Türkiye’nin yapması gereken önemli işlerden biri de gelirlerden ziyade giderlerin kontrol altına alınması olmalı. Milletten toplanan vergilerin israf edilmesi sebebiyle bir türlü “düz”lüğe çıkabilmiş değiliz.
Son yıllarda ne hikmetse tasarruf yapılması yönündeki çağrılar karşılık bulmuyor. “Devlet tasarruf yapsın” diyenlere karşı bir anlamda “İtibardan tasarruf yapılmaz” denilerek israf düzenine fetva veriliyor.
Türkiye yapmıyor, ama Türkiye’ye nispetle çok daha zengin olan Almanya tasarruf adımı atıyor. Bu konudaki bir haberde şu bilgiler var: “Alman hükümeti yıllardır konuklarını ağırlayıp, kabine toplantılarını yaptığı Meseberg Sarayı’nı artık kullanmayacak. Sarayla kira sözleşmesi ‘yüksek maliyet’ nedeniyle uzatılmayacak. (...) Sarayın sahibi Messerschmitt Vakfı ile yapılan mevcut kullanım sözleşmesinin gelecek yıl Şubat ayında sona ereceği ve yenilenmeyeceği bildirildi. Sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin gerekçe ise maliyetler oldu. Yüksek düzeyli etkinliklerin artık tek bir misafirhane yerine etkinliklere uygun farklı mekânlarda düzenleneceğini kaydeden bir hükümet sözcüsü, Meseberg’in yıllık toplam giderlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Sözcü, ‘Dış etkinlik mekânlarının tek seferlik kiralama maliyetleri, Meseberg Sarayı için yıllardır ödenen toplam tutarın belirgin şekilde altında kalacak’ demiş. Sözcü ayrıca Başbakanlık binasının genişletme projesi kapsamında 2028’de tamamlanması beklenen yeni etkinlik alanının da bu amaçla kullanılacağını aktardı. Brandenburg’daki Oberhavel ilçesinde bulunan barok tarzındaki sarayda 2007’den bu yana devlet konukları için resmi kabuller ve kabine çalıştayları yapılıyordu.” (dw.com/tr, 30 Temmuz 2026)
Almanya’nın tasarruf için adım atması ne kadar doğru bir karar ise, Türkiye’nin israf uygulamalarında ısrar etmesi o kadar yanlıştır. Almanya, “pahalı” diye saray kiralamaktan vazgeçince, itibarı düşmüş mü oluyor? İsrafı bırakıp tasarrufa yönelmeyi “itibar kaybı” olarak görmek Türkiye ve dünya gerçeklerine ters düşmez mi? Nasıl olur da Türkiye’yi idare edenler israfı savunur hale geldi?
Bizim tasarruf yaparak Almanya’ya ve hatta bütün dünya ülkelerine örnek olmamız gerekirken; dünya tersine dönmüş ve bu noktada Almanya bize örnek olmuştur. Yanlıştaki ısrarı bir yana bırakarak bizim de acil tasarruf tedbirleri almak ve israftan uzaklaşmamış gerekir. “Büyük Türkiye” olmak istiyorsak “büyük saray”larla övünme anmayışını hemen terk etmemiz icap eder. Hakla, hukukla, adaletle, şeffaflıkla, hesap verebilir olmakla övünelim; ama büyük binalarla övünmeyi bırakalım vesselam.