"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dizi dizi dertler

Faruk ÇAKIR
27 Ocak 2026, Salı
Başta ‘dizi’ler olmak üzere mevcut TV yayınlarının en başta ailemize ait bütün iyi değerleri tahrip ettiği uzmanların da ifadeleriyle sabit olmuş durumda. TV’lerden dizi izleyip de “Bunlar sayesinde aile değerlerini öğrendik, çok istifade ettik” diyen bir kişi çıkar mı?

Hem ekseriyetin şikâyet ettiği, hem de ısrarla dizi izlediklerinin de farkında olmak lâzım. TV yöneticileri de bu ‘izlenme nispeti’ni bahane edip dizi dizi yanlışları millete dayatmaktan geri kalmıyor. Meselâ, sigaranın zararlı olduğu bilindiği halde milyonlarca kişi yine de bu alışkanlığa müptelâ değil mi? Biri çıkıp da “Milyonlarca kişi sigara içiyor. O halde sigara iyidir, faydalıdır” der mi? Dizileri de aynı şekilde değerlendirmek gerekir. Çoğunluğun izlediği doğru, ama bu onların zararlı olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Dizilerle ilgili yeni bir haber şöyle: “Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları biriminden Rumeysa Hafızoğlu, ‘Dizi içeriklerine ya da aktörlerin diyaloglarına baktığımızda bekâr ve az çocuk sahibi olabilmek, daha çok övülen örnekler. Medya kanallarında aile denilince akla iyi bir şey gelmiyor. Baba deyince aldatan bir figür akla geliyor. Burada aile olumlu söylemlerle ilişkilendirilmiyor’ diye konuştu. (Bir başka uzman ise) “Türkiye’de aileye, ebeveynliğe ve çocuk yapmaya dair algı oldukça pozitif durumda. Fakat iş deneyim boyutuna geldiğinde yapısal zorluklar, ekonomik baskılar, çocuğun bakım sorumlulukları, kadın ve erkek arasındaki bazı kimlik tartışmaları gibi hususlarla beraber deneyimin zorlaştığını görüyoruz” demiş. (AA, 23 Ocak 2026)

Haberlere bakıldığında anlaşılıyor ki, ‘dizi yarası’ sadece bu günün meselesi değil. Tam 10 yıl önceki bir haberde de benzer meseleler tartışılmış. İşte, ‘eski’ bir haber: “Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği Genel Başkanı Aile ve Evlilik Terapisti Uz. Dr. Taner Canatar, içerikleri değişen dizi ve evlendirme programlarının aile yapısını ve toplumun aile kavramına ait değer yargılarını olumsuz yönde etkileyebileceğini söyledi. Canatar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ‘Günümüzde çok sayıda dizi var ve dizilerdeki ortak konular genellikle aşk, yasak aşk, karşılıksız aşk, aşk üçgeni, şiddet, ihanet, cinayet, sürekli mutsuzluk, huzursuzluk, gözyaşı. Aile içi ilişkiler, hiçbir zaman düzenli ve sorunsuz ilerlemiyor. Aksine, her zaman çatışmalar, karmaşa ve zor ilişkiler sergilenmekte. Olumlu ve umut verici bir konuya rastlamak gerçekten çok zor. Bu durum haliyle bu dizileri izleyenlerin psikolojilerini de olumsuz etkileyebiliyor’ dedi.” (yeniasya.com.tr, 31 Ocak 2016)

10 yıl önce ve belki çok daha önceleri bu meseleler tartışıldığı halde bugüne kadar çare bulunmamış olması büyük bir çelişki değil mi?

Bugünden tezi yok, başta TV’lerdeki yayınlar olmak üzere medyadaki bütün yayınların aileyi tahrip eden yönüne engel olmak şart. Bile bile zararlı TV dizilerini izlemek, onları alkışlamak, yayınlayanlara itiraz etmemek akıl alır iş midir?

Okunma Sayısı: 1244
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman Yıldırım

    27.01.2026 12:43:58

    Acaba bu dindar denilen iktidar olmasaydı, başka bir iktidar olsaydı toplumu bu derece yozlastırmayı becerebilirmiydi, ama ne yazıkki halen bu iktidarda direnen ve toplumun daha iyi olmasını bekleyen dindarlar ne zaman utanacaklar ve algılama aldanıp bu din simsarlarından ne zaman vaz geçecekler. Zira bunlar din,töre ve ahlak,edep,terbiye diye bir dertleri yoktur bunların tek derdi kutsallaştırdıkları bir şahsın saltanatının devam etmesidir.

  • S.topuz

    27.01.2026 12:15:39

    😢🇹🇷😢🕋😭🌍..." İşte ey hayat-ı dünyeviyenin zevkine mübtela ve endişe-i istikbal ile istikbalini ve hayatını temin için çabalayan bîçareler! Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz; meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. O, keyfinize kâfidir. Haricinde ve gayr-ı meşru dairedeki bir lezzetin içinde bin elem olduğunu sâbık beyanatta elbette anladınız. Eğer mazi, yani geçmiş zamanın hâdisatını, sinema ile halihazırda gösterdikleri gibi; istikbaldeki ahval dahi, meselâ elli sene sonraki halleri bir sinema ile gösterilse idi, ehl-i sefahet şimdiki güldüklerine yüzbinlerce nefrin ve nefret edip ağlayacaktılar. Dünya ve âhirette ebedî ve daimî süruru isteyen, iman dairesindeki terbiye-i Muhammediyeyi (A.S.M.) kendine rehber etmek gerektir." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler - 144 - 😢🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷🇩🇪🇮🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    27.01.2026 12:12:13

    ..."Öyle de mahlukatın en mükerremi, belki en a'lâsı olan insan, eğer bozulsa bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur. Müteaffin maddelerin kokusuyla telezzüz eden haşerat gibi ve ısırmakla zehirlendirmekten lezzet alan yılanlar gibi dalalet bataklığındaki şerler ve habîs ahlâklar ile telezzüz ve iftihar eder ve zulmün zulümatındaki zararlardan ve cinayetlerden lezzet alırlar, âdeta şeytanın mahiyetine girerler. Evet, cinnî şeytanın vücuduna kat'î bir delili, insî şeytanın vücududur." Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Siracünnur - 126 😭😤😡🙌🌹🤲🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    27.01.2026 12:11:27

    ..."İnsanlarda şeytan vazifesini gören cesetli ervah-ı habîse bilmüşahede bulunduğu gibi cinnîden cesetsiz ervah-ı habî se dahi bulunduğu, o kat'iyet-tedir. Eğer onlar maddî ceset giyseydiler, bu şerir insanların aynı olacaktılar. Hem eğer bu insan suretindeki insî şeytan-lar cesetlerini çıkarabilse idi-ler o cinnî iblisler olacaktılar. Hattâ bu şiddetli münasebete binaendir ki bir mezheb-i bâtıl hükmetmiş ki: "İnsan suretin-deki gayet şerir ervah-ı habî-se,öldüktensonra şeytan olur." Malûmdur ki a'lâ bir şey bozul sa,edna bir şeyin bozulmasın-dan daha ziyade bozuk olur. Mesela, nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazen zehir gibi olur."... Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Siracünnur - 126😭🇵🇸😭🇵🇸😭

  • Mehmet Türeli

    27.01.2026 04:40:44

    Toplumu dejenere eden dizilerin bir çoğu iktidarlara müraîlik, riyakârlık ve dalkavukluk eden TV'ler olup RTÜK bunlara gerekli cezayı verilmekte imtina ediyor. Gençlerimizi kumar, uyuşturucu ve cinayet işlemlerine sebep oluyorlar.

  • Necati

    27.01.2026 03:41:04

    Bu konu çok ciddi anlamda gazetemiz tarafında gündemde tutulmalı, o ahlaksız programlara son verilinceye kadar devam ettirilmelidir.

  • Necati

    27.01.2026 03:18:11

    Bu ahlaksız diziler, milletin psikolojisini altüst eden gündüz kuşağı programlarının çoğu AKP yandaşı, hükümetin reklamlar vs. İle desteklediği kanallarda yayınlanıyor Muhalif haber kanallarına onlarca kez cezalar yağdıran hatta kapatan Rütük milletin yıllardır şikayet ettiği bu kanallara hiç bir ikaz dahi göndermiyor. Bu programların geçen yılı aile yılı ilan eden Erdoğan'ın bir emri ile hemen kaldırılması mümkün iken hala ısrarla devam ediyor olması ne ile izah edilebilir. Gizli ifsat komitelerini durduracak bir irade yok demek ki

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı