"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir zihniyetin anatomisi

Faruk RİFAİOĞLU
07 Aralık 2025, Pazar
Farklı düşüncelere saygım olmakla birlikte, toptancı yaklaşımlara karşı da her zaman mesafeli ve karşıyım.

Uzun zaman önce iş sebebiyle tanıştığımız bir firmanın müdürüyle, Adana Organize Sanayiine indiğimiz bir gün başka bir firmada tevafuk eden bir karşılaşmamız oldu, oturup sohbet ettik.

Sohbet ilerledikçe konular derinleşmeye başladı. Söz 15 Temmuz’da yaşanan malum kalkışmayla birlikte cemaatlere geldi. Yumuşak huylu görünen beyefendi heyecanlandı ve üslubunu beklenmedik şekilde sertleştirerek, Türkiye’deki cemaat yapılanmalarının tamamının bir an önce yok edilmesi gerektiğini söyledi.

Sebebini sorduğumda, yerinden heyecanla kalkıp şifonyerin üstünde duran 3 bibloyu eline alarak, ‘’Bunların birer yastık olduğunu düşünün ve bir tanesinin içinde de bomba olduğunu bilseniz ne yaparsınız, rahat edeyim diye başınızın altına koyup yatar mısınız, yoksa o yastıkları atar mısınız? Maalesef cemaatler her an bu tip bombalara dönüşme potansiyelindedir, bu sebeple de hiçbir faaliyetlerine izin verilmemesi gerekir" dedi.

Sözlerinin nereye ulaşacağını, anlamıştım. Ona, örneğinin yersiz olduğunu, anlattıklarının gerçeklere de bibloların bombaya dönüşmesi kadar uzak olduğunu, söyledim.

Kendisine dinî cemaatlerin hangi faaliyetlerine katıldınız? Çocuklarımıza, gençlere ne gibi hizmetler yapıldığını gözlemleyebildiniz mi? Toplumumuzda bulunan hassasiyet ve şuur cemaatler olmasaydı, hangi aşamada olurdu sorularıyla konu uzayıp gitti.

Beyefendi, bu işler için cemaatlere gerek olmadığını, okulların fazlasıyla yeterli olacağını söyledi.

‘’Söylediklerinizi tam olarak kavrayabildiğinizi düşünmüyorum. Şu an toplum ve eğitim çocuklarımıza gerekli eğitim veremiyor tam aksine yavrularımızı toplumun kötülüklerinden korumaya çalışıyoruz, dinî gevşekliklerin nelere sebep olduğunu, görmüyor musunuz?’’ dedim.

‘’Peki benim hangi söylediğime katılıyorsunuz?’’ diye sordu.

‘’Söylediklerinize katılmıyorum ve açıkçası sizi haklı da bulmuyorum. Kaza olma ihtimaline karşı arabaya binmeyelim, düşme ihtimali var asansörle çıkmayalım, yangın çıkma ihtimaline karşı ocağı yakmayalım diyorsunuz. Size nasıl katılayım?" diye sordum.

Cemaat kelimesinin kitle, topluluk, grup, toplum gibi anlamları ifade ettiğini, bir imama uyup namaz kılan kişilerin de bir cemaat oluşturduğunu, dinî anlamından sıyrıldığı zaman bir partilerin de bir cemaat gibi düşünülebileceğini, meselâ Tabipler Birliği'nin de bir cemaat bir topluluk olduğunu, derneklerin de belirli bir gaye etrafında toplanmış cemaatler olarak düşünebileceğini, onların da kendisinin düşüncesine göre her an birer bombaya dönüşme ihtimali olduğunu, kendisi gibi düşündüğümüzde hiçbir topluluğa yer verilmemesi gerektiğini ifade ettiğimde ‘’Onlar başka, bunlar başka’’ demekle yetindi.

'Neresi başka ve neden başka?' diye sordum.

‘’Kusura bakmayın, vaktim doldu acilen çıkmam gerek!’’ dedi. 

Tartışmaya dönüşen sohbetin, sakinleşmeden ikimize de faydası olmayacağını, bu yaşıma kadar özellikle dinî yapılanmalara karşı olanların, pire için yorgan yakacakların, düşünce tarzlarını üzülerek müşahede ettim.

Bir zihniyetin anatomisini idrak etme imkânını veren üzücü bir sohbetti. Rabbim hepimize doğru ve güzel görmeyi, düşünmeyi ve hayattan lezzet almayı nasip eylesin.

Allah’tan biblolar yastığa; yastıklar bombaya dönüşmedi.

Okunma Sayısı: 1402
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    8.12.2025 05:42:30

    Bir kere Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koyduysa, siz bir kuzu olarak akan DERE'nin neresinden Su içersen iç, SUÇ'lusundur, o DERE bulanmasa da , bulanmış sayılır ve âfiyetle Kurtlara YEM olacaksındır, Vesselâm. 😢🇹🇷😪🇹🇷😭 🙌🌹🤲🌹🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Avni Aladağ

    7.12.2025 21:47:15

    Bence araba hurdaysa fren balata tehlike saçıyorsa binilmesin,asansörün kayışları kopma riski yüksekse asansöre binilmesin,Ocak gaz kaçırıyorsa Ocak kullanılmasın.tarikatlar,cemaatlar böyleyse..ki büyük ölçüde öyle olduğu aşikar.dolayısıyla tarikat ve cemaatların bir vücudu hikmeti kalmadı...

  • Musa

    7.12.2025 20:17:03

    Allah razı olsun hocam çok güzel anlatmışsınız

  • Mehmet Türeli

    7.12.2025 14:45:40

    15 temmuzun meydana gelmesine sebep olan iktidar ve ne istedilerse verip sonradan menfaat çatışması sonucu ayrılan cemaat veya cemaatler bir çok insanları bütün cemaatlere karşı kin ve nefret eder hale getirdikleri için iki taraf da mesuller. Cemaatlerin hiçbiri iktidarlardan hizmet için de olsa menfaat talep etmemeli ve iktidarlar da onlara menfaat sağlayıp oy talebinde bulunmamalıdır. Aksi halde yakın tarih tekerrür eder. Üstad zamanın sadrazamı Said Halim paşanın halis niyetle İstanbulun en güzel ve paha biçilmez sarayını iyi bir hizmet mahalli olarak düşünürsek bile neden kabul etmedi ise bugün de onu rehber eden bütün cemaatler de aynı düşüncede olmaları lazım.

  • Mehmet Tayyip

    7.12.2025 13:12:53

    Malesef dini olan herşeyden kırmızı görmüş boğa gibi korkan/öfklenen insanlar var Manıki bir altyapıları yok Sadece 'okullarda' ve medyada gördükleri dezenformasyon onların dünya görüşünü şekillendiriyor Allah ıslah etsin

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı