girmiş ve bununla ilgili şikayetler çoğalmış. “İşe alımlarda mülâkat, devlet güvenliği için gerekli mi yoksa adam kayırma ve muhalifleri memuriyetten uzak tutmaya mı yarıyor?” sorularını soran çok olmuş. Mesela, KPSS’den 86,9 puan alan ve genel sıralamada 21. olan bir aday, mülâkatta 51 puan verilerek elenmiş. 

Fazla söze hacet yok. Bir kişinin dahi haksız yere elenmesi, yazılı imtihanlarda yüksek puan alırken mülâkatta düşük puan verilerek ‘işsiz’ bırakılması hakka, hukuka, adalete, insaniyete velhasıl iyi olan hiç bir şeye ve hiç bir yere sığmaz. Böyle haksızlığı kim yaparsa yapsın itiraz edilmelidir. Bugün için ‘mülâkat’ın kendi işlerine yaradığını düşünen ve ‘işe giren’ler varsa, onlar da bu duruma itiraz etmelidirler. Çünkü işin içinde ve özünde haksızlık varsa bir yere varmak mümkün değildir. Bu mesele ertelenebilecek ve ötelenebilecek bir mesele değildir. 

Bazıları da, “Eskiden de böyle oluyordu” diyerek şimdiki yanlışı savunmaya çalışıyorlar. Böyle bir akıl yürütme olabilir mi? Dün yapıldıysa yanlıştı, bugün de yapılıyor o da yanlış! Niçin bir yanlışı savunmak için başka bir yanlış bahane edilir?

Türkiye hiç bir iş yapmasın, bu haksızlığa son versin. İnanın, o zaman ekonomi de düzelir, başka dertler de sona erer. Haksız yere insanları mağdur edenler, ahiretteki ‘mülâkat’ı hiç düşünmez mi?

Okunma Sayısı: 1888
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    13.5.2022 16:54:31

    Her şeyin başı ADALET. ADALET olmayan yerde OT bile bitmezmiş. Şimdi görüp anlayabildinizmi, bizim Hukumete içerde ve bilhassa dışarda niye hiç kimsenin zerre kadar GÜVENEMEDİĞİNİN SEBEPLERİNDEN birini ve en ÖNEMLİSİNİ?! Hukuğu doğru işlemeyen, veya Siyaset baskısı ve KORKUSUYLA ADALET nasıl tecelli edebilir ki? Bir de MİLİLİKDEN nara atıyorlar. Yazık, hemde çok yazık. GÜZEL ÜLKEMİZİN İTİBARl zayi oluyor. Ve ÜLKE hızlı bir şekilde, SİYASİ ve EKONOMIK UÇURUMUN EŞİĞİNDE! Ey SİYASİLER UYANIN ARTIK BU GAFLET UYKUSUNDAN DA, ne yapacaksanız bir an evvel yapın. GÜVEN TAZELEYİN! SEÇİMSE SEÇİM, GEÇİMSE GEÇİM...

  • S.topuz

    13.5.2022 16:46:00

    Ahireti hesaba katsalardı Ülkemizin durumu bu hallere mi düşerdi be HOCAM? Buda tam SEÇİM AREFESİNDE sorulacak SORU mu? Şimdi SEÇMENLERİN bir kısmı ÇARK EDERSE nice olur. Lütfen böyle ikazları SEÇİMDEN sonraya bırakalım da kimsenin RAHATI BOZULMASINNN?..

  • Sema Nur Gül

    13.5.2022 13:49:06

    Kaleminize sağlık ağabey.. Ne acıdır ki hak hukuk adelet mücadelesini gerçekten verenler birşeyler için çaba gösterenler bir avuç.. Bazıları başına aynı haksızlık gelmeden sesini bile çıkartmıyor nerdeyse. Bazı kesimde haksızlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, insan hakları ayaklar altına alınırken sesini çıkarttığı vakit yapılan bu haksızlıktır dediği için en başta en yakınları tarafından dışlanıyor, muhabbeti bitiriyor. En başta kendimizden başlayıp Nur talebeleri olarak hak, hukuk, adalet nedir, insan hakları nedir, özgürlük nedir, istibdat nedir, demokrasi ne manaya gelir ve hangi durumlarda ihlale uğrar bunu iyice öğrenip sindirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Biz hakiki manada öğrenip yaşayaşımıza da aktardığımız vakit, olaylara tepkisiz kalan yığının da azalacağına ümit varım.. Selamlar hürmetler

  • Oğuz Yiğiter

    13.5.2022 06:52:32

    Başlık meseleyi tam da bam telinden vurmuş. "Ahiretteki Mülâkat"; meselenin öyle hiç hafife alınacak tarafı yok. Kul hakkı meselesi. Vicdanlar nasırlaşmamış ise, dehşetli bir akıbet. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı