"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Krize karşı erken tedbir

Faruk ÇAKIR
05 Ekim 2019, Cumartesi
Bazı idareciler rakamlarla oynayıp ekonominin iyi yolda olduğunu ifade etmeye çalışsa da, kısa sürede hayatın gerçekleriyle yüzleşmekten başka çare yok.

‘Deve kuşu’ gibi gerçekleri görmemek için kuma saplanmak dahi neticeyi değiştirmez. Türkiye’nin sıkıntıları var, buna karşılık çare de var. Önemli olan derdi bilip ve çareler aramak. İdareciler bunu yapsa mesele kalmayacak.

Koç Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Taha Akyol’un soruları üzerine ekonomideki hal ve gidişi yorumlamış. “Krizin neresindeyiz?” sorusunun cevabı şöyle olmuş: “Kredi büyüme oranları ileriye dönük büyüme tahminlerine büyük ölçüde ışık tutuyor. Kredi büyümesini incelediğimizde ise en kötünün geride kaldığını söyleyebilmek için henüz erken olduğunu görüyoruz. Ağustos 2018’de yaşanan kur şoku sonrası şirket bilânçolarında ciddî bir bozulma yaşandı. Bunun sonucunda, bir taraftan artan riskler diğer taraftan yavaşlayan ekonomi kredi büyümesini hem arz hem talep tarafından önemli ölçüde yavaşlattı.” (Karar g., 30 Eylül 2019)

“Yani sistemde bir tıkanma söz konusu. Bu tıkanmanın çözülmesi için önce problemin boyutlarının net bir şekilde gözler önüne serilmesi ve sonrasında da hızla çözülmesi gerekiyor” diyen Prof. Dr. Demiralp, “Netice olarak halen yaşanan borç krizinin boyutlarını tam kestiremediğimizden neresindeyiz sorusunu cevaplamak bu aşamada oldukça zor. Ancak sonuna gelmediğimizi söyleyebiliriz” şeklinde konuşmuş.

“Niye böyle bir krize yuvarlandık?” sorusunun cevabı da şöyle: “Türkiye’de 2017 yılı başında ivmelenmeye başlayan enflasyon dinlenmeyip ‘enflasyon pahasına büyüme’ politikasının seçilmesi krize giden süreci başlattı. Özellikle de bizim gibi tasarrufları az ve büyümesinin finansmanını dış borçla sağlayan ülkelerde hızlı büyümeye odaklanmak ister istemez borç ve kırılganlıklarımızı arttırıyor. Ağustos 2018,  makroekonomik dengesizlikler ve ihmaller sonucu yavaşlamaya başlamış bir ekonomide  biriken gerginliklerin boşalma anı oldu. TL’deki ani değer kaybı kuru, kur da enflasyonu vurdu. Bu durum son iki çeyrekte şahit olduğumuz ekonomik daralmayı getirdi.” 

Prof. Demiralp, krizden çıkış şartını da ‘güven’e bağlayıp şöyle demiş: “Şu anda Türkiye ekonomisinde ciddî bir güven sorunu var. Geçmişte konulan hedeflerde görülen önemli sapmalar, uygulamada  gözlemlenen tutarsızlıklar ileriye yönelik planlara ve açıklanan rakamlara olan inancı azaltıyor. Güvensizlik ortamında ise tüketim ve yatırım harcamalarının artması ve dolayısı ile kalıcı bir büyüme polikasına  girmekten bahsedebilmek zor. (...) Güvenin tekrar temini için doğru politikaların büyük bir kararlılıkla uygulanması ve kendi içinde çelişen adımların atılmaması lâzım. Burada öncelikle kısa vadeli büyüme hedefinin bir kenara bırakılıp uzun vadeli sürdürülebilir büyümeye odaklanılması, serbest piyasa sistemine hiçbir şartta müdahale edilmemesi ve gerektiğinde acı reçeteyi içmekten korkulmaması gerekiyor.”

Dönüp dolaşıp geldiğimiz ve geleceğimiz yer bellidir: Önce güven. Devamında da ‘birbiriyle çelişmeyen’ adımların atılması ve doğru kararların alınması.

Bugün itibarıyla idarecilerin böyle yaptığını söyleyebilir miyiz? Bir gün alınan kararın ikinci gün iptal edildiğine çok defa şahit olunmuyor mu? Tutmayacağı belli olan hedefleri açıklamak güveni daha da sarsmaz mı? Daha önce açıklanan 2023 hedefleri ne ölçüde tutacak?

Okunma Sayısı: 1265
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı