"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çiftçinin tohum derdi

Faruk ÇAKIR
16 Mayıs 2020, Cumartesi
Sadece çiftçilerin değil her insanın kendine göre derdi olur ve bu dertler azalıp çoğalsa da tamamen sona ermez.

Çiftçilerin dertlerini gündeme taşımak ve belki de onları bir nebze memnun etmek için 14 Mayıs, ‘Dünya Çiftçiler Günü’ olarak kutlanıyor.

Diğer günler gibi çiftçiler gününde de hoş mesajlar veriliyor, ama hakikat öyle mi? Çiftçiler hayatlarından memnun mu? Sıkıntıları azalıyor mu?

Çiftçilerin durumu dolaylı olarak çiftçi olmayanları da etkiliyor tabiî ki. Bir ürün pahalı ya da sağlık şartlarına uygun olmayan şekilde üretilmiş olsa bundan herkes etkilenmez mi?

Geçen yılın sonunda yayınlanan ve ‘Dünya Çiftçiler Günü’ vesilesiyle yeniden gündeme gelen bir haber var. Haberin özünde tohum var. Her ne kadar bazı idareciler “Artık tohum ithal etmiyoruz, aksine ihraç ediyoruz” mealinde beyanlarda bulunsa da çiftçiler farklı bilgiler veriyorlar. Meselâ Türkiye 2013 ile 2018 yılları arasında 569 bin ton tohum ithal etmiş. Tohumda dışa bağımlılığın 5 yıllık bedeli 1.23 milyar dolar olmuş? Böyle bir tablo varken nasıl olur da ‘tohum’ meselesi görmezden gelinir? 

“Ne zaman bu ithal tohumlar Türkiye’ye geldi çiftçinin işi bitti. Tüketicinin sebze ve meyveyi yüksek fiyata almasının en büyük sebebi tohum” diyen çiftçiler çok dertli.

Tarım uzmanı Abdullah Aysu şöyle demiş: “Hibrit tohum dediğimiz tohum, tek kullanımlık bir tohumdur. Melez tohumdur. Yalnız tabiatta da hibritler vardır. Bunlar tabiî yolla, rüzgârla döllenir. Fakat bahsettiğimiz hibrit tohumlar kısırlaştırıldığı için döllenme olmuyor ve dolayısıyla elde ettiğiniz üründen tohum ayırarak bir yıl sonra kullanma imkânınız yok. Üretim için yeniden tohum satın almanız gerekiyor. Türkiye sebze tohumları konusunda dışarıya bağımlıdır. Hububatta dışa bağımlı değiliz, burada kendimizi üretebiliyoruz. Türkiye bir tarım ülkesi. 1980’lere kadar kendi kendine yetiyordu. Fakat 1980’den itibaren (24 Ocak kararlarıyla) kendimize yetmeyecek şekle çekildik. Tarım, adım adım dışa bağımlı hâle geldi. İlk adım da tohumdan başladı. Neticede hem üretici hem de tüketici zarar ediyor. Yabancı şirketler kazanan taraf oldu.” (dw.com/tr, ‘Sebze-meyvedeki fiyat artışında tek kullanımlık tohum etkisi’, 12 Aralık 2019)

Bir başka çiftçinin sözleri ise şöyle: “1970’li yıllarda tek kullanımlık tohum yoktu. Biz kendi ürettiğimiz, meselâ ayçiçeğinden iyi tarafından tohumlarımızı ayırıyorduk. Seneye tekrar onu ekiyorduk. Bu bizim için çok büyük bir avantajdı. Siyasî tercihler tohumculuğu bitirdi. Meselâ, 10 dönüm bir tarlaya, dönümüne 25 kg’dan 250 kilo tohum atıyoruz. Kilosu 3 bin liradan 750 bin lira tohuma veriyoruz. Her sene tohum fiyatları artıyor. Ayçiçek de buğday da aynı. İlâç atmasan yabanî ot buğdayı bastırıyor. İlâç kullanmasak mahsul alamayız.” 

Greenpeace Tarım ve Gıda Projesi Sorumlusu Berkan Özyer de şöyle demiş: “Pestisit, temelde tarladaki zararlıları uzaklaştırmak için kullanılan bütün maddelere verilen ortak bir ad. Kimyasal ve sağlığa zararlı. Şu an dünyadaki sistem çiftçiye diyor ki ‘Sen en kısa zamanda maksimum ürünü ver bana.’ Çiftçi de bütün o ‘zararlıları’ uzaklaştırmak için kimyasal ilâçları tarlaya boca ediyor. BM verilerine göre dünyada bir yılda 200 bin tarım işçisi zehirleniyor.” 

Bu tablo önümüzdeyken “Türkiye’nin ‘tohum’ derdi yok” demek mümkün mü? Çiftçi dostu olan idareciler önce bu meseleye el atmalı vesselâm.

Okunma Sayısı: 1475
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı