"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gıda ve tarım krizi

Faruk ÇAKIR
03 Eylül 2026, Perşembe
Senelerden beri tekrarlanan haklı bir slogan var. İdarecilerimiz, "Türkiye tarım ürünleri noktasında kendine yeten az sayıda ülkelerden biridir" derler.

Böyle olmakla birlikte son yıllarda gıda ithal eden ülkeler arasında yer almaya başladık. Türkiye'nin ihtiyacını karşılayabilecek kadar üretim yapılabildiği halde fiyatların kontrol altına alınamaması da büyük bir tartışma konusu. Dünyanın başka ülkelerinde gıda fiyatları nisbeten kontrol altına alınırken ülkemizde fiyatlar sürekli olarak artmaya devam ediyor. Bu noktada asıl sorumluları ikaz etmek yerine de marketler ya da üreticiler suçlanıyor.

Sıkıntılardan biri de tarla ile market rafları arasındaki fiyat farklarıdır. Mesela, yapılan açıklamalara göre Ağustos ayında üretici ile market rafları arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 748 ile limonda görülmüş. Limondaki fiyat farkını yüzde 380 ile havuç, yüzde 377 ile elma, yüzde 240 ile kabak ve yüzde 239 ile yeşil soğan takip etmiş. Tarla ile market rafları arasındaki bu kadar fark "Türkiye gerçekleri"ne uygun mudur?

Tabiî ki işin kolayına kaçarak üreticiyi ya da marketleri suçlayarak işin içinde çıkılması mümkün değil. Kimilerince görülmek istenmese de gıda ve tarım krizinde de sorumluluk idarecilerdedir. Akaryakıt fiyatlarının bu kadar yüksek olduğu bir yerde tarım ürünlerinin fiyatlarının düşmesini beklemek pek de mümkün değil. 

Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Türkiye’nin gıda enflasyonunda Avrupa ülkeleri arasında açık ara ilk sırada yer aldığına dikkat çekerek, gıdanın ertelenebilecek bir harcama olmadığını, geliri aynı hızda artmayan bir aile için gıda fiyatlarındaki yüksek artışın doğrudan hayat standardının düşmesi anlamına geldiğini hatırlatmış. Sudan, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin düşürülmesini, tedarik zincirinde şeffaflık ve rekabetin güçlendirilmesini, tarımsal desteklerin öngörülebilir hale getirilmesini ve üretim planlamasının güçlendirilmesini istemiş. 

Üreticilerin en çok şikayet ettiği konu, gübre fiyatlarıdır. Fındık ve çay gibi tarım ürünlerinde de işçilik giderleri üreticilerin belini büküyor. Dolayısı ile tarımdaki sıkıntının aşılması devletin fiyat tespiti yaptığı kalemlerin uygun hale gelmesine bağlıdır. 

Elbette israf denizinde yüzen bir idarenin 'tekel' olarak fiyat belirlediği akaryakıt gibi ürünlerde ucuzluk beklemek kolay değil. İlk adım olarak devletin israftan vazgeçmesi icap eder. Türkiye'yi idare edenleri bu yönde ikaz edilmesi şarttır. Eğer Türkiye israfa son verebilirse hem faiz yükünden kurtulur hem de dolaylı olarak tarım "girdi"lerinde fiyatlar düşebilir.

Her çeşit ürünün yetiştiği bereketli topraklara sahip bir ülke olarak Türkiye'nin "pahalı gıda" tüketmek durumunda kalması çok yanlış, vesselam.

Okunma Sayısı: 169
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı