Sulh ve barış asıl ve esas olması gerekirken ne hikmetse “büyük devletler” savaşı esas meslek olarak seçmiş gibi görünüyorlar. Bugün itibarıyla mesela “Amerika” denildiğinde akla ne gelir? Belki zenginlik ve ihtişamın yanında savaş, bomba ve “fakir ülkeler”e zulüm akla gelmez mi?
Herkesin bildiği üzere sulh yani barış hem İslâm hukukunda hem de modern hukuk sistemlerinde tercih edilen ve tavsiye edilen bir yoldur. Savaşların en başta çocukları ve kadınları etkilediği her geçen gün biraz daha net görülmüyor mu?
Önümüzde Gazze örneği var. Zulümde sınır tanımayan İsrail, Gazze’yi yerle bir etti ve bu savaşta en fazla çocuklar, kadınlar ve yaşlılar mağdur oldu. Benzer şekilde Amerika’nın İran’a saldırması da yine en başta çocukları etkilemedi mi? Yanlışlıkla vurduklarını iddia ettikleri okulda çocuklar ölmedi mi?
Savaşların ekonomik yıkımlara yol açtığı da tartışmasız bir gerçektir. Görünüşte kazanan da ekonomik yönden kaybetmiş sayılır. Mesela, Washington Post’un haberine göre, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları nedeniyle Pentagon bütçesi haftalar içinde tükenebilirmiş. (AA, 22 Temmuz 2026) Savunma Bakanı konuyu Senato Tahsisat Komitesinde gündeme getirip senatörlere ek bütçe için baskı yapıyormuş. Aynı kaynaklara göre İran’la süren savaşın maliyeti “37,5 milyar dolara” ulaşmış.
Benzer şekilde İsrail Merkez Bankası, Gazze savaşının toplam ekonomik maliyetini yaklaşık 112 milyar dolar olarak açıklamış. (www.aljazeera.com, 19 Şubat 2026)
Sadece iki savaşın maliyeti 150 milyar doları bulmuş gibi görünüyor. Peki, bu miktar para “insanlık için” harcanmış olsa acaba neler yapılabilirdi? Bu paraların insanları öldürmek, katletmek ve şehirleri tahrip için harcandığını düşünmek gerçekten dehşet verici. Hür dünya bu meseleyi gündeme taşısa ve karar vericilerin insafa gelmesi temin etse çok büyük bir iş yapılmış olmaz mı? 150 ya da 200 milyar dolar Amerika gibi zengin ülkeler için bile büyük bir para iken, Gazze ya da herhangi bir Afrika ülkesi için çok daha büyük bir para değil mi?
Mesela, sanal âlemdeki bilgilere göre Afrika’daki kronik açlık ve yetersiz beslenme krizini tamamen ortadan kaldırmak için, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre yıllık ekstra 40 ila 50 milyar dolar, tüm kıtayı dönüştürecek bir kalkınma için ise yıllık yaklaşık 200 milyar dolar arasında bir finansmana ihtiyaç duyuluyormuş. Demek ki zengin ülkeler paralarını savaşa değil de barışa harcayacak olsa bütün dünya krizlerden kurtulabilir.
Esasında krizlerden kurtulmuş bir dünya “zengin ülkeler”in de menfaatine değil mi? Yoksa onlar “başkaları”nı öldürerek ve silah satarak “ah” almayı mı tercih ediyorlar?