"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuk da hukuk...

Faruk ÇAKIR
05 Ağustos 2026, Çarşamba
Adalet sistemindeki sıkıntıların Türkiye’nin önünü tıkadığını ve krizlere sebep olduğunu sadece yanlış mahkeme kararlarına muhatap olanlar değil, neredeyse herkes ifade ve ilan ediyor.

Esasında bu mesele Türkiye’yi idare edenlerin de bildiği konular, fakat onlar bunu duymamış ve görmemiş gibi davranıyorlar.

Eski Yargıtay Birinci Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, ülkemizin “hal ve gidiş”ini yorumlarken dikkat çekici değerlendirmelerde bulunmuş. Siyasî davalarda yüzlerce sayfalık iddianameler yazılması ile ilgili bir soru üzerine Selçuk şöyle demiş: “Böyle bir iddianameyi yazan savcı, duruşma kavramını da savcılık kavramını da bilmiyor demektir. 30 sayfada her şey özetlenebilir. Birkaç bin sayfayı bir yılda mı okuyacaksınız? Böyle bir iddianameyi kalem alan biri bu kavramı bilmiyor demektir.” (cumhuriyet.com.tr, 3 Ağustos 2026)

Prof. Dr. Sami Selçuk, Türkiye’de mevcut kanunlar doğru uygulansa mesele hallolur mu anlamındaki bir soru üzerine de şu cevabı vermiş: “Yasalar, hukuka göre uygulansa sorun kalmaz. Türkiye yasaları (Avrupa’dan) almış, ancak kavramları anlamamış, özümsememiş. AYM bile duruşmanın ne olduğunu bilmiyor. Bir kararında tek oturumda bitmesi gereken duruşmanın beş yıl sürmesinden “başarı” diye söz ediyor. Yani bilmediğini bilmiyor. Ancak bilmediği konuda hüküm kuruyor. Özetle Türkiye’de duruşma kavramı doğru anlaşılmamıştır. Duruşma tartışmadır. Türkiye bu tartışmayı beceremediği sürece adlî yanılgılar sürecek, mahkemelere de güven azalacaktır. Yıllardan bu yana bu konularda yayınlar yapıyorum. Ancak hukukçularımız, hiç okumuyorlar ki! Son sözüm şudur: Türk yargıçları, Avrupa, Amerika, Afrika yargıçları gibi duruşmaları (tartışma) kural olarak tek oturumda ve tek günde bitirmedikleri sürece asla doğru karar veremezler.”

Tabiî ki tek oturumda ve tek günde duruşmaların bitmesi Türkiye için çok uzak bir hayal olarak görülür. Haydi tek oturumda ve tek günde bitmesin, makul bir sürede bitmesi mümkün olamaz mı? Mahkemelerin kısa sürede tamamlanması için çok defa ‘hukuk reformları’ yapıldı. Ancak bu reformların hayata geçtiğini söylemek mümkün değil. 

Adalet Bakanlığı, yargıdaki gecikmeleri bitirmek için “Alo Adalet Hattı” kurulacağını ilan etmiş durumda. Açıklamalara göre 81 ildeki verimlilik büroları ile vatandaşın mağduriyetine sebep olan uzun dava süreçleri mercek altına alınacakmış. Kulağa hoş geliyor, ancak bu adımın adaletin hızlı tecelli etmesine vesile olması da pek mümkün görünmüyor. Velev ki adalet hızlı tecelli etsin, acaba gerçekten adil bir tecelli olabilecek mi?

Ah adalet, geldiysen yüksek sesle haber ver...

Okunma Sayısı: 1025
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Ceylan

    5.08.2026 17:16:20

    saygıdeğer Hocam "Muhali istemek, kendi aleyhine çalışmaktır. Zirveden uçmak hevesiyle kendini boşluğa bırakan, neticede paramparça olur. Çünkü arzulanan şey, ya tamamen kusursuz bir yönetimdir; hâlbuki günümüzde ferdin bile masumiyeti mümkün değilken, günahkâr zerrelerden oluşan bir hükûmetin bütünüyle günahsız olması aklen imkânsızdır. Demek ki mesele, idarenin iyiliklerinin fenalıklarına ağır basıp basmadığına bakmaktır; yoksa hatasız bir devlet düzeni kurma hayali, boş bir vehmin ötesine geçemez. Bu hayale kapılanları ise ancak anarşist gözüyle değerlendiririm; zira onlardan biri bin sene yaşasa, karşısına çıkan her idare şeklini beğenmez, kuruntusuyla yetinmeyerek o düzeni yıkma hevesine düşer." yazınız ve diğer görüşleriniz ile paralelmidir ?

  • Sevgi Cantürk

    5.08.2026 13:34:44

    Makalelerinizi severek okuyorum. Cumhuriyet gazetesinden yapmış olduğunuz alıntıyı görünce üzülüyorum. Fikir ve görüşünüzün daha derin olduğunu bildiğim düşüncelerinizi cumhuriyet gibi gazetelerden teyide ihtiyacı yoktur. Bile isteye bizleri sevmeyen gazetelerin yazdıklarını dikkate alamıyorum. İçime sinmiyor. Korkum yazarlarımıza ve gazetemize de bu endişemin ve ve görüşümün sirayet etmesidir.

  • Osman Yıldırım

    5.08.2026 09:58:23

    Hz. Ali efendimizin “ Devletin Dini Adalettir” sözüne kulak verilip devlet yönetimlerinde Adaletin esas olmsı sağlanmadıkça toplumların huzur bulması asla mümkün değildir. Ülkeyi yöneten kadroların yargıyı bir sıpa gibi kullanıp toplumu bu sopa ile terbiye etmeye çalışmaları her şeyi rayından çıkarıp büyük kargaşalara sebep olduğu gerçeğini herkes ibretle seyretmektedir. Dolayısıyle toplumum huzur ve sukunu için Adalet ve hukuk kavramının herkese eşit şekilde uygulanması kaçınılmazdır, aksı durumda dorumların çözümü asla mümkün olmaz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı