"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haydin namaza!

Faruk ÇAKIR
13 Kasım 2019, Çarşamba 00:02
Dinin direği olan namaza ne kadar ehemmiyet verilse, insanlar bu hususta ne kadar teşvik edilse yine de azdır.

Bununla birlikte insanları namaza çağıran, dâvet eden ve teşvik eden neredeyse kalmamış gibi.  “Şeriatı getirmek için canını vereceğini” ilân edenler dahil, namaz kılmayan çok sayıda “İslâmcı” vardır. Kendisi oruç tutmadığı halde, oruç tutmayan insanları kınayan ve hatta döven ‘kahraman’ların olduğu da yine herkesçe bilinir. Ayrıca iş bahanesiyle namazları ertelemek ya da kılmamak hususunda kolayca ‘fetva’ verenlere de rastlamak mümkündür.

Peki, ecdadımız bu hususta ne yapmış? Hat ve ebru sanatçısı, yazar Prof. Dr. Uğur Derman’ın bu hususta anlattıkları çok dikkat çekici. Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından (Beyazıt)  Çemberlitaş’taki Köprülü Medresesi’nde düzenlenen programda konuşan Prof. Dr. Derman, inceleme yaptığı konulardan birinin de ‘namazgâhlar’ olduğunu belirtip şöyle demiş: “Namazgâhlar, çoğunlukla şehirler arası menzil yollarında aşağı yukarı 500 metrede, 1 kilometrede bir sayeban (gölgelik) olacak ağacın dibine yerden su çıkartıp çeşmesi kıble taşı olmak üzere yapılırdı. Yolculuk eden insanlar namazlarını kılmak için buraya gelirler. Atını bağlar, namazını kılmak için abdestini alır, kıldıktan sonra şöyle bir ayaklarını uzatıp ağacın gölgesinde dinlenecek ise dinlenirdi. Bir kaç kişi oturuyorsa onlarla ahbaplık eder ve aynı yola gidiyorlarsa beraber yola çıkarlardı. (...) Namazgâhlardan İstanbul’da 100’ün üzerinde mevcut imiş, biz çok azına tesadüf ettik. Hatta bazen bir mescidin yahut caminin önüne bile ayrıca namazgâh yapıldığına rastlıyoruz. Çünkü camiye giren kişinin atını, eşyasını dışarıda bıraktığında belki aklı dışarıda kalacak diye öyle bir imkân sağlanmış.” (AA, 13 Ekim 2019)   

500 metre ya da 1 kilometre mesafelerle ‘namazgâh’ yapacak ölçüde namaza ehemmiyet veren bir ecdadın torunları acaba şimdi namaza ne kadar yakın? Allah’a şükürler olsun camilerimizden beş vakit namaza dâvet eden ezanlar okunuyor, ama bu dâvete icabet edenlerin sayısı ne kadar?

Çocuklarımızı ve gençlerimizi mutlak surette namaza dâvet ve teşvik etmek durumundayız. Elbette dâvetin karşılık bulması için önce dâvet sahiplerinin namaz dostu olması icap eder.

Esasında şehirlerin ve yolların da ‘namaz dostu’ olması beklenir. Ecdadımızın yol üzerlerinde, 1 kilometre aralarla namazgâh yapmış olması her halde boşuna değil. Günümüzde de yollarda çok sayıda namazgâhlara, mescitlere ihtiyaç vardır. Bilhassa şehir içleri bu noktada ihtiyaca cevap verecek durumda değil. İstanbul trafiğinde olanlar bu ihtiyacı daha fazla hisseder. Bilhassa kış aylarında ikindi ve akşam namazlarını vaktinde kılabilmek için yol üzerlerinde namazgâhlar, ‘cep mescit’ler ve camilere ihtiyaç var. Değişik vesilelerle gündeme getirilen bu ihtiyacı şimdiye kadar pek duyan olmadı. Prof. Dr. Uğur Derman’ın dikkat çekmesi ‘namazgâh’lar vesilesiyle mesele bir defa daha gündeme gelmiş oldu. Ecdadımız yolcuların ihtiyacını düşünerek 1 kilometre aralıklarla namazgâhlar yapmış, torunları da hiç değilse 5 kilometrede aralıklarla bir namazgâh ya da küçük mescit yapmalıdır.

“Dünya, Türkiye ne ile meşgul; siz ne ile meşgulsünüz?” diyenler olabilir. Onlara, kalıcı gündemin ve meselelerin namaz ve niyaz olduğunu bir defa daha hatırlatmak isteriz. Hepimiz yolcuyuz ve namaz bu yolculukta en büyük yol arkadaşıdır, unutmayalım.

Okunma Sayısı: 1811
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Coşkun

    13.11.2019 21:20:23

    Ey gâfil müslüman! Bil ki; Namazdan "kurtuluş" yoktur Namazla "kurtuluş" vardır Namazsız ise "kurtuluş" yok gibidir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı