"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sımsıkı sarıl... Bırakma!

Faruk RİFAİOĞLU
07 Şubat 2026, Cumartesi
Sımsıkı sarılmak lâzım, hayata, sevdiklerimize ve değerlerimize.

Safları daha da sıkılaştırmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. Sımsıkı sarılmadığımız her şey elimizden kayıp gidecek gibi. Değerlerimiz, yavrularımız, inancımız ve sevdiklerimiz…

Allah’a daha çok yönelmemiz gereken zamanlar; ibadetlerimize ihlâs ve samimiyet katma zamanıdır şimdi.

Nankörlük bizden ve sevdiklerimizden her daim uzak olsun. 

Bol bol balık yiyip, zihnimizi diri tutmalıyız, özellikle yapılan iyilikleri unutmamalı insan. Nankörlük demişken,

‘’Bize de mi lo lo’’ deyiminin, hikayesini duymuş olanlar vardır.

Mahkeme kapısında rastladığı vatandaşa, kaybetmesi kesin olan davadan, para mukabili, Hâkim ne sorarsa sadece “Lo, lo... dersin” şeklindeki kurtulma fikrini veren şahsa, Hâkimin “Atın bu deliyi dışarı, dava kapanmıştır!” kararıyla, davayı kazandırıp, sonrasında hakkını istediğinde “lo, lo...” cevabını aldığında, kazdığı kuyuya düştüğünü hisseden adama: ‘’Bize de mi lo lo’’ diye cevap veren adamın hikâyesini...

Çeşitli sıkıntılardan kurtarılmasına vesile olduklarımız veya bizi sıkıntılardan kurtaranlara karşı vakti geldi de bizler de böyle nankörlükler yaptık mı acaba? Kimlere “Lo, lo” dedik? 

 Kendimi açığa mı vereyim şimdi?

Yaptığımız nankörlük karşısında başkalarına lo lo dediğimizi fark ettiğimizde özür dileyenimiz oldu mu? 

Yaptıklarımı, olgunlukla karşılayan ‘’Hayatta olur böyle şeyler, üzülme!’’ kıvamında karşılayanlara da rastladım ne mutlu bana.

Yaşadığımız bu güzelim dünyada başkalarına yaptıklarımızı hazmettirmeye çalıştığımız, kendimizi sütten çıkmış ak kaşık, başkalarını da bulaşık gördük mü yoksa.

 Sevdiklerimizi mağdur ettiğimizi hissettiğimiz anlar çok olmuş mudur?

 Böyle anlarda yüzümüze söylenen doğrulara, ilk anda cevabımız sert olsa da bir süre sonra ‘’Hayatta olur böyle şeyler’’ diyerek, sıkıntıları olduğu yerde bırakıp şapkamızı önümüze bıraktık mı?

Ben beni sevenlere yeniden kredi açmaya çalışıyorum, bana açılan iyilik kredisini de en iyi şekilde kullanmaya karar verdim. Başarırsam biraz rahatlarım belki, kim bilir?

Depremden sonra yıkılan dar sokakların yerine geniş caddeler açılması gibi bir durumla karşı karşıyayım galiba veya genişleyen damarların kanın daha rahat akmasına sebep olması gibi  bir durum yaşıyorum. 

Büyüklerin kitaplarını okuyunca üzülüyorum. İnsan belirli bir olgunluğa varınca, haksızlık ona uğrasa da eyvallah diyebilme gücünü kendinde hissedebiliyor mudur? Nedense bu olgunluğa ulaşamadığımı hissediyorum. 

Yolumun ve yolculuğumun ne kadar süreceğini bilmediğim için hızlanmalıyım. Üzüntülere kırgınlığa sebep olan şeyleri unutmalıyım. Gücüm yeterse sevdiklerime de unutturmak için çabalamalıyım belki de.

Dünya sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bir şeylerin değişim sancısı yaşadığını hissediyorum. Sizler de benim gibi hissediyorsunuzdur, muhtemelen.

Yaşananlar inancımıza daha da sıkı tutunmayı, imanımıza daha büyük bir güçle sarılmayı, sevdiklerimizin kusuruna bakmadan, onların bize armağan edilmiş bir emanet olduğunun şuurunda olarak sımsıkı sarılmalıyız bence, bu yolu da deneyelim mi ne dersiniz?

Okunma Sayısı: 166
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı